Allah’a Söz Verdim, Asla Satmayacağım: İmad Ebu Hatice

188

“Ayarlanmadan Kudüs’e, 

Boşuna vakit geçirirsin.” 

diyordu Nuri Pakdil. Son günlerde gündemimizi tek bir mesele hakkında epeyce meşgul edip ümmetin ahvalinden epey uzaklaştık. Bir Müslüman edasıyla toparlanmaya, kalan ömrümüzü geçen ömrümüzden daha berrak, verimli, gayretli kılmaya niyet edelim. Ve bakışlarımızı ilk kıblemiz olan bereketin merkezine, bütün insanlığın şehrine çevirelim.

Kudüs‘te işgal politikası yıllardır devam ediyor. Kutsalımızı korumayı kendine en önemli vazife bilmiş Müslümanlar, canıyla, kanıyla, malıyla intifadaya devam ediyorlar. Bu haberimizde sizlere Filistinli esnaf İmad Ebu Hadice‘nın ribatından bahsedeceğiz. Gelin hikayesini kendi ağzından dinleyelim:

“Es-Silsile Kapısı mahallesinde doğdum, burada büyüdüm ve burada oynadım. Beni buraya bağlayan güçlü bağlar var. Dedemden babama miras kalan ve babamın 1940’tan beri işlettiği küçük bir dükkanı işletiyorum. Babam yaşlandı, saçları ağardı, zayıfladı, gücü tükendi. Yıllardır artan borçlara rağmen dükkanın kapalı kalmasına izin vermedi.

Ben Ramallah şehrinde kıyafet dükkanı işletiyordum. Babamın önerisi üzerine oradaki işi bırakıp buraya geldim ve burada nöbet tutmaya karar verdim. Onun için önce Mescid-i Aksa’ya yakın bir yerde küçük bir ev kiraladım. Burada ikamet edenlerin çoğu Siyonist olduğundan bizden alışveriş yapmıyorlar. O nedenle yılların biriken borcu var. Burası tüm zorluklara rağmen ayakta kalmaya çalışan yerlerden biri. Burası sürekli Siyonistlerin baskısı altında. Çünkü Filistinlilerin burada kalmasını istemiyorlar.” [1]

Taşların Dili

Selahaddin Eyyubi’nin hikayesinden, Osmanlı’nın dimdik ayakta duruşunu anlatan buram buram tarih kokan bir yer burası. Taşların dile geldiği yer. İçeri girdiğinizde ortamın sıcaklığı güzel hislere kapı aralarken, mütebessim çehreler ziyaretinize eşlik ediyor.

24 Milyon Dolarlık Teklif

İmad Ebu Hadice’nin dükkanı, Burak Duvarı’na sadece iki buçuk metre mesafede ve Es-Silsile Kapısı mahallesinde bulunmakta. Stratejik konumu dolayısıyla işgalcilerin ele geçirmek istediği yerlerden. Ayrıca dükkanın altında Mescid-i Aksa’ya uzanan tüneller var. Tünellerden bazıları Şam Kapısı’na, bazıları ise Kutsal Kabir Kilisesi’ne çıkıyor. Borçlarına rağmen, İsrail’in milyon dolarlık teklifini geri çeviren İmad Ebu Hadice duygularını şöyle ifade ediyor:

“Asla satmayacağım. Yüz milyar dolarlık teklifle gelseler bile. Allah’a söz verdim. Ben bu dükkanı Müslümanlara vakfettim. Burası artık tüm Müslümanların yeridir. Sokakta işportacılık yapsam bile burayı onlara bırakmayacağım.” 

İçeride bulunan resimlerden ötürü işgalciler rahatsız oluyor ve para cezası kesiyorlar. Yaşadığı tüm zorluklara, baskılara ve tehditlere rağmen İslam kültürüne ait bu mirası ayakta tutmaya çalışıyor İmad Ebu Hadice. Onun mücadelesinde Filistinlilerin topraklarını satmadıklarının en canlı örneğine şahit oluyoruz.

Birlik Çağrısı

“Kudüs’teki varlığımız tehdit altında. Ne kadar çok Müslüman gelirse, o kadar güçlü olduğumuzu görecekler. Kudüs’e gelin ki ne kadar güçlü olduğumuzu görsünler.” diyerek ümmete, İslam mukaddesatını korumayı kendine şiar edinmişlere, bilhassa Mescid-i Aksa‘yı korumak isteyenlere bu kutlu direnişte yardım etmelerinin gereğini ifade ediyor.

 “Beton duvarlar arasında bir çiçek açtı
Siz kahramanısınız çelik dişliler arasında direnen insanlığın.”

-Erdem Bayazıt-

Onlar mukaddesatımızı koruyan kahramanlar. Daha nice koca yürekli kahramanlar var. Rabbim bizleri de çevresini bereketlendirdiği beldeyi korumakla şerefli muhafızlarının yoldaşı eylesin.

Diğer Güzel Haberler 

Endonezyalı Maria Marghani Mohammed, 2017 yılının en yaşlı hacıları arasında! Kendisi 104 yaşında olan teyzemiz, Kral Abdulaziz Uluslararası Havaalanı’nda özellikle Kültür Bakanı Abdulhaliq al-Zahrani tarafından memnuniyetle karşılandı. Okumak İçin Tıklayın

İHH İnsani Yardım Vakfı, Human Movie Team ve For Children işbirliği ile 27-31 Ağustos tarihlerinde “Hem Saçlara Hem Kalplere Örgü” projesini gerçekleştirdi. Proje kapsamında 500’den fazla kız kız çocuğunun saç kesimi ve bakımını yaptı. Mülteci kamplarının zorlu şartlarında yaşayan kız çocuklarına tokalar da hediye edildi. Okumak İçin Tıklayın

“Yalnız seyyah” diye kendisini tanımlayan Kanadalı Rosie Gabriella, 2018 yılında Umman boyunca yapacağı yolculuğuna başladı. Dünya’nın çevresini motosikletle gezen Rosie, son zamanlarda nüfusun çoğunu müslümanların oluşturduğu ülkeleri ziyaret ediyor ve zamanının çoğunu burada geçiriyor. Peki müslüman ülkelerine bakış açısı nasıl oldu? Kendi yaşantımıza bir de, bir Kanadalı’nın gözünden bakalım. Okumak İçin Tıklayın

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz