Jannah Theme License is not validated, Go to the theme options page to validate the license, You need a single license for each domain name.
Bilim Tarihi Köşesi

Abdüllatif el-Bağdadi

Bu yazımızda çağının en önemli filozofu ve aynı zamanda tabip olan Abdüllatif el-Bağdadi’yi birçok yönüyle ele alacağız. Keyifli okumalar.

1162 yılında Bağdat’ta Musullu kültürlü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Otobiyografisini yazmış olduğundan dolayı hayatı hakkındaki birçok bilgiye detaylı şekilde ulaşabilmek mümkün. Ailece ünlü tıp alimi İbn Usaybia ile yakın dostlukları vardı. Çok küçük yaşlardan itibaren eğitim almaya başladı. Abdüllatif el-Bağdadi; öncelikle Kur’an’ı ezberledi sonrasında dil, edebiyat, felsefe, fıkıh ve hadis dersleri aldı. Bu alanlarda icazetini aldıktan sonra ise dönemin ilim merkezlerini ziyaret etmeye başladı. 

Hayatının büyük kısmını ilim yolunda seyahatlerle geçiren Abdüllatif el-Bağdadi yaptığı seyahatlerle birlikte felsefe, tıp, mantık gibi alanlarda eğitimler alarak kendini geliştirdi. Bağdat’tan başlayan ilim yolculuğunun ilk durağı Musul oldu. Orada kıymetli hocalardan dersler aldıktan sonra bir süre müderrislik de yaptı. Sırasıyla Şam, Kudüs ve Mısır’ı ziyaret etti ve devrin ünlü alimleriyle tanışma fırsatı buldu. Daha çok akli ilimler alanında çalışma yapan Abdüllatif el-Bağdadi, tıp ilmini ilerleyen yaşlarında öğrenmişti.

Tıp

Kudüs’te Mescidi Aksa’da ve Şam Aziziye Medresesi’nde müderrislik yaptı. Kudüs’e gittiği zaman Selahaddin Eyyübi ile tanışma fırsatı buldu ve kendisinden iltifat gördü. Kudüs’te de tıp başta olmak üzere çeşitli dersler verdi. Bağdadi’nin Şam’da verdiği dersler genellikle tıp alanındaydı ve tıp alanındaki çoğu eserini de Aziziye Medresesi’nde müderrislik yaptığı dönemde kaleme almıştı. 

Abdüllatif el-Bağdadi, ilmi seyahatleri sonucu Anadolu topraklarını da ziyaret etti. Erzincan, Erzurum, Kemah ve Divriği gibi dönemin önemli ilim merkezlerine gitti. Bağdadi uzun yıllar süren ilim yolculuğunu tamamlayıp Bağdat’a geri döndü ve kısa bir süre sonra 1231 yılında burada vefat etti.

Abdüllatif el-Bağdadi’nin şeker hastalığının karaciğerle alakalı bir hastalık olduğunu tespit eden ilk kişi olduğu söylenir. Bu konuda yazdığı Risale fil Marazil Müsemma Diyabitis onun şeker hastalığı hakkında bilgiler verdiği eseridir. Tıp alanında verdiği diğer eser ise Makaleten fil Havas adlı kitaptı. Bağdadi bu eserde beş duyuyu tıp açısından ele aldı. Bağdadi’nin en meşhur eseri ise el-İfade ve’l İtibar’dı. Eser Mısır’ın coğrafi, iktisadi ve sosyal durumu hakkında bilgiler verir. Mısır’da kaldığı dönemde kaleme aldığı bu eser 18. yüzyılda Batı’da tanınmaya başladı ve Latince, Almanca, Fransızca gibi dillere tercüme edildi.

Diyabet- karaciğer

İslam felsefesinde önemli bir yere sahip olan Abdüllatif el-Bağdadi, bu alanda kıymetli çalışmalarda bulundu. Orta Çağ’ın en büyük filozoflarından biri olarak anılır. Felsefe alanındaki düşünceleriyle birçok yeniliğe imza atmıştır. Felsefe ve tıp başta olmak üzere 160 civarı eser yazdığı biliniyor. Bu alanların dışında botanik, zooloji, coğrafya, hadis, nahiv ve matematik gibi alanlarda da eserler kaleme aldı. Yazdığı eserlerin günümüze ulaşan kısmı yok denecek kadar azdır. Bunun sebebi ise vefatından sonra meydana gelen Moğol istilasıydı.

Bağdadi ilim talebelerine bazı tavsiyelerde de bulunmuştu:

Her gece yatağına yattığın zaman kendini hesaba çekmeli, gün boyunca yaptığın iyilikler için Allah’a şükretmeli, yaptığın kötülükler için O’ndan af dilemeli ve onları bir daha yapmamaya karar vermelisin. Sonra da ertesi gün yapabileceğin iyilikleri düşünmeli ve bu konuda sana yardım etmesi için dua etmelisin.

Kaynak
Türkiye Diyanet Vakfı İslam AnsiklopedisiDergiParkİsam Veri

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu