Diz Çökmeyen “10 Portre” – Ali Emre

216

Tarihte merak ettiğimiz, keşke konuşabilme fırsatım olsaydı ya da bir anına tanıklık edebilseydim dediğimiz karakterler vardır. Bu karakterler tarihimizin sayfalarında yıllanırken, onlara uzak olduğumuz için merakımız da perçinlenir. Çünkü onların hayatlarına, kendilerine, hayallerine uzağızdır. Tanımaya başladıkça ve bunu sürdürdükçe çok daha iyi hissetmeye başlarız, çok daha iyi ve yakın hissetmeye. Akademik kitaplar, ansiklopedik bilgiler, yavan biyografiler, bunların hepsi belki de o karakterler hakkında yazılmış üç beş sayfa hikayeye bile karşılık gelemeyebilir. Onların kurgulanmış ya da gerçeklerden alınarak kağıda dökülmüş bir anı bizi onlar hakkında daha çok şey bilmeye ve onları daha da yakından tanımaya iter. Nitekim kurgu eserler zaman zaman bizi gerçek bilgilere yönlendirebilir.

Ali Emre böyle mi düşündü ya da amacı bize böyle hissettirmek miydi bilemeyiz ama yazdığı kitaptaki on hikayede de bizi önemli anlara tanık ediyor. Yılın ilk ayında Temmuz Kitap’tan üçüncü baskısı çıkan “Diz Çökmeyen” kitabında Ali Emre, bizleri tarihten önemli şahsiyetlerin hayatlarına sürüklüyor. Kitabı okurken, işlenen karakterlerin hayatlarının adeta bir film şeridi gibi gözümüzün önünden akıp gitmesi, bizi yukarılara taşıması, hikayelerin hepsinin hüzne boğan bir sonla bitmesi de okuru bir başka etkiliyor.

Mehmet Akif Ersoy’un herkesi derinden etkileyen cenazesi, Şerife Bacı’nın ve diğerlerinin yüklendiği sorumluluk, Tarık bin Ziyad’a yapılan haksızlık, cellatlarından uzun yaşayan Ömer Muhtar, Gazze savunucusu Ahmed Yasin, Musab bin Umeyr’in şehadeti, Fatıma Fıhri’nin arkasında bıraktığı ilim ocağı, Selahaddin Eyyubi’nin Frenklerle mücadelesi, Zemahşeri’nin takma bacağı ve Muzaffereddin Gökbörü’nün yolda kalan cenazesi…

Kitaba isim olarak “Diz Çökmeyen 10 Hikaye” seçilmiş ancak bu kitap; değil diz çökmek, boynunu dahi eğmeyi aklından geçirmemiş insanların hikayeleriyle donatılmış. Böylesi karakterleri öykü formatında okuyor olmanın çok kıymetli ve etkileyici olduğunu düşünmekle birikte, yüzyıl sonra yine bu tarz bir kitapta işlenebilecek bir isim var mıdır aramızda diye meraka kapılıyorum. Anlatabileceğimiz kahramanlıkların, güzelliklerin ve örnek karakterlerin tükenmemesi dileğiyle, keyifli okumalar…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz