Hiç Kimseden Böyle Güzel Muamele Görmedim (Rosie’nin Gezileri)

Tarih kitaplarını biraz karıştırdığımızda hemen görürüz ki bugün medyada yansıtılan nefret ve terör olayları bir yana, hoşgörü ile temayüz eden bir islam dünyası vardır. Camiler ve kiliselerin yan yana olduğu nice mahalle vardır mesela. Ve yine gelenleri din dil ırk ayırmadan Allah’ın misafiri kabul eden Müslüman bir toplum.

Her ne kadar tarih kitaplarına atıf yapmış olsak da bugün de bu hoşgörünün örneklerini görmemiz mümkün. Bu hakikati Müslüman olmayan biri dile getirdiğinde ise çok daha anlamlı oluyor. Rosie Gabriella ile tanıştıralım sizi.

“Yalnız seyyah” diye kendisini tanımlayan Kanadalı Rosie Gabriella, 2018 yılında Umman boyunca yapacağı yolculuğuna başladı. Dünya’nın çevresini motorsikletle gezen Rosie, son zamanlarda nüfusun çoğunu Müslümanların oluşturduğu ülkeleri ziyaret ediyor ve zamanının çoğunu burada geçiriyor.

Rosie yalnız seyahat etmeye 17 yıl önce başladı, yine de onun için ziyaret etmediği ülkelerde hala öğrenilecek çok şey var. Pakistan ve Umman’a yaptığı seyahat tecrübesi hayatını çok farklı bir yönde değiştirdi. İnsanlara ilham vermeyi ve Batı’nın Doğu hakkındaki görüşünü değiştirmeyi umarak hikayelerini sosyal medyada paylaşan Rosie, insanların dünyayı batı medyasının yanlı bakışıyla değil de gerçekte her ne oluyorsa o şekilde  görmelerini istiyor.

Umman’a yaptığı seyahatin hayatını değiştiren bir deneyim olduğunu söyleyen Rosie insanların ön yargıları kırmak için şunları söylüyor: “ İnsanlar bana sıkça yalnız seyahat etmekten korkmuyor musun diye sorar. Özellikle de Müslüman bir ülkeye seyahat ederken. Bunun nedeni ise medyanın negatif yönlendirmeleri, insanların korkuyla şekillenmiş zihinleri ve Amerika’daki ‘Müslüman yasağı’.

Şunu söylemeliyim ki, daha önce hiçbir yerde bu kadar güzel bir muamele görmemiştim. Beni ağlatan şey ise bu insanların saflıkları ve kibarlıkları oldu. 

Evimde Gibi Hissettim

Dahası, memleketinden 11.000 km uzakta olmasına rağmen, Umman’dayken evindeymiş gibi hissettiğini söylüyor.

“Motosiklet süren yalnız bir kadın olduğum için insanlar benim arkamı kollamak istedi. Nereye gitsem, evlere davet edildim, benim için bir sürü yemek pişirildi benimle kendi ailelerinden biriymişim gibi ilgilendiler. Bir kere bile olsun ne giydiğim şeylerle yargılandım, ne kadın olduğum için küçük görüldüm, ne dinim sorgulandı ne de herhangi bir şekilde tehdit edilmiş hissettim. ”

“Bana davranışları insanların insana yardım etmesinden başka bir şey değildi. Buna insanlık denir. Sevgi denir. Tüm dünya Müslümanlardan bir şeyler öğrenebilir ve insanların Müslümanlara karşı oluşturduğu yanlış kanıdan ötürü kırgın ve etkilenmiş hissediyorum. Batı’daki insanlar yargılama konusunda hızlılar, korku ile hareket ediyorlar ve şunu rahatlıkla diyebilirim ki ziyaret ettiğim yerdeki insanlar onlara göre daha açık fikirliler. ”

Medyanın müslümanlarla ilgili sıklıkla gösterdiği şeylere şunları koyabiliriz: Kadınlara kötü davranıyorlar, teröristler, eğer Müslümanların yaşadığı ülkelere gidersen öldürülebilirsin, çok tehlikeliler ve dahası… Rosie’nin bir sonraki varış yeri olarak seçtiği Pakistan hakkında duyduğu tiplemeler bunlardan ibaretti. Solo seyahatine Pakistan’da devam etmeye devam etmeye karar verdiğinde, oraya gitmemesi üzerine çokça uyarı aldı. Fakat onun Pakistan’daki tecrübeleri, seyahat etmeyenlerin size söylediklerine inanmamak için önemli bir kanıt oluşturuyor.

Rosie için seyahat etmek, seyahat ettiği yerin kültürünü mümkün olduğunca öğrenmek demektir. Sadece dili anlamanın bile yeterince büyük bir bağ kurmayı sağlayabileceğini düşünen Rosie Gabriella, seyahat etmeyi sevenlere şu mesajı veriyor:

“İşler başka ülkelerde tamamen farklı yürüyor ve başka düşüncelere karşı anlayışlı ve saygılı olmalısınız. Farklı olması ‘yanlış’ olduğu manasına gelmez. Saygılı olmalısınız ve uyum sağlamaya çalışmalısınız. Seyahat etmenin ve başka kültürleri keşfetmenin güzel yanı ise öğrenmek, ilham almak, başka yollara karşı zarif, kabullenici ve hoşgörülü olmak. ”

Pakistan’daki yerliler Rosie’nin Müslüman olup olmadığını merak ettiler ve onun İslam’ın barış ve sevgi olduğunu ve olduğu gibi kabul gördüğünü bilmesini istediler. Rosie’nin cevabı ise her seferinde şu oldu:

“Elim kalbimde bir parmağımı göğe tutup, ‘Aik Allah(Tek Allah) ‘, dedim. 

Diğer Güzel Haberler

10 yıllık planlamanın ardından Birleşik Krallığın ilk “Yeşil Camii” 24 Nisan çarşamba günü açıldı. Caminin İngiltere’nin 21 yüzyıldaki kültürel köprüsü olacağı söyleniyor. Okumak İçin Tıklayın

Bir grup genç Müslüman 10 Avrupa ülkesinde sokak sokak gül dağıttı. Temel İslami konular hakkında yoldan gelip  geçenlere bilgi vermek için de etkinlik standları kurdular. Okumak İçin Tıklayın

Lena Khan, tesettürlü bir yönetmen ve senaryo yazarı. Amerikan film endüstrisinin en önemli noktası olan Hollywood’da her yürüyüşünde güler yüzüyle ve başarılarıyla dikkatleri üzerine toplamayı başarıyor. Okumak İçin Tıklayın

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz