Davayı Omuzlarında Taşıyanlar, Dava İle Doğanlar

0
169
kudus

Nazlı Balcı’nın Kudüs için kaleme almış olduğu gezi yazısını okumaya başladığınız ilk andan itibaren yazarın yerinde olduğunuzu hissediyorsunuz. Tasvir ettiği ve anladığım kasvetli gökyüzü yürüdüğü taş yollar sizi Kudüs şehrine götürüyor…
Daha önce yazılarımda bahsettiğim sorunlara şahit olan yazarımız, bu şahitliğinden memnuniyet duyarcasına o da bizim gibi, onlar gibi içindeki umuda işaret ediyor. Bahsettiklerimin çok daha fazlasına şahit oldum yazının devamında. Filistinli çocuklara ve gençlere ikram adı altında sakızlara uyuşturucu koyarak piyasaya sürmeleri birçok çocuğun, gencin ruh sağlına etki etmiş. Bu beni en çok üzen durum olmakla birlikte gerçekten Kudüs için bir şeyler yapabilecek yavrularımızı maddi manevi bir illete bağımlı etmelerinin yanında her an ,en ufak bi harekette tutuklanma tehdidi ile karşı karşıya bırakmışlar. Bu da onların ellerini kollarını bağlıyor ki düşünün bizim halimiz nice… Yazarımızın da belirttiği gibi oradaki 8 yaşındaki çocuk bir yetişkine tekabül edebiliyor. Çünkü bizim gibi bu davayı omuzlarında taşımıyorlar, onlar bu dava ile doğmuşlar ve bu dava ile de ölecekler. Onlar şehit biz şahit… Allah kardeşlerimizi muvaffak eylesin. Gerek ümmet gerekse kültür kardeşliği yapmış olmamıza rağmen İsrail Osmanlı’dan birkaç eser dışında hepsini yok etmiş. Tarihi de yok edemezler ya? Orada Türk olduğunuzu söyleyince önce gözlerinizdeki karşılıklı parıltı birbirini selamlıyor, bunu hangi güç yok edebilir ki Allah gönüllerimizi bu denli birbirimize ısıtmışken? Bu ne güzel lütuftur. Biz bu yüzden bilinçlenmeye ve bilinçlendirmeye devam edeceğiz. Bu platform buna hizmet etmekte, yegane amacımız bu.


Yazıda en çok etkilendiğim cümle “Zeytin dağının ardından şehri seyredince Kur’an’daki kıssaları yaşıyor insan.” Kur’an’daki kıssaları anlamak bile bu kadar feyiz vericiyken, ucundan kıyısından yaklaşıp yaşamak kim bilir nasıl bir histir.
Bu yazıyla birlikte camiileri, sokakları, tarihi yerleri gezmiş hissetmiş olduk. Yazarımız da böyle sohbetlere katıldığını söylüyor ama gideceğini, nasip olacağını o da hiç düşünmemiş. Kim bilir en yakın zamanda bize de “kaç sınır geçmek nasip olacak evimize ulaşabilmemiz için…”

Önceki İçerikFez Kentinde Medreselerin Altın Çağı
Sonraki İçerikİki Yıllık Aradan Sonra MuslimFest

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz