Bir Osmanlı Askeri’nin Filistin Cephesi’nden Türkiye’ye Ulaşan Emaneti

0
196

“Ehl-i kitaptan öylesi vardır ki, kendisine yüklerle mal ve altın emanet etsen sana eksiksiz geri verir.” (Al-i İmran 75. Ayet) Emanet ne kutsal bir görevdir insanoğluna. Birçok hadis ve ayet de gerek maddi gerekse manevi, insanoğluna yüklenen emanetler ve muhafaza boyutunu işlemiştir. İşte Filistinli bir aile olan Alul ailesinde bunun canlı örneğini görmekteyiz. Birinci Dünya Savaşı sırasında Filistin’de görev yapmakta olan bir Osmanlı askerinin emaneti üç kuşaktır bu ailede varlığını sürdürmekteydi. Alul ailesi üyelerinin anlatımına göre bu emanetin serüveni 1915 yılında başladı. Filistin’de görev yapan Osmanlı askerinin görev yerinin değişmesiyle asker, biriktirmiş olduğu belli bir miktar parayı bir bez parçasının içine koymuştur. Sonrasında bu parayı dönemin esnafı Rüştü Efendi’ye bırakmıştır.

Alul ailesi parayı Osmanlı askerinin “Eğer dönebilirsem alırım.” ifadesi ile yüzyıldır saklamış. Kimliği tespit edilemeyen ve bir daha Filistin’e dönemeyen Osmanlı askerinin emaneti Rüştü Efendi’den sonra torunlarına kadar ulaşmıştır. Tabii ki bir gün biri gelir alır umuduyla. Emanet öyle muhafaza ediliyor ki bu görevi üstlenenler içini açıp ne olduğuna bile bakmıyorlar. Sebep ise “Emanettir açılmaz.” Allah’ın yüce kelamını içselleştirmek bu olsa gerek. Filistinli aile Türkiye’nin Kudüs Başkonsolosluğu ziyaretinin ardından yıllardır sahip çıktığı emaneti Türkiye’ye teslim etmeye karar verdi. Büyükelçi Demirer ise: “Bugün kardeşliğimiz  somut olarak bir kez daha  ortaya çıktı, Filistinliler ile ortak tarihimize ve son bir asırdır yaşadığımız olaylara şahitlik eden bir emanet.” diyerek duygularını ifade etti.

Hiç el bile sürülmemiş 106 yıllık emanet açıldığında ise 10 adet yarımşar liralık, 117 adet bir liralık ve 5 adet  beşer liralık banknotlar olduğu ortaya çıktı. İncelemeler sonucu paraların ise Sultan Mehmet Reşat döneminden kalma olduğu belli oldu. Paranın ön yüzünde o dönemin Maliye Bakan Vekili’nin imzası ve “Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye ’18 Teşrin-i evvel 1331′ tarihli kanunun mucebince karşılığı tamamıyla tevdi edilmiş beş Osmanlı liralık varaka-i nakdiyye bedeli Dersaadet’de tevsiye olunacaktır.” ibaresi yer almaktadır. İki tarafın rızası ile ilgili emanetin Türkiye’de bir müzede sergilenmesi planlandı.

Önceki İçerikGeleceğimizde İslam Var – Roger Garaudy
Sonraki İçerik5 Soruda Burkina Faso’da İslam

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz