İnsani Hayat Derneği ile Röportaj

0
147

Çağımızın en büyük sorunlarından suç ve bağımlılıklarla mücadelede önleyici çalışmalar yürütmeyi misyon edinen İnsani Hayat Derneği kurucusu Yunus Çetinkol ile derneğin  birbirinden önemli faaliyet sahaları ve toplumsal sorumluluk noktasında yapılması gerekenler üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. 

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Yunus ÇETİNKOL, İstanbul Fatih’te doğdum. Uluslararası İlişkiler mezunuyum. Evli ve üç çocuk babasıyım. İnsani Hayat Derneğinde başkanlık görevini sürdürmekteyim. Ticaretle uğraşmaktayım.

İnsani Hayat Derneği nasıl ortaya çıktı?

Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir grup bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.(Ali İmran 104) ayetinin bizlere büyük bir sorumluluk yüklediğini düşünerek 2016 yılında tanışıklığı ilkokul yıllarında başlayan on arkadaşımız ile bir kahvehanede suç ve bağımlılıklarla mücadelede önleyici çalışmalar yapmak üzere dernek kurmaya karar vermiştik. Bizi böyle bir düşünceye iten en önemli unsur yaşadığımız bölgede gençlerin günden güne artarak bağımlılık ve suç bataklığına düştüklerine yakinen şahit olmamızdı. Bir şeyler yapılmalı diye düşündük ve bismillah dedik. Ve İnsani Hayat Derneği kurulmuş oldu.

Neden böyle bir isim tercih ettiniz?

Aslında dernek ilk kurulduğunda ismimiz başkaydı. Lakin ilerleyen dönemlerde ilgilendiğimiz bireylerin bir çoğu insanca bir hayat yaşamak istediklerini sürekli dile getirince karar vermiş ve ismimizi İnsani Hayat Derneği olarak değiştirmiştik. Çünkü insanca bir hayat herkesin hakkıydı. Ve bu hakkın savunulması, hakkın mücadelesinin verilmesi gerekiyordu.

Hangi alanlarda çalışmalar yürütüyorsunuz?

Derneğimiz suç ve bağımlılıklarla mücadelede önleyici çalışmalar yapmayı misyon edinmiştir. Bu mücadelede ki çalışmalar kişiden kişiye, kültürden eğitim düzeyine, ekonomiden aile yapısına göre değişiklik arz etmektedir. Üst başlıklar halinde sıralamak gerekirse;

  • Gençlik Çalışmaları
  • Sosyal Yardım Çalışmaları
  • Sağlık Çalışmaları
  • Eğitim Çalışmaları
  • Bilinçlendirme Çalışmaları
  • Ayrıntılara sosyal medya ve web sitemizden ulaşılabilir.

Bu süreç size neler öğretti? Dernek ve bağımlılar ile tedavi sürecinde yaşadığıklarınızdan bahseder misiniz?

Sürecin en önemli öğretisini iki cümleyle aktarmak istiyorum.

  1. Hiçbir anne suçlu doğurmaz, hiçbir çocuk suçlu doğmaz.
  2. Suçu toplum hazırlar, suçlu işler.

Demem o ki toplumsal olarak toplumsal sorunlardan sorumluyuz. En başından gereken tedbir, önlem alınmaz ise toplum zararı yine bizatihi kendi içinden çıkanlardan görecektir.

Bir de kitap yazdınız. Bu kitap nasıl ortaya çıktı ve neyi anlatıyor?

Boşluk isimli kitabı yıllardır dinlediğim, şahit olduğum hikayelerin ortak payesinden yola çıkarak yazdım. Sorumluluklarımızı yerine getiremediğimizde ortaya çıkan yıkımların anlatıldığı, toplum ve sistem sorununu hükümlü veya suçlu bireylerin kendi hikayeleriyle buluşturduğum deneme tarzında bir roman oldu. Suçlu bireyleri yargılamak elbette olması gerekendir. Peki ya suça zemin hazırlayan bizleri kim yargılayacak? İşte kitap tam da bu soruya cevap niteliğinde diyebilirim.

Toplumda suç ve madde bağımlılığı ile mücadele için bizlere düşen görevler nelerdir?

Öncelikle bilinçlenmek gerekmektedir. Ben merkezli olmaktan çıkmak, toplumsal sorunları dert ederek bu sorunlara çözümler aramak birincil görevimizdir. Toplumu oluşturan ailedir. Aile güçlü olursa toplum güçlü olur ve böylelikle yaşadığımız devlet güçlü olur. Ama aile zayıf ve yıkılmışsa toplum ifsat olmaktan kurtulamayacaktır. Aile kavramını güçlendirmek, komşuluk ve akrabalık haklarını gözetmek, mahallene ve okuluna sahip çıkmak, insani ilişkileri güçlendirmek çok önemlidir. Yargılamadan önce dinlemek ve yardım etmek birinci vazifemiz olmalıdır. Velhasıl insani değerleri korumakla başlayabiliriz.

Bi’Dünya Haber okurlarına son olarak neler söylemek istersiniz?

Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir grup bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir. Ayeti tüm sorunları giderecek basit ve bir o kadar zorlu formüldür. Yaratıcı bizlere saadet döneminde ki gibi nasıl yaşanılacağının formülünü vermiştir. Bizlere düşen bu formülü namaz, oruç gibi olmazsa olmaz farz ibadet gibi gerçekleştirmek olmalıdır. İyilik iyileştirir, iyilik korur ve iyilik kurtuluşa eriştirir. Unutmayalım ki yargılamadan önce yardım etmek bizlerin birincil görevidir.

Selam, dua ve saygılarımı sunarım.

Önceki İçerikHac Planlarından Vazgeçip Evsizler için Arazi Bağışladılar
Sonraki İçerikDünyada Osmanlı İzleri: Arnavutluk

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz