Alman, Katolik Bir Diplomatın İslam’a Yolculuğu: Murad Wilfried Hofmann

Murad Wilfried Hofmann, yazar ve eski Alman diplomat, 13 Ocak Pazartesi günü, hastalıklarla uzun bir mücadele sonucu, 88 yaşında vefat etti. Geride örnek bir yaşam ve hidayet öyküsü bırakan Hofmann’ın hayat yolculuğuna gelin yakından bakalım.

Murad Hofmann’ın İslam Yolculuğu

Hofmann, 1931’de Katolik bir ailede, Almanya’da dünyaya geldi. Eğitim hayatı oldukça başarılı olan Hofmann’ın, manen yüreği hep bir arayıştaydı. 1960’ta Harvard Üniversitesi’nde hukuk yüksek lisansını tamamlayıp Alman Dışişleri Bakanlığı’nda göreve başlaması, hayatının ilk dönüm noktası oldu.

Hofmann, sekiz yıldır bağımsızlık savaşı sürdüren Cezayir’e, 1962’de diplomat olarak atandı. Cezayir’deki Fransız yerleşimciler yerli halka, altı ay boyunca ateşkes yaparlarsa egemenlik kazanacaklarına dair bir anlaşma yapmıştı fakat bu süreç içinde ateşkesi bozdurmak, Cezayir halkını sözlerinden döndürmek için türlü işkenceler ve katliamlara başvurdular. Cezayir halkı ise büyük bir sabırla anlaşmalarına sadık kalınca onlardaki bu akıl almaz disiplin, Hofmann’ı derin düşüncelere sürükledi ve halktaki bu kuvvetin, onların inançlarından kaynaklandığını fark etti. Hofmann’ın bu tespiti onda büyük bir merak uyandırınca, merakını giderebilmek için Kuran’ı Kerim ile tanıştı.

   “Bu insanların gösterdiği disiplin düzeyine o kadar ilgi duydum ki, onlara böyle bir güç veren şeyi görmek için Kur’an’ı okumaya yöneldim.”

Hofmann, bu olayın ardından Müslüman olmamıştı ama Hristiyanlık ideolojisini bırakmıştı ve Müslüman kültürüne yönelmişti.

İslam Sanatından Esinlenmesi

Hofmann’ın kalbini İslam’a ısındıran ikinci bir faktör ise ilgi duyduğu İslam sanatıydı. Daha önceleri baleyle ilgilenen hatta bale performanslarını yakından izleyip eleştirmek için yılda yaklaşık 50 kez seyahat eden Hofmann, Güney İspanya ve Endülüs’teki Granada, Cordoba, Sevilla şehirlerinde yer alan İslam sanatını görünce o kadar etkilenmişti ki baleden soğumuştu.

 “İslam sanatı beni başka hiçbir sanatın etkilemediği bir şekilde etkiledi.”

Hofmann’ın Felsefeye Olan İlgisi

Hofmann, felsefeye karşı çok ilgiliydi ama İslam düşünürleriyle uzun bir süre tanışmamıştı. Oysaki tüm zamanların en büyük filozofları arasında İbni Sina, İbn Haldun, İmam Gazali ve İbni Rüşd gibi Müslüman alimler vardı.

“Onları daha önce tanımadığım için şaşkına dönmüştüm.”

1980 yılında Alman Dışişleri Bakanlığı, İslam ülkelerinde görev alacak diplomatları bilgilendirmek için İslam hakkında kapsamlı bir sunum düzenledi. O sıralarda Hofmann, oğluna anlamlı bir doğum günü hediyesi vermek için İslam’ı keşfetmesiyle alakalı önemli bulduğu her noktayı not alıyordu. Hofmann, eğitimde görevli Düsseldrof imamından bu notlarını okumasını rica etti. İmam, ertesi gün Hofmann’a, bu yazdıklarına inanıyorsan Müslümansın, deyince Hofmann: ‘Eğer bana Müslüman olduğumu söylüyorsan, öyleyim’ diyerek şehadet getirdi ve kendisine yıllar önce aralanmış olan bu hidayet kapısından geçmek nasip oldu.

Müslüman Kimliğiyle Diplomatlık

Müslüman kimliği, Hofmann’ı diplomatlıktan alıkoymaz, hatta önemli işlere imza atmaya devam eder. 1983-1987 yılları arasında NATO Bilgi Direktörü, sonrasında da Cezayir ve Fas Büyükelçisi olarak görevler yapar. 1994’te Alman Dışişleri Servisi’nden istifa edip İslami çalışmalarına ağırlık vermek ister. Aynı zamanda da Almanya’daki Müslüman Merkez Konseyi’nin (ZMD) onursal üyesi ve danışmanı olarak Müslüman dünyasına, kitapları ve mücadeleleriyle örnek bir yol gösterir.

Büyük Kayıp

Murad Wilfried Hofmann, 13 Ocak Pazartesi günü, hastalıklarla uzun bir mücadele sonucu, 88 yaşında vefat etti. Geride örnek bir yaşam ve hidayet öyküsü bırakan Hofmann’ın ölüm haberi üzerine, onu seven birçok insan ve Müslüman kuruluş, sosyal medyada taziye mesajları gönderdi.

  Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi, taziye mesajında “Alman Müslüman cemaati ilham veren bir kişiliğin kaybına yas tutuyor. Allah’tan geliyoruz ve O’na dönüyoruz.” diyerek üzüntülerini dile getirdi.

Hofmann’a İslam ile müşerref olduktan sonra hacca gitmek de nasip olur ve Hofmann, hac yolculuğuna dair izlenimlerini Mekke’ye Yolculuk adlı kitabında okuyucularıyla paylaşır.

Katolik bir ailede doğup büyümesine rağmen dünyanın en büyük nimeti olan İslam’a kavuşan Murad Hofmann’a bizler de Allah Teala’dan rahmet diliyor, arkasında bıraktığı kitapların, araştırmaların ve örnek yaşantısının ardında birer ecir olmasını niyaz ediyoruz.

Diğer Güzel Haberler

Massachusetts’teki 18 cami, “Camimiz Bugün de Açık” etkinliği çerçevesinde kapılarını açıyor. Bu organizasyonla İslamofobik medyanın zedelemeye çalıştığı “Müslüman imajını gayrimüslimlere doğru şekilde aksettirmek istiyorlar. Okumak İçin Tıklayın

Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda Kur’an eğitimine sıfırdan başlayan hükümlü, Kur’an-ı Kerim’in tamamını ezberlemeyi başardı. Konya Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, 3 hükümlünün daha hafızlık için çalıştığını söyledi ve icazetlerinin yakın zamanda yapılacağının müjdesini verdi. Okumak İçin Tıklayın

Hikayesi, çaba ve gayretiyle Müslüman olan ve olmayan birçok kişiye ilham oldu. Öyle ki ateist bir yazar bile “Senin hikayeni okuduktan sonra umuyorum ki Tanrı vardır ve seni ödüllendirir.” demekten kendini alamadı. Okumak İçin Tıklayın

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz