Bosna Hersek’teki Camiler

115

Allah’ın Evleri serimizde farklı ülkelerdeki birbirinden güzel camileri sizler için tanıtıyor ve sizlerle buluşturuyoruz. Şimdiki durağımız ise Bosna Hersek.

1Kuşlat Cami

“Topraktan göklere doğru kaçarken, yolun yarısına yakın bir yerde, ne aşağıda ne yukarıda” deniyor, Konjevic Polje ile Zvornik arasındaki bir tepenin zirvesinde, fetih için bu topraklara gelen Osmanlı askerleri tarafından inşa edildiği bilinen Kuşlat Cami için… Bosna’daki savaş sırasında yakılan ve 2013 yılında yenilenerek ibadete açılan camiye, tıpkı seneler öncesinde olduğu gibi ormanlık alandaki patika yollardan geçerek ulaşılıyor. Uçsuz bucaksız bir manzaraya şahitlik eden ve ‘Fethin Simgesi’ olarak isimlendirilen caminin, ramazan ayında cuma namazlarına ev sahipliği yaptığı biliniyor. Tüm bunlarla birlikte cami adına çekilmiş “Cumadan Cumaya Cennet Kuşlarının Namaz Kıldığı Yer: Kuşlat Cami” isimli izlenmeye değer bir kısa filmle, filmin ana karakterinin gözünden ve kelâmından Kuşlat Camii anlatılıyor. [1]

2Koski Mehmed Paşa Cami, Mostar

Koski Mehmed Paşa Cami, 1618 yılında tımar defterdarlarından Koski Mehmed Paşa tarafından Bosna Hersek’in Mostar şehrinde yaptırılıyor ve tarihte aldığı tüm tahribatlara rağmen dimdik ayakta durup bizleri karşılıyor. Tarihi Mostar Köprüsü ve Neretva Nehri’nin eşsiz güzelliklerini seyredebileceğimiz konumda bulunan Koski Mehmed Paşa Camii, tüm bu güzellikleri görmemize olanak sağlayan küçük bahçeye sahip güzel bir Osmanlı eseridir.

3Gazi Hüsrev Bey Cami, Saraybosna

Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’nın kalbi sayılan Başçarşı’da yer alan ve 1530-31 yıllarında inşa edilen Gazi Hüsrev Bey Cami, bir kısmı günümüze ulaşamamış da olsa bir külliyeden oluşuyor. Gazi Hüsrev Bey Camii’nde bir gelenek olarak hâlâ minareden ezan okunuyor ve Gazi Hüsrev Bey’in vasiyeti olarak her gün öğle namazından sonra hatimler yapılmaya devam ediliyor. Türbedeki kitabeye göre 1541 yılında vefat ettiği bilinen Gazi Hüsrev Bey’den sonra kethüdâsı Murad Bey görevlendirilmiş ve Murad Bey, Hüsrev Bey’in yanına yaptırdığı mütevazı türbeye defnedilmiştir. Evliya Çelebi 1660 yılında bu güzel topraklara uğramasıyla Hüsrev Paşa Camii’nden bahsederek, caminin çok kalabalık bir cemaati bulunduğunu ve kışın abdest musluklarından ısıtılmış su akıtıldığını söyleyerek bizlere cami hakkında bilgiler veriyor. Gazi Hüsrev Bey Cami, akıp giden zamanla birlikte değişikliklere ve kayıplara uğrasa da her defasında eski görkemine kavuşmayı başarmış ve şimdi tüm heybetiyle bizleri selamlıyor.

4Alaca Cami, Foça

Bazı Balkan ülkelerinde de güzel detaylarıyla Alaca adını taşıyan camilerin bulunmasıyla birlikte, 1550 yılında Mimar Sinan’ın yakın çalışma arkadaşı olan Hasan Nezir tarafından inşa edilen Foça Alaca Cami, “Bosna’nın İncisi” olarak anılıyor. Bosna’daki savaşın başladığı 1992 yıllarında maalesef tahribata uğrayan ve yıkılan cami, 2019 yılında yeniden inşa edilerek tüm güzelliğiyle tekrardan bizlerle buluşuyor.

5Zupa Cami, Trebinje

Bosna Hersek’in Karadağ sınırındaki Trebinje şehrinde bulunan 500 yıllık Zupa Cami, tarih boyunca 6 kez yıkılmasına rağmen her defasında yeniden küllerinden doğmuş ve dimdik ayakta duruyor. 16. yüzyılda şimdiki yerinin 10 metre kadar aşağısında inşa edilen cami, Karadağ’dan Bosna Hersek’e gelenleri selamlamaya devam ediyor. Zupa Cami, bölgedeki en önemli İslam mühürlerinden biri kabul edilmekle birlikte, bölgede yaşayan Müslümanlar tarafından “Yalnız Güzel” olarak anılıyor.

Diğer Güzel Haberler

Hidayetin kime, nasıl ve nerede geleceği hiç belli olmuyor. Hollanda’da İslam’ı yasaklamak gibi önerilerde bulunan Joram van Klaveren, İslam karşıtı bir kitap yazmaya karar verdi. Bu dönemde yaptığı araştırmalar vesilesiyle İslam ile şereflendi. Okumak İçin Tıklayın

İngiltere’nin Newcastle şehrinde hizmet veren Bahr Academy vandalların saldırısına uğradı. Okula geldiklerinde duvarların İslam karşıtı grafitiler ile doldurulduğunu ve Kur’an-ı Kerim sayfalarının yerlere atılmış olduğunu gören yetkililer, bunu yapan kişilere İslam’ı anlatmak amacıyla okula davet ettiler. Okumak İçin Tıklayın

Doğduğunda ailesi tarafından terk edilen Kamerunlu Beşir, Maroua’daki tek Müslüman yetimhanesi olan Cemile Anne Yetimhanesi’ne yerleştirdi. Bu süreçte yetimhaneye yardıma gelen Türk aileler vesilesiyle Türkçe öğrenen kardeşimiz, Türkiye’deki hayır sahipleri vesilesiyle açılmış olan Medine Hafızlık Kursu’nda eğitim alıyor. Okumak İçin Tıklayın

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz