Çocuk Gelişiminde Anne Baba Tutumları: Otoriter Tutum

0
200

Geçtiğimiz yıllarda öğretmenlik yaptığım anaokulunda oyuncak müzesine gezi düzenleniyordu. Bir veli yanıma gelip “Hocam ben oğlumu geziye göndermesem olur mu? O şimdi eline koluna sahip çıkamaz kırar döker oyuncakları başınıza iş çıkarır.” dedi. Bahsedilen öğrenci sınıfın en sessiz ve içe kapanık öğrencisiydi. “Neden kırıp döksün ki?” dediğimde cevap, talepten daha ilginçti: “Ben yanında yokken hep sakarlık yapar bensiz su bile içemez hocam hep yerlere döker.” İşin daha da ilginç yanı öğrencimin gerçekten annesi olmadan su bile içememesiydi. Sadece sınıfa girerken annesi içirirse su içiyordu. Bu durumun normal bir şey olmadığını velime defalarca anlatmaya çalıştım. Fakat hiçbir zaman yapıcı bir dönüt alamadım. Çünkü ona göre bu gayet normaldi ve çevresinde benden başka bu duruma tepki gösteren olmamıştı.

Daha derinlere indiğimizde velimin neden çocuğuna güvenmediğini ve baskıcı bir tutum sergilediğini anladım. Kendisi fazla otoriter bir ailenin tek çocuğuymuş. Her zaman cam bir fanusun içindeymiş gibi “aman ona dokunma kırılır, buna yaklaşma düşürürsün, bir işi becerebildiğin yok…” uyarıları ile büyümüş. Hayatı hakkındaki kararları, nerede okuyacağını, hangi bölümü okuyacağını, kiminle arkadaş olacağını, hangi yiyecekleri tüketeceğini ve akla sığmayan daha nice kararı ailesi vermiş. Zamanında kendisine aşırı baskıcı, kontrollü, emir-itaat ilişkisinden oluşan bir tutum sergilendiği için aynı tutumu o da kendi çocuğuna uyguluyor. Kuşaktan kuşağa aktarılan bu aile yapısının/tutumunun çocuklar üzerinde kalıcı hasarları olabilir. Gelin, filmi en başa sararak işe, “Otorite Nedir? Otoriter Kime Denir?” sorularını cevaplayarak başlayalım.

Otoriter Nedir?

Bir bireyin bir veya daha fazla kişi üzerindeki etkisi, otorite olarak tanımlanmaktadır. Otoriteyi tarif eden etki ve güç, psikanalizde savunma mekanizması ile ilişkilendirilmektedir. Özellikle, aktörleri farkında olmadan kurulan güç ilişkilerinin incelendiği çalışmalarda, anne-baba-çocuk ilişkilerinde otorite figürü ile özdeşleşmenin, iktidar ve itaat ihtiyacının altında yatan nedenler araştırılıyor.

Otoriter Kime Denir?

Psikoloji alanındaki araştırmalar otoriterliğin bir kişilik özelliğinden daha ziyade sosyal kategori, eğitim ve zekâ düzeyi ile açıklanan bir durum olduğunu ortaya koymaktadır. Otoriter kişilik bir yandan katı ve kuralları sorgulamadan kabul eden, otorite kurmaktan zevk alan bir yapıya sahip, öte yandan itaat edeceği bir otoriteye ihtiyaç duyan kişidir.

Otoriter Tutum Sergileyen Ailelerde Görülen Davranışlar Nelerdir?

En belirgin davranış, net, baskıcı ve aşırı kontrollü davranmalarıdır. Çocuklarının tek başına hiçbir şey yapamayacağını ve onlara muhtaç olduğunu düşünürler. Genellikle “odanı toplamazsan babanı arayıp söylerim” gibi şart ve korku hakimdir. Sürekli olarak, özellikle okul hayatında başkalarıyla kıyaslamalar yapılır. Anne-babanın, çocuğun hayatı hakkındaki istekleri birinci planda olurken, çocuğun istekleri ve yetenekleri göz ardı edilir. Gelişim düzeyi ve yaş grubuna bakılmaksızın, bir ortama girmeden önce nasıl davranması gerektiği sıkıca tembih edilir. Bu sıkı yönetim çocukta kalıcı hasarlara sebebiyet verebilir.

Otoriter Tutum Sergileyen Ailelerin Çocuklarında Görülen Davranışlar Nelerdir?

Özellikle öfke ve kızgınlık duygularını belirgin bir şekilde dışa vuramazlar. Aileden gördükleri -bilhassa olumsuz- davranışları kurmaca oyunlarda sergileyebilirler. Bu konuda özellikle evcilik gibi taklit üzerine kurulan oyunlar, iyi gözlemlenirse, çocuğun bilinçaltında yatan davranışları fark edebilmek için yararlı olur. İnsanlarla/akranlarıyla kurdukları bağlar genellikle uç noktalardadır. Ya çok bağımlı ya da çok zayıf ilişkilere sahip olabilirler. Yaptıkları en küçük hatada kendilerine karşı hoşgörüleri yoktur, direkt olarak kendilerini suçlayıcı ve aşağılayıcı davranışlar sergilerler. Basit işleri gözlerinde çokça büyütür, aileden destek almadan yapmak istemezler. Bu nedenle kendine güvenleri yok denecek kadar azdır.

Otoriter Tutumu Törpülemek için Neler Yapılabilir?

Öncelikle emir cümleleri yerine rica kalıpları kullanmakla başlanabilir. Ailelerin çocuk eğitimi ve disiplini konusunda çocuğun yaşına ve gelişim özelliklerine uygun yöntemleri benimsemesi, kısıtlamalar yanında izin verici davranışları da artırması iyi bir başlangıç olabilir. Çocuğun istekleri, ailenin şartları konuşularak ortak bir payda bulunabilir. Bunları yaparken; yapıcı olunmalı ve çocukla empati kurulmalıdır. İzin verilmeyen veya hayır denilen bir şeyin sebebi muhakkak açıklanmalıdır. En önemlisi ise anne-baba olarak, çocuklarına karşı sevgilerini ve ilgilerini fiziki olarak göstermeleridir.

Otoriter tutum çocukların üzerinde derin psikolojik yaralar açabilecek bir tutumdur. Çocukla sağlıklı bir iletişim kurmak söz konusu olmadığı gibi yıkıcı ve yıpratıcı bir çocukluk geçirmesine sebebiyet verir. Sonraki haftalarda inceleyeceğimiz ilgisiz, mükemmelliyetçi, aşırı izin verici ve aşırı koruyucu anne-baba tutumları da bu grupta yer alır. Bu tür tutumların ebeveynler tarafından fark edilip iyileştirilmesi evlatlarına ve kendilerine yapacakları en güzel iyilik olabilir.

Bir sonraki hafta “İlgisiz Anne – Baba Tutumu” ile görüşmek dileğiyle…

Önceki İçerikDanimarka Camileri
Sonraki İçerik5 Soruda Zambiya’da İslam

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz