Afrika’ya Gitmek Artık Çok Kolay

Birçoğumuzun kalbinde yatan bir sevdadır Afrika. Oradaki kardeşlerimizle kucaklaşma isteği onlara destek olma gayreti , Afrika ile ilgili güzel hayaller kurmak da yine okuyanların aşina olacağı türden şeyler. Ama bunların ne kadarını gerçekleştirme imkanı elde edebiliyoruz diye sorduğumuzda ise genelde yüzümüz yere düşer. Bugün size bahsedeceğimiz güzel insan size bu konuda yardımcı olmaya adamış kendini. O sebeple yüzleriniz Afrika konusunda tekrar mütebessim hale gelebilir. Oraya gidemeseniz bile gitmiş gibi olacağınız yani sizin mesajınızı oralara götürecek birisi var. Kimden mi bahsediyoruz ? Yavuz Atalay’dan tabi ki.

1Yavuz Atalay Kimdir?

“Büyüyünce Afrika’da kabile reisi olmak istiyor” cümlesiyle biliniyor ve kendisini “gönüllü Afrika fotoğrafçısı” olarak tanımlıyor. Uzun yıllardır fotoğrafçılıkla ilgilenen Atalay, bir süredir de Afrika’da fotoğraflar çekiyor. Atalay, fotoğrafları Türkiye’de sergileyerek elde ettiği gelirle Afrika’da su kuyuları açtırdı. Birçok projeye imza atan Atalay şimdi de “Askıda Mektup Var” projesiyle karşımızda.

2“Askıda mektup var” projesi

En kısa haliyle projeyi şöyle özetleyebiliriz : Yavuz Atalay Türkiye’deki minik ellerin kaleme aldığı mektupları Afrika’daki yaşıtlarına ulaştırarak aralarında kardeşlik köprüsü kuruyor. Çocukların gönüllerine dokunmak ve yüzlerini güldürmek amaç olarak belirlenmiş ve bu yola çıkılmış.

3Hikaye nasıl başladı ?

“O dönem gördüklerimi sosyal medya hesabımda paylaşıyordum. Sosyal medyada bir kitleye ulaşabiliyordum. Başlangıç için giyim, kırtasiye, oyuncak gibi ufak projeler yapıyorduk” diyen Atalay için bu kadarı yeterli olmadı. Çünkü o biliyordu ki :

“Şeker yiyemeden ölen çocukların olduğu bir dünyada hiçbirimiz masum değiliz”

Çocukların gönüllerine dokunmak istiyordu. Bu düşünceden hareketle proje hayata geçirildi.

4Bir taşla iki kuş

Aslına bakarsanız bu güzel proje iki güzel hizmeti aynı anda gerçekleştiriyor. Türkiye’deki çocukların mektubu yazmadan önce Afrika hakkında bilgi edinmesi yanında Afrikalı çocuklar da Türkiye’den haberdar oluyorlar. Mektupları okuyan Afrika’daki çocuklar, Türkleri samimiyetleri ve yardımseverlikleriyle tanıyorlar. Bu tanıyış onlara farklı kapılar açıyor, dünyanın yalnızca yaşadığı köyden ibaret olmadığını ve dünyada güzel insanların olduğunu farketmelerini sağlıyor. Böylece bir taşla iki kuş vurulmuş oluyor denebilir.

5Samimiyetle kurulan kardeşlik köprüsü


Bu projeyle yalnız Afrikalı değil Türkiye’deki çocukların da gönüllerine dokunuluyor. Çocuklar ay yıldızlı bayrağımızı mektup köşelerine çiziyorlar, ülkelerini tanıtıyorlar, mektupları zarflayıp kardeşlerine gönderiyorlar. Bu samimiyet gönüllere şenlik oluyor.

Mektubu okuyan Afrikalı çocuk hiç gitmediği görmediği bir yerden haberdar oluyor, belki de hiç edinmediği dostlukları ediniyor. Böylece hem bu mektubu okuyan çocuğun hem de mektubu yazan çocuğun gönlüne dokunulmuş oluyor. 8 yaşında bir çocuk mektup yazıp Afrika’ya gönderdiğinde artık onun için Afrika çok farklı bir yer oluyor.

6Proje’nin çarpıcı yanları

Kardeşlik köprüsü kurulurken çocuklar içlerinden gelerek hazırlıyorlar mektupları. Bazıları harçlıklarından bir kısmını kardeşlerine hediye alınması için zarfın içine bırakıveriyor, bazıları en sevdiği oyuncağını gönderiyor onlara, yaşadığı şehrin fotoğraflarını göndererek şehri tanıtıyor kimisi de. En sonunda zarfı sevgiyle süsleyip, kardeşlerine göndermek için hazır hale getiriyorlar. Minik ellerden kocaman güzellikler çıkıyor ortaya. Ve tüm bunları görünce “İşte bu güzellik dünyayı kurtarır !”  demekten alamıyorsunuz kendinizi.

Hazırlanan bu güzel mektuplar binin üzerindeydi. Gönderilecek çocuklar eğitim görürken bile kağıt kaleme sahip değildi. Bir ağaç parçası üzerine kömür suyuyla yazı yazıyorlardı. Mektupları okudukları zaman nasıl mutlu olacaklarını varın siz düşünün.

7Nasıl karşılık buluyor ?

Bu mektupların nasıl makes bulduğuna dair Atalay’ın şu ifadelerini de es geçmeyelim :

“İlk organize ettiğimiz projede bir çocuğa, içinde Kız Kulesi’nin fotoğrafı olan bir mektubu verdim. Köylerinde su olmayan bu çocuklar için Kız Kulesi ütopya. Mektuplar ile biz bu ütopyanın kapısını aralıyoruz.”

Projeyi büyüterek Afrika’da ve Türkiye’de daha fazla çocuğa ulaşmak istediklerini belirten Atalay, bu konuda sponsorluk desteğiyle daha güzel sonuçların olacağına inandığını söylüyor.

Mektuplar Afrikalı çocukların hayallerine sebep, gönüllerine sevgi, gözlerine umut, ufuklarına ışık oluyordur belki. Kim bilir belki de daha fazlası… Bize gelirsek de Afrika’ya gitmek zor olabilir ama oraya samimiyetimizi göndermek ve onlara varlığımızı bildirmek artık çok kolay.

Diğer güzel haberler

Kamerun’un Maroua şehrinde göbek bağı bile düşmeden çöpe atılan bir bebek. Henüz bir adı bile olmayan bir yetim.Yaşadığı onca olaydan sonra bir Türk çift tarafından sahiplenilir ve sonrasında nice duygusal anlar yaşanır. Kamerunlu Yetim Beşir’in Hikayesi

Üstadının “Afrika’nın altınını , madenini aldılar elimizden bir şeyler gelmedi.Şimdi ellerindeki Kur’an-ı Kerim’i almaya çalışıyorlar. Dinlerini almaya çalışıyorlar. Bari ona yetişin. “ sözünden sonra gönlüne Afrika sevdası düşen ve yıllarca oralarda hizmet eden güzel bir insan. Kendisiyle yapılan röportajı okumak için tıklayın. Yıllarca Bize Yalan Söylediler

“Bu çocukları kazanarak,onları yetiştirerek ,donanımlı olmalarını sağlayrak  geçmiş nesillerde kaybettiklerimizi telafi etmeye çalışıyoruz böylece yeteneklerine güvenen ,kendi düşünce ve değerline sahip çıkan,üreten ,sağlam bir nesil yetiştirmeyi hedefliyoruz.” diyen Mus’ab ve Sudanlı çocukların film ekibine göz atmaya ne dersiniz? Sudanlı Minikler Hummalı Bir Çalışma İçinde

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz