İslam Şehirleri: Kurtuba

0
262
İşlemeli Duvar

Kurtuba günümüz İspanya sınırları içerisinde, ülkenin güney bölgesinde bulunur ve şuan Córdoba ismi ile anılmaktadır. . Kurtuba olduğu zamanlardan, Endülüs Emevileri döneminden kalan mimari eserler, ziyaret eden herkesin ilgisini çekmektedir; fakat yalnızca geçmişte şehirde yaşananları öğrendikten sonra tüm bu tarihi kalıntılar zihinlerde daha anlamlı bir hal alır. Binaenaleyh, gelin İslam Şehirleri serimize Kurtuba ile devam edelim.

Kurtuba İsmi Nereden Geliyor?

Kurtuba isminin nereden geldiği, kesin olmayan bir tahmine göre şöyledir: Sonundaki ‘-uba’ eki güney şehrine atıfta bulunmaktadır, kelime ise Guadalquivir’in şehri anlamında olabilir denilmiştir.

Fetih Öncesi Kurtuba

Romalılar döneminden günümüze ulaşan köprü, cami ve katedralin bir arada olduğu şehir manzarası

Kurtuba’da yapılan arkeolojik kazılar sonucunda elde edilen kalıntılar ile şehirde yıllar öncesinden süregelen bir yaşam olduğu anlaşılmıştır. Şehrin sahip olduğu verimli topraklar ve güneyinde yer alan Guadalquivir Nehri, bu bölgeyi insan yaşamına uygun bir hale getirmektedir. Şehir MÖ. 2. yüzyılda Romalı Claudius Marcellus tarafından alınıp yeniden şekillendirilmiştir, bu dönemde yapılan köprü ve Roma Tapınağı’nın kalıntıları günümüzde varlığını sürdürmektedir. Romalılardan sonra Vizigotların idaresi altında bulunan Kurtuba, 8. yüzyılın ilk çeyreğinde Tarık bin Ziyad tarafından Endülüs’ün fethi ile alınmıştır.

Endülüs Emevi Devleti

Emevi Hanedanlığı’nın yıkılması ve yerine Abbasilerin gelmesi üzerine Halife Hişam’ın torunu olan Abdurrahman, Kuzey Afrika üzerinden Endülüs bölgesine gelmiş; burada çeşitli isyanlar ortaya çıksa dahi bunları başarı ile bastırmış ve Kurtuba’ya yerleşerek Endülüs Emevi Devleti’ni kurmuştur. Siyasi gelişmeler devam ederken devlet teşkilatı geliştirilmiş ve Kurtuba şehrinde imar faaliyetleri başlatılmıştır. Şehirde bir saray yaptırılmış, bu saraya -Suriye’deki benzeri üzerine- Rusafe Sarayı adı verilmiştir. Geniş bir bahçesi bulunan Rusafe Sarayı, Guadalquivir Nehri kenarında kurulmuştur. Bununla birlikte Kurtuba Ulu Camii’nin de temelleri bu dönemde atılmıştır.

Kurtuba Ulu Cami

Yukarıda bahsedildiği gibi yapımı I. Abdurrahman tarafından başlatılan bu cami, 8. yüzyıl sonrasında yapılan eklemeler ile birlikte son şekline kavuşmuştur. Kurtuba Ulu Cami, zamanında şehirdeki herkesin toplanarak cuma namazının kıldığı bir ibadet merkezi olmak ile birlikte aynı zamanda içerisinde çeşitli derslerin verildiği bir ilim merkeziydi. Bu nedenlerden dolayı özel bir yere sahip olan bu caminin imamı, devlet başkanı tarafından ülkenin öne çıkan fakihleri arasından seçilmekteydi. Mimari açıdan içerisinde bulunan sütunlar ve kemerler ile büyüleyici, farklı süsleme tarzları açısından göz alıcıdır. Cami, aynı zamanda geniş bir bahçeye ve sayıca fazla ağaca da sahiplik etmektedir. 16. yüzyılda içerisine katedral binası inşa edilmiş olan bu tarihi eser günümüzde La Mezquita-Catedral de Córdoba (Cordoba’nın Cami ve Katedrali) olarak anılmakta, Hristiyan madebi olarak kullanılsa dahi isminde barındırdığı “cami” ile asıl yapılışı gayesini hatırlatmaktadır.

Kurtuba Ulu Cami içi 1

Medinetüzzehra Sarayı

Kurtuba şehrinde Emeviler’in yaptırmış olduğu, İslam mimarisinin önemli bir yansıması olan bu görkemli sarayın günümüze ulaşan kalıntıları, tarihe şahitlik imkanı sunar. Şehrin biraz dışarısında kalan bu yapı geniş bir alana konumlandırılmıştır ve içerisinde cami ile bahçe bölümlerini de barındırmakta; büyüleyici güzellikteki geniş bahçesinde, etrafında sıra sıra dizilmiş ağaçlar ile göz alıcı bir havuzu bulunmaktaydı. Zamanında sütunları, süslemeleri ve heykelleri ile de öne çıkan bu saray, yapılışından kısa bir süre sonra siyasi iç karışıklıkların etkisiyle tahrip edilerek unutulmaya yüz tutmuştur. Geçtiğimiz yüzyılda yapılan çalışmalar sonucunda dokuz yüzyıllık bu tarihi miras gün yüzüne çıkarılmış ve UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmıştır.

Kitaplar ve Kütüphaneler

10. yüzyılın başında tahta geçen III. Abdurrahman, saltanatı boyunca yürüttüğü faaliyet sonucu Kurtuba’yı altın çağına ulaştırmış ve Endülüs genelinde de halkın rehafını sağlamıştır. Ardından oğlu II. Hakem’in gelişi ile yapılan faaliyetler kültür ve medeniyet açısından öne çıkacaktır. Kitaplara ilgili olan II. Hakem saray kütüphanesini genişletme çalışmalarında bulunmuş, bunun için İslam coğrafyasındaki çeşitli vilayetlere görevliler göndererek kitapların getirilmesini sağlamıştır. Kurtuba’da yaklaşık 400.000 kitaba sahip kütüphaneyi kurmuş olduğu ve onun döneminde şehirde 70 tane halk kütüphanesinin bulunduğu kaynaklarda belirtilmektedir. II. Hakem’in eğitim için yapmış olduğu bir diğer katkı ise, fakir ve kimsesiz çocuklar için yaptırdığı ücretsiz okullardır. Kültürel açıdan gelişmelerin sağlanması ile Endülüs Medeniyeti, Avrupa çapında statü kazanmış ve bu, çevredeki ülkelere tesir edecek bir duruma yol açmıştır.

Kurtuba’nın Ulema Sınıfı

Kurtuba’da kütüphanelerin kurulması ve ilme verilen önemin doğrultusunda şehirde saygı duyulan bir grup olarak ulema sınıfı oluşmuştur. Şehre başka vilayetlerden birçok hoca ve öğrenci gelmiş, burayı adeta bir ilmin ve kültürün merkezi haline getirmiştir. Bu noktada tarih boyunca Endülüs asıllı bir çok alimin isminden söz edilmiş olması anlaşılır bir durumdur. Bu kimseler arasında İbn Meserre, İbn Hazm, İbn Rüşd, Abbas İbn Firnas gibi isimler bulunmaktadır. Kurtuba’ya gelen öğrencileri yanı sıra Kurtuba’dan Bağdat, Şam, Kufe gibi İslami ilim merkezlerine de öğrenciler gönderilmiş ve bu öğrenciler aldıkları eğitimi döndükleri zaman birer hoca olarak vermiştir.

Geçmişten Günümüze Kurtuba Şehir Unsurları

Endülüs Emevileri döneminde Kurtuba’da mimari eserler arttırılmış ve ilmi açıdan gelişmeler meydana gelmiştir. Bunun sonucunda şehir ahalisinin refahı sağlanmıştır. Yukarıda da bahsedilen, şehrin en önemli mimari eserlerinden olan Kurtuba Ulu Cami, göz alıcı Endülüs karakteristik süslemeleri ile şehrin sembolü olma niteliğini günümüzde de korumaktadır. Bununla birlikte zamanla âlimlerin uğrak noktası olan Kurtuba’da, hocaların öğretim verdiği mekteplerin ve öğrencilerin sayısı da yoğunluktaydı. Ayrıyeten Endülüs genelinde hatrı sayılır bir geçim kaynağı olan ticaretin bir kolu olan çarşılar şehirde kurulurdu, bu tür pazarlar halen şehirde kurulmaktadır. Günümüzde her yıl düzenlenen Feria de Los Patios ismindeki festival de şehrin ev sahipliği yaptığı turistik bir etkinliktir.

Kaynaklar

  1. Kılınç, Taha, Coğrafyamızı Adımlarken Hatırda Kalanlar, İstanbul 2019.
  2. Özdemir, Mehmet, Endülüs, Türkiye Diyanet Vakfı, Ankara 2017.
  3. islamansiklopedisi.org.tr/abdurrahman-i 
  4. islamansiklopedisi.org.tr/abdurrahman-iii 
  5. islamansiklopedisi.org.tr/hakem-ii 
  6. islamansiklopedisi.org.tr/kurtuba-ulucamii 
  7. 1001inventions.com

Görsel Kaynaklar

  1. Kurtuba Ulu Cami içi, commons.wikimedia.org
Önceki İçerikAmerika’lı Çiftin Donut, Kahve ve Sohbetle İslamofobi Mücadelesi
Sonraki İçerikBir Arayış Filmi: Çöl İşaretçileri

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz