Gazze’nin Dünyaya Açılan Penceresi: Edward Said Halk Kütüphanesi

102

Kütüphanelerin, kitapların herkes için farklı olan bir anlamı, bir sırrı vardır mutlaka. Bir kitap bizi görünenin ötesine alır götürür, zihin dünyamızda sayısız pencere açar. Bu pencereden bir kez seyir eyledik mi uçsuz bucaksız bir özgürlüğün tadını hissederiz. Ele ve dile vurulan hiçbir kelepçe bu özgürlüğe bir sınır çizemez. Haberimizin kahramanı Abu Toha da bizlere Gazze için böyle bir pencere açıyor.

Kütüphaneler genellikle sınırsız bilginin kaynağı ya da akademinin merkezi olarak düşünülürken 24 yaşındaki Gazzeli Mossab Abu Toha için kütüphanenin anlamı çok daha farklı. Onun için bir kütüphane sığınak demek. Kitaplar ise kuşatma altındaki Gazze’de yaşadığı travmadan bir kaçış. Kitapların dışındaki dünya açık bir cezaevi gibi ve burada özgürlüğe ulaşmak oldukça zor. Bu durum Gazze’nin ilk İngilizce kütüphanesini kurması için Abu Toha’ya vesile olmuş.

Abu Toha, Gazze’nin işgal altında daha da kötüye gitmemesi için kütüphanelere ihtiyacı olduğunu düşünerek Gazze’nin ilk İngilizce kütüphanesini kurmuş. Peki neden İngilizce bir kütüphane sorusu geliyor akıllara. Sorunun cevabını Abu Toha Al-Jazeera’ya şöyle açıklıyor:

“Ne zaman kütüphaneye ya da bir kitabevine gitsem nadiren İngilizce kitap görüyorum. Özellikle Edward Said, Noam Chomsky’nin kitapları. Bu düşünürler eserlerini İngilizce yazıyor.”

Bu düşüncelerle yola çıkan ve Gazze İslam Üniversitesi İngiliz Edebiyatı mezunu olan Abu Toha; Tolstoy, Dostoyevski, Chekhov, Chomsky ve Said’e ait eserlerin çoğunu yalayıp yutmuş.

Edward Said Halk Kütüphanesi

Temmuz ayında kurulan “Gazze İçin Kütüphane ve Kitabevi” adlı Facebook sayfası açıldığından beri Abu Toha içlerinde Amerikalı ve Avrupalı bağışçıların da göndermiş olduğu 200’den fazla kitap toplamış. Ayrıca 2000 dolar da bağış yapılmış. Abu Toha bağışçıları yeni ya da ikinci el fark etmeksizin özellikle İngilizce kitap göndermeleri konusunda teşvik ediyor. Bu girişim toplumdan ve Noam Chomsky gibi düşünürlerden de olumlu bir geri dönüş almış. Al Jazeera’nın raporuna göre Chomsky “Bu harika bir fikir” diyerek bu girişime destek vermiş, hatta yazar kendi kitaplarının bazılarını da bağış olarak Abu Toha’ya göndermiş: “Birkaç kitap gönderdim, şimdi de diğerlerini topluyorum.”

Kaynak: Al-Jazeera

Kafes içindeki Gazze’ye bir pencere açmak için projeye tüm dünyadan kitap yağıyor. Ancak söz konusu Gazze olunca ne yazık ki politik engeller de çıkıyor. Politikacılar okuma sahasına bile sızarak kitapların Gazze’ye girişini engellemeye çalışıyorlar. O yüzden Abu Toha’nın bu girişimi çok özel bir girişim.

Üniversitenin kütüphane yöneticisi Mamdouh Firwana, “10 yıldır Kahire’ye gidiyorduk kitap almak için ancak güvenlik sorunu ve Hamas ile Mısır arasındaki kötü ilişkiler yüzünden son beş yıldır gidemiyoruz” diyor. Ayrıca sık sık yaşanan elektrik kesintileri nedeniyle elektronik kitaplar da güvenilir değil.

İsrail, Gazze için posta servisini geçen haziran ayından aralık ayına kadar durdurmuştu. Posta servisi şimdi tekrar çalışıyor. Uzun bir bekleme sürecinin sonunda gönderilen kitaplar nihayet Gazze, Beit Lahia’daki adrese ulaştı. Yoldaki tüm bu engellemelere rağmen Abu Toha ve arkadaşları hedeflerini gerçekleştirme konusunda oldukça kararlılar. Onlar bu sığınak içinde zihinsel bir özgürlük alanı inşa etmek istiyorlar. Abu Toha için özgürlük şu cümlelerde anlam kazanıyor:

“Özgürlük zihinsel bir mesele, kitaplarla kendini sınırları olmayan bir dünyaya bırakırsın. Eğer özgür olmayı seçersem, yazarak ve konuşarak özgür olabilirim.”

Diğer Güzel Haberler

Hollanda’da bir grup gönüllü, Çin’in, Sincan Uygur özerk bölgesindeki insan hakları ihlallerini dünyaya duyurmak ve 10 aydır Amsterdam’da tek başına gösteri yapan Uygur Türkü Abdurehim Gheni’ye destek olmak için artık Hollanda ile özdeşleşmiş bir yol seçtiler ve 80 kilometrelik bir bisiklet turu düzenlediler. Okumak İçin Tıklayın

Hidayetin kime, nasıl ve nerede geleceği hiç belli olmuyor. Hollanda’da İslam’ı yasaklamak gibi önerilerde bulunan Joram van Klaveren, İslam karşıtı bir kitap yazmaya karar verdi. Bu dönemde yaptığı araştırmalar vesilesiyle İslam ile şereflendi. Okumak İçin Tıklayın

Hikayesi, çaba ve gayretiyle Müslüman olan ve olmayan birçok kişiye ilham oldu. Öyle ki ateist bir yazar bile “Senin hikayeni okuduktan sonra umuyorum ki Tanrı vardır ve seni ödüllendirir.” demekten kendini alamadı. Okumak İçin Tıklayın

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz