Çocuk Gelişiminde Anne Baba Tutumları

3
208

“X” Kuşağı, “Y” Kuşağı, “Z” Kuşağı derken, şimdi de “Alfa” Kuşağı… İsimler değişir, kuşakların birbirine aktardıkları temel taşlar değişmez, “level atlar (!)”.  Ninemizin ninesinin, ninesinden annemize, hatta bize kadar uzanan “Atlet giymezsen öksürürsün işte öyle!” cümlesi, etkili iletişim eleğinden geçerek yerini “Atlet giymezsen terlediğin zaman hasta olabilirsin. Bu yüzden atlet giymelisin.” cümlesine bırakmış durumda.

Günümüzde çocuklarla etkili iletişim kurmanın yollarına kaynak gösterilen birçok etmen var. Bunların başında sosyal medya ve kitaplar gelmekte. Beslenilen kaynaklar düşüncelere, düşünceler davranışlara, davranışlar karaktere dönüşüyor. Karakter ise çocuklara yansıttığımız bir ayna görevini üstleniyor. Gelin ebeveynlerin aynalara yansıyan karakterlerini, anne-baba tutumlarını beraber inceleyelim.

21. Yüzyılın Ebeveyni

“Z Kuşağı” 2000 yılı ve sonrasında doğanları kapsayan, aynı zamanda geçmiş kuşaklara nazaran, çabuk sıkılan, dikkat süresi az, teknoloji ile sosyalleşen ve hızlı yaşayan bir kuşaktır. 2010 yılı ve sonrasında doğanların  ise “Alfa Kuşağı” olarak isimlendirilmesi hala tartışma konusu. Birbirine çok benzeyen bu iki kuşağın ebeveynlerinin çocuklara karşı uyguladıkları tutum, yaşamın ilk yıllarında ebeveyn-çocuk ilişkisini ve çocukların sosyal davranışlarını önemli derecede etkilemektedir.[1] Çocuğun kendi kendini ve sosyal ilişkilerini yöneten, sosyal açıdan yetkin bir birey olması, ona sağlanan fırsatlar ve anne babanın çocuklarına karşı sergiledikleri çocuk yetiştirme tutumlarına bağlıdır. Çocuk yetiştirme tutumları ise kültürel etkiler, anne babanın yetiştirilme biçimi, anne baba arasındaki ilişki, ailenin sosyoekonomik durumu, çocuğun yaşı ve cinsiyeti gibi birçok faktörden etkilenir ve aileden aileye değişir.[2]

Kuşkusuz her anne-baba, çocuğunun yüksek yararını gözetme eğilimindedir. Bununla birlikte anne baba tutumları incelendiğinde; çocuğun akademik başarısında, ahlaki gelişiminde, sosyal ilişkilerinde ve hatta yaşadığı kaygı bozukluğunda bu tutumların kalıcı ve ciddi etkileri olduğu yapılan araştırmalarla desteklenmektedir.[3]

Anne baba tutumları pek çok araştırmacı tarafından farklı şekillerde sınıflandırılabilmektedir. Literatürde sıklıkla kullanılan “otoriter, ilgisiz, aşırı hoşgörülü, mükemmelliyetçi, tutarsız, aşırı koruyucu ve demokratik” olmak üzere yedi temel aile tutumunu ele alacağımız bu seride, tutumların özelliklerini, bu tutumları benimseyen ailelerin çocuklarında görülen etkileri anlatacağız. Serimizin ilk tutumu olan “otoriter tutum”u öğrenmek ve incelemek için takipte kalın!


[1] Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi ISSN:1302-8944 Yıl: 2017 Sayı: 42 Sayfa: 226-239  (Erkan, 2010).

[2] Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi ISSN:1302-8944 Yıl: 2017 Sayı: 42 Sayfa: 226-239  (Çağdaş ve Seçer, 2005)

[3] (bkz.) https://montessori.kapadokya.edu.tr/makaleler/okul-oncesi-donemde-anne-baba-tutumlari

Önceki İçerikUmut Dolu Bir Afrika Filmi: Rüzgarı Dizginleyen Çocuk
Sonraki İçerikEdebi Bir Derleme: Benim Adım Kudüs

3 YORUMLAR

  1. Xyz kuşakları bir kategori ifade ediyor ve yerine göre isabetlidir de. Ancak bu, bu yıl aralıklarında doğan kuşakları genel bir kabulle ve tek kalıpla kategorize etmek anlami da taşımıyor mu?

    Öte yandan sosyal medya vb ile önümüze konan metin ya da haberlerin içeriğinde, örneğin bir alfa kuşağı cocuguna ‘nasıl olmasi gerektiği’ de öğretiliyor. Bizlere de onların anormal tutumlarina karşı saygili olmamız tenbihlenebiliyor. Burada iki yönlü bir form ve norm kazandırma faaliyeti var diye düşünüyorum.
    Bir egitimci olarak yorumunuzu merak ediyorum.
    Teşekkürler

    • Merhaba Ayşegül Hanım,
      Kuşaklar genelleme yapılarak tek bir kalıpta kategorize edilmektedir. Örn: Günümüzde Z Kuşağı, sosyal medyada çok aktif, agresif, her şeyi bilen vs. bu tür etiketlere maruz kalan bir kuşaktır. Baktığımız zaman bu da bir genellemedir. Bu şekilde x,y,z olarak kategorize edilmesinin sebebi, kuşakların özelliklerini, çevre-internet gibi sosyal etmenlerin etkilerini, değişen-gelişen davranışları, net bir şekilde yıllara göre inceleyebilmek, somut bir tablo elde edebilmek içindir.

      Sosyal medya çocuklara nasıl özgür, modern vs kalıpları içerisinde bir birey olmaları gerektiğini fazlasıyla aşılıyor. Diğer yandan ebeveynlere ise çocukların davranışlarına, fikirlerine saygı duyulması gerektiğini söylüyor. Dediğiniz gibi bir norm- form tekniği uygulanıyor. Yani öncelikle çocuklara bir form, bir kalıp kazandırılmaya çalışılıyor. Akabinde bu formları norm olarak ebeveynlere sunup, kabul ettirmeye çalışıyor. Kısmen başarılı da oluyor. Bu durum her iki taraf için de tehlikeli sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle sağlam kaynaklardan bilgi edinmekte fayda var. Okuduğunuz bir yazının, haberin kime ait olduğu, yazarın bu alandaki çalışmaları bu konuda yardımcı olabilir. Sosyal medyada yayılan her bilgi doğru olmadığı gibi, her kişi de işin ehli değildir. Bir bilginin doğruluğu birden fazla kaynaktan araştırılırsa daha sağlıklı sonuçlara ulaşılır diye düşünüyorum. Naçizane.

      Sevgilerimle.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz