Evde Cami İnşa Eden Küçük Mimar: Yahya Murad Hussain

Koronavirüs sebebiyle içinde bulunduğumuz ve yediden yetmişe herkesin ilk kez yaşadığı karantina süreci, 2020 Ramazan ayını da özel kıldı bizler için. Diğer aylarda özlediğimiz, Ramazan ile gelmesini beklediğimiz birçok şey farklı yaşanıyor bu sene. Birçok şeye ya ara verildi ya da başka şekiller. Hepimiz bu unutulmaz süreci farklı meşguliyetlerle geçirsek de, özlediğimiz şeylerin çok da farklı olmadığını görüyoruz en nihayetinde.

Koşarak gittiğimiz, birliği ve huzuru derinden hissettiğimiz camiler de uzak kaldığımız ve özlediğimiz şeylerden biri. Fakat biz her evin ‘Darûl Erkam’ olması gerektiğini bilen, her odanın mescid ve her ailenin cemaat olabileceğine inanan insanlarız. Bu düşünceyle umudumuzu koruyarak ve gayemizi unutmayarak devam ediyoruz hayata.

Küçük yaşta olsa da bunların farkında, kendi camisini yapabileceğinin inancında ve inandığını yaşamanın heyecanında bir çocuk Yahya Murad Hussain de. İngiltere’de Bradford İlköğretim Okulu’nda okuyor ve şu an 8 yaşında. İnce detayları ve süslemeleriyle tasarladığı camisi, bize tebessüm olacak nitelikte. Camileri huzurlu bulduğunu söyleyen Yahya, pandemi sebebiyle şehrindeki camilerin kapanmasından sonra evde kendi camisini inşa etmeye karar veriyor ve bakın neler yapıyor.

Kıblegâh Evler

Camilerin kapanmasına üzülen Yahya, çözümü yeni alınan masanın paketinden kalan kartonlarda buluyor. Bu kartonlarla cami yapmak istediğini ailesine söylediğinde, yardım edebileceklerini söylüyorlar ve böylece hazırlıklar başlıyor.

Yahya hiçbir ayrıntıyı atlamadığı camisinin tasarımında, İslam sanatının geleneği olan geometrik desenlere yer veriyor ve bazı parçaların boyasının kuruması için bir hafta beklediğini de ekliyor. Camilerde bolca gördüğü vitray pencerelerden yapıyor kendi camisine de. Duvarlarını süslüyor, minaresini hazırlıyor, renkli küçük fenerlerle de ışıklandırıyor. Ayrıca camiyi hazırlarken en çok zevk aldığı kısım sorulduğunda, bunun yeşil kubbeyi boyamak olduğunu söylüyor.

Caminin dışındaki birçok detay gibi içini de doldurmayı unutmuyor Yahya. Kitapları, oyuncakları, anlamlı sözler yazıp topladığı kutusu, cam kenarındaki enstrümanı ve duvara yapıştırdığı kartlarıyla camisi onu heyecanlandıran bir yer oluyor.

Burada ibadetten sonra farklı şeyler de yaptığını söyleyen Yahya, kitap okumayı sevdiğinden ve şu an okuduğu Nasreddin Hoca kitabını komik bulduğundan bahsediyor. Ayrıca camide vakit geçirmeyi en sevdiği vaktin gece olduğunu, renkli ışıklar yandığında burada namaz kılmanın daha güzel olduğunu söylüyor.

Ailesi de Yahya’nın arkadaşlarıyla görüşemediği bu dönemde sıkılmak yerine güzel bir uğraş bulduğunu ve bunu hayata geçirmesinin onları mutlu ettiğini belirtiyor.

Yahya’nın başka bir şey yerine cami tasarlamayı seçmesi ve camileri çok özlediğini dile getirmesiyle birçok şeyin bilincinde bir çocuk olduğu anlaşılıyor. Ona inancı hakkında düşündükleri sorulduğunda da,

“İnancım dünyayı anlamama yardımcı oluyor. Kendimi güvende ve mutlu hissetmemi sağlıyor.

Sanırım inancım olmasaydı farklı bir insan olurdum.”

diyerek, bir çocuk bakışıyla umudumuzu yeşertmeyi başarıyor.

Diğer Güzel Haberler 

Başiskele’de görev yapan bir imam, cami bahçesinde düzenlediği etkinliklerle çocukların
yaz Kur’an kursuna katılım sayısını oldukça artırdı. Oyun gruplarından tiyatro gösterimine,
patlamış mısırdan yöresel oyunlara her hafta düzenlenen çeşitli etkinlikleri duyan çocuklar
adeta camiye akın ediyor. Okumak İçin Tıklayın 

Malezya’nın Kelantan bölgesinde bir camii, mübarek Ramazan ayı boyunca camiye
cemaate devam eden çocuklara bisiklet sözü verdi. Böylelikle, zamanla çocuklarda namaz
bilincinin oluşması hedefleniyor! Okumak İçin Tıklayın 

Sydney’ deki Müslüman aileler çocuklarının bugüne kadar aşılamayan sınırları aşmalarının
ve çok yüksek derecelere sahip olmalarının sevincini yaşıyorlar. Mezuniyet notları çok
yüksek olan bu lise öğrencileri, Avusturalya’nın en itibarlı üniversiteleri tarafından kayıt
teklifleri alıyorlar. Okumak İçin Tıklayın

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz