Gitarını Tebliğ Aracı Olarak Kullanıyor: Cihadyar Mert

Günümüzde birçok fikir ve görüş dijital ortamlardan, televizyonlardan, sosyal medyalardan veyahut müzik, animasyon, sinema gibi sanatın türlü dallarından bilinçlerimize nakşediliyor. Böyle söylememin sebebi ne yazık ki bu fikirlerin çoğu zaman batıl fikirlerden oluşması.

Müslümanlar olarak sinemayı, müziği ve dahi elimizde bulundurduğumuz hiçbir mecrayı gereği gibi lehimize çeviremiyoruz. Elbette ki istisnalarımız yok değil. Bugün böyle güzel bir örneği siz değerli okuyucularımıza sunmuş olacağız. Kimden mi bahsediyorum? Gitarını ve müziğini bir tebliğ aracı kullanan Cihadyar Mert kardeşimizden. Arkadaşlarıyla beraber yaptığı çalışmalar ve müzikle olan yolculuğu için mikrofonumuzu bu kez kendisine çevirdik.

Bize biraz kendinden bahseder misin?

Ben Cihadyar Mert. Edirneliyim. Üsküdar Hakkı Demir Anadolu İmam Hatip Lisesi Musîki projesinde 11. sınıf öğrencisiyim. Müzik alanında ilerliyor, çalışmalar yapmaya gayret ediyorum. Yaklaşık 8 senedir gitar ile ilgileniyorum.

Müziğe olan merakın ne zaman başladı?

Küçük yaşlarımdan itibaren İslami ezgiler ve marşlarla büyüdüm. Bende apayrı bir hevesti. Bunu fark eden ailem de beni desteklemek için 3-4 yaşlarımda bana minik bir ukulele almıştı. O zamanlar benim için o bir taklit aracı ve oyuncaktı tabii. Daha sonra bana gerçek bir gitar aldılar ve kursa başladım. Tabii bazen soğuma dönemleri oldu, bırakıp geri başladığım çok oldu ama 4 senedir ciddi olarak çalışıyor ve icra ediyorum.

Yılları aşan bir tartışma konusu olarak sanat sence ne için olmalıdır?

Derler ki; “Müzik kalbin edebiyatıdır, kelimeler bittiğinde nağmeler yer bulur kendine gönüllerde.” Öyle parçalar vardır ki, yaşanmışlıkları, hatırda kalan güzel anları, ödenmiş nice bedeli ve en önemlisi de davayı anlatır nağmeler. Benim davam Hak dava ise, bunu hem yüreklerde hem de hatırlarda tüm varlığıyla hissettirmektir görevim. Henüz profesyonel bir müzisyen değilim, daha yolun başındayız. Lakin sanatımı sadece sanat için yapmam, beni bencil bir sanatçı yapar. Sanat toplumu bilinçlendirir. Sanatı icra ederken yalnız kendimize değil, muhatabımız olan topluma da yaşatır ve gönüllerine nakşederiz.

Müziği sence bir tebliğ aracı olarak kullanabilir miyiz?

Örnek verecek olursak; müzikte enstrüman, sinemada kamera, gazetede kalem, genelimizde kültürümüzü oluşturan tüm etmenler… Bunlar toplumun temelini oluşturan, toplumu toplum yapan yapı taşları diyebiliriz. Ve en ufak taşı yerinden oynatırsak her şey yıkılır gider. Kültürümüzü, müziğimizi, tarihimizi lekeler. Ve bu da bir çeşit silahtır benim gözümde. Ezgilerimizde kullanılan kaliteli ve manalı sadece bir cümle ile bile kim bilir kaç kişi derinden etkileniyor ve hidayet buluyor? Ben de gitarımı tebliğ aracı olarak görüyorum.

Yakın zamanda ‘La Galibe İllallah’ isimli parçan yayınlandı malum. Bu parçayı hazırlarken neyi amaçladın ve hazırlama süreci nasıl gelişti?

Lâ Gâlibe İllallah isimli parçamı hazırlamadan önce 28 Şubat postmodern darbesini, başörtüsü zulümlerini, haksız yere yıllarca ceza yiyen mahkumları anlatan bir ezgi yoktu. Böylesine kara bir lekeyi, üzerimizde tesirini bırakan nice zulmü, birisi sanatı ile insanlara nakşetmeli diye düşündüm. O dönemde ailemin de birçok yaşanmışlığı olduğundan, sanatımı bu konuda icra etmeye çalıştım. Bu proje uzun zamandır aklımda vardı. Büyüklerime de danışarak Bismillah dedim. Yaklaşık bir ay içinde hem sözlerini yazmış, hem de müziğini bestelemiştim. Daha sonrasında stüdyo kayıtları başladı. Klip ve montajlama kısmından da geçirip sizlerin takdirine sunduk.

Ülkemizde birçok usta ezgi sanatçımız var. Bu sektörü ne düzeyde görüyorsun? Sence yapılanlar yeterli mi?

Ben birçok ezgi sanatçısının ezgileri ile büyüdüm. Bazıları benim ilham kaynağım bile oldu. Onlar o parçaları çıkarırken Müslümanlar zor dönemlerden geçiyordu. Yaptıkları eserlerde yaşanmışlığın izleri vardı ve bunlar dinleyenin gönlünde apayrı yerler ediniyordu. Ama maalesef maneviyattan yoksun, ne kafiye ne mana bakımından yeterli olmayan birkaç cümleyi alt alta sıralayıp, üstüne de bir melodi uyduran sanatçı sayısı da hayli fazla. Herkesin ortaya koyduğu işe saygım sonsuz, küçümsemek benim haddim değil. Ama yaptıkları iş de bizim amacımız değil. Beste yaptım, söz yazdım demek için yapmıyoruz eserlerimizi ve bu şekil ilerleyenlere karşı da duruşumuz nettir. Yeni bir nesil geliyor. Genç, dinamik ve gayretli bir nesil geliyor, geliyoruz. Sanatımızı yeterli hale getirene, mesajımızı tüm dünya mazlumlarına ulaştırana dek çalışacağız.

Son olarak Bi’ Dünya Haber okuyucularına neler söylemek istersin?

Tüm Müslümanların ve mazlumların sesini en doğru şekilde, kaliteli içeriklerle okuyucularına ulaştıran bir haber sitesinden başka ne istenir ki? İnşallah daha çok insan bu oluşumdan istifade eder.

Bizler de Bi’ Dünya Haber ekibi olarak Cihadyar kardeşimize sorularımızı cevaplandırdığından ötürü teşekkür ediyor, gitarıyla ve müziğiyle tebliğ yaptığı nice albümleri olmasını diliyoruz.

Diğer Güzel Haberler 

Hakikate ve doğru olana temayülün fıtrattan olduğu söylenir. Dünya üzerinde İslam aleyhine yapılan bunca propagandaya rağmen aklının ve kalbinin sağduyusunu takip ederek İslam’a koşanlar da bunun kanıtı olsa gerek. Okumak İçin Tıklayın

Çevremizden sıkça duyduğumuz bir sözdür: “Bizden Bir Şey Olmaz” sözü. Bugün bu sözü boşa çıkaracak bir başarıdan bahsedeceğiz. Hayırlı işlerde koşan ve yarışan insanların var olduğunu bilmek gerçekten umut verici. Okumak İçin Tıklayın

Hollanda’da bir grup gönüllü, Çin’in, Sincan Uygur özerk bölgesindeki insan hakları ihlallerini dünyaya duyurmak ve 10 aydır Amsterdam’da tek başına gösteri yapan Uygur Türkü Abdurehim Gheni’ye destek olmak için artık Hollanda ile özdeşleşmiş bir yol seçtiler ve 80 kilometrelik bir bisiklet turu düzenlediler. Okumak İçin Tıklayın

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz