Diriliş Ertuğrul Dizisinin Vesile Olduğu Bir Hidayet Yolculuğu

Diriliş Ertuğrul dizisi Amerikalı bir Hanımefendi olan Hatice'nin hidayet yolculuğuna vesile oldu. Gelin onun hikayesine yakından bakalım.

1
381

Hidayete giden süreçte şuurlu bir bakış, anlayış ve arayış vardır. Başta Allah’ın izniyle bu sürecin başlamasını sağlayan ise; İslam sancağını layıkıyla ötelere taşıma davası güden bir medeniyet olan Osmanlı’nın kuruluş aşamalarını konu alan bir televizyon dizisi. Birisi bir dizi sayesinde nasıl Müslüman olabilir? Cevabını Nurettin Topçu’dan dinleyelim:

“Zaferin yolu gönüllerdir, sonsuzluğa götürücü gönüller. Bir gönül, binlerce kılıcın fethedemeyeceği bir millet kalbini fetheder. Asıl zafer onundur.”

Bu haberimizde sizlerle “Diriliş Ertuğrul” dizisi vesilesiyle 60 yaşında Müslüman olan, Müslüman olduktan sonra da Hatice ismini alan bir kişinin hidayet öyküsünü paylaşacağız. Amerikalı Hatice’nin gönlü nasıl fethedilmiş gelin hep birlikte bakalım.

diriliş ertuğrul namaz sahnesi ile ilgili görsel sonucu

Amerikalı Hatice’nin Hidayet Öyküsü

ABD’nin Wisconsin eyaletinde yaşayan Amerikalı Hatice, bu diziyle birlikte hayatının nasıl değiştiğini şu şekilde anlatıyor:

“Bir gün Netflix’te gezinirken, ‘Diriliş Ertuğrul’ diye bir diziyle karşılaştım. Hakkında hiçbir şey bilmediğim bir tarihten bahsediyordu. Allah, İslam, barış, adalet ve mazlumlara yardım kavramları hakkında duyduklarım ilgimi çekti ve izlemeye başladım. Bu dizi o kadar çok ilgimi çekmişti ki izlerken sık sık durdurup, bahsettikleri konu hakkında kaynakları okuyor, sonra diziye geri dönüyordum.”

İzledikçe İslam’a, Müslümanların tarihine ve Osmanlı İmparatorluğu’na yönelik araştırmalar da yaptığını, bu dizi sayesinde gözünün açıldığını ve İslam’la tanıştığını söyleyen Hatice, dizideki Muhyiddin İbnü’l-Arabî karakterinin dini mesajlar içeren konuşmalarının, hayatına yeni bir anlam kazandırdığına da işaret ederek “İbnü’l-Arabî’nin söylediği sözler, beni çok düşündürüyordu.” diyor.

diriliş ertuğrul ile ilgili görsel sonucu

Hakikat Yolculuğu

“Dizideki karakterler gibi yaşamak ve onların taşıdığı değerlere sahip olmak benim gözümde takdire değer bir durumdu. Baptist bir Katolik olmama rağmen İslam ile daha çok ilgilenmeye başlamıştım. Bu dizinin karşıma çıkması bir işaretti ve içimi bir huzur kaplamıştı. Dizi sayesinde kafamdaki soru işaretleri azaldı ve sonunda inancım konusunda tamamen kafam netleşti. İslam hakkında daha fazla bilgi edinmek için bol bol Kur’an-ı Kerim’in İngilizce çevirisini okudum.” diyen Hatice, Müslüman olmaya karar verdikten sonraki sürecini şöyle anlatıyor:

“Artık inandığımdan emindim. İnternetten araştırınca yaşadığım bölgede sadece küçük bir mescit olduğunu fark ettim. Oraya gittiğimde karşılaştığım her Müslümanın çok nazik olduğunu gördüm. Namazın ardından şehadet getirdim ve ismimi de Hatice (Khadija) olarak değiştirdim.”

Hatice, İslam dinini seçtikten sonra iç dünyasında çok huzurlu olduğunu, anksiyete rahatsızlığı nedeniyle sürekli kullandığı ilaçlara bir süredir ihtiyaç duymadığını belirtiyor. Ve bizlere şöyle sesleniyor:

“İnsanların çoğu hayatın ne kadar kısa olduğunun farkında değil. İnsanlara şu mesajı vermek istiyorum; hayatınızı, benim yaptığım gibi yanlış yollarda israf etmeyin. Hayatın anlamı ne giydiğinizde ne hangi arabayı sürdüğünüzde ne de tırnaklarınızı nasıl yaptırdığınızda değil. Araştırın, daha dikkatli bakın. Nesiller geçtikçe inançlar daha da zayıflıyor. Bencil bir toplum olmak yerine başkalarına nasıl daha faydalı olunabileceğinin konuşulduğu bir toplum olmaya çalışın.”

İslam ile ilgili görsel sonucu

Gönülleri Fetheden Bir Din: İslam

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından kurulan ilk İslâm Devleti, adalet ve hoşgörüsüyle, yardıma muhtaçlara şefkatiyle, Müslümanlar tarafından kurulmuş bütün devletlere örnek olmuştur. Medeniyetinin kökleri Asr-ı Saadet dönemine kadar uzanan Osmanlı Devleti de hüküm sürdüğü altı asır boyunca İslâm medeniyetine kattığı fikir yapısını bu esaslar üzerine kurmuştur. Hiç şüphesiz bu medeniyet, gücünü Allah’ın kitabı ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sünnetinden almıştır. Bu medeniyet fetihler yaparak nesilden nesile yayılacak bir kültür-medeniyet mirası bırakmışlardır. Ancak bu fetihler yalnız kılıç ile değil, gönüllerin fethiyle kalıcılık kazanmıştır. Nurettin Topçu da, atalarımızın her daim bu şuurda olduğunu şu sözlerle özetler:

“Yüzyıllar fetihlerin kapısıdır. Biz mazide büyük fetihler yapmış bir milletiz. Biliyoruz ki fethin birçok şekli vardır. Kılıçla ve şiddetle fetih yapılır. Siyaset ve maharetle fetih yapılır, kalemle ve hitabetle fetih yapılır. İmanla telkin de fetihler yapıcıdır. Kalp yoluyla yapılmış sonsuz fetihler vardır. Aşkın dünyamızda nice fetihler yaptığına şahidiz.”

Kaynakhttps://www.aa.com.tr/
Önceki İçerikÇanak Antenden Baz İstasyonu Kuran Genç
Sonraki İçerikMacaristan’da Bir Osmanlı Dervişi: Gül Baba

1 Yorum

  1. Zaten film mi tekrar lari dahi bir çok kez izledim.bende her izlediğimde çok etkileniyordum ama Hatice biraz kendimden utanmami sağladı acaba biz müslümanlar dinimizi ne kadar biliyoruz ve yaşıyoruz. biraz oz eleştiri yapalım

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz