Kâşif Çocuk Yayınları

0
403
Kaşif Çocuk Yayınları)

Kâşif Çocuk Yayınları İmtiyaz Sahibi Emrullah Köker ile çocuk yayınları üzerine kısa bir sohbet yaptık. Üç yıldır yayın hayatını sürdüren Kâşif Çocuk Yayınları’nın diğer kitaplardan farkı üzerinde durduk. Yayınevi çıkardığı kitaplarda özellikle bilime hizmet etmiş, önemli keşifler yapmış olan Müslüman bilim insanlarının tanınması konusunda farklı bir bakış açısı sunuyor.

Öncelikle sizi tanımak isteriz. Bize kendinizden bahsedebilir misiniz?

Kırıkkale doğumluyum. İlkokul, ortaokul ve liseyi doğduğum şehirde tamamladım. Lise sonrası üniversite eğitimi için Almanya’ya gittim. Dil öğrenme sürecinden sonra Freiburg Üniversitesi’nde Tarih ve Sosyoloji eğitimi aldım. 2015 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yaptım. 2019 yılında Kâşif Çocuk Yayınları’nı kurarak, en büyük hayalimiz olan bir neslin yetişmesine mütevazı bir katkı sunabilme adına risk almaya karar verdim.   

Piyasada çocuk kitapları yayımlayan birçok yayınevi var. Yayınevinizi diğerlerinden ayıran en belirgin özelliği nedir?  

Kâşif Çocuk Yayınları, 2019 yılında yayın hayatına başladı. Belirli bir konu, bir tema merkezinde çalışmalarımız sürmektedir. Çocuklar için birinci dereceden belirlediğimiz tema bilim insanlarımızdır. Öncü bilim insanlarımızın çocuk dimağında yer etmesi, onların etraflıca tanınması geleceğimizin de düşünce yapısını oluşturacaktır, diye düşünüyoruz. Kadim kültürümüzün temel taşlarından biri de medeniyetimizdeki bilime katkı sağlayan değerli insanlarımızdır. Bunların bugünkü nesil tarafından bilinmesi ve geleceğe aktarılması önemli ve değerli bir çalışmadır. Kanaatimce bizi diğer yayınevlerinden ayıran en belirgin özelliğimiz de budur.

Başka dillerde yayınlarınız da bulunuyor mu? 

Biz belirlediğimiz tema çerçevesinin dışına çıkmak istemiyoruz. Yayın prensibi olarak bunu baştan belirledik. Seri kitap olarak yayımlanmasına öncülük ettiğimiz Öncü Bilim İnsanları dizimizin ayrıca diğer bazı dillere çevrilmiş olması da bizi farklı kılan önemli bir niteliktir, diyebiliriz.  

Çocuk okurları etkilemek için özgün şeyler yapıyor musunuz?

Çocuk okurlarımızı etkileyebilme adına bazı çalışmalar yapıyoruz. Onların en çok etkilendiği bilim insanı ile kendisinin özel, özgün illüstrasyonlarını yapıyoruz, yani resimleştiriyoruz. Böylece okurumuzun kalbine daha çok dokunmamız neticesinde o bilim insanımızla bir özdeşim kuruyor. Bugün okullarımızın koridor duvarlarında bilim insanlarımızın portrelerini görüyoruz. O bilim insanlarımızı çocuklarımızın odalarına taşıyamadığımız takdirde mesajın tam yerine ulaşamayacağını, eksik kalacağını düşünüyoruz. Bundan dolayı da çocuklarımızla bilim insanlarımızı aynı karede buluşturuyoruz. Bu çalışma ile çocuklarımızın gönlüne dokunarak bilim insanlarımızı kendilerine rol modeli olarak almalarını sağlamak istiyoruz.

Kitabı okuyan çocuklarda ne gibi değişimler olacağını düşünüyorsunuz?

Çocuklarda keşif ve merak duygusunu arttırmayı hedefliyoruz. Tarihimizde yer alan çok değerli bilim öncülerimizi tanıması ve nelerin keşfinde yahut icadında bulunduğunu bilmesi çocuklarımıza önemli bir düşünce zenginliği katmaktadır. “Öncü Bilim İnsanları”ndan ilhamla çocuklarımızın bugün hayal dünyalarının gelişiyor olduğunu okur dönüşlerinden görmek bizi çok mutlu ediyor. Çocuk ve ilk gençlik okurlarımız şunu rahatlıkla söylemektedirler: “Okuma kültürümün gelişmesinin yanı sıra ben de bilimsel çalışmalar konusunda bir şeyler yapabilirim. Teknik gelişmemize ve medeniyetimize ben de katkı sağlayabilirim. Çünkü rol model bilim öncüsü insanlarımız gibi çalışmayı ve değer üretmeyi kendime bir ödev sayabilirim.”

Yapmış olduğunuz çalışmalar geleceğin mucitlerine bir nevi model mi oluşturuyor?

Okuma kültürünün de zenginleşmesi neticesinde bilimsel ilerleme ve teknik kalkınmanın gerekliliğine çocuklarımızın inancı artıyor. Bilimsel ve teknik ilerlemenin insanlığın faydasına olması gerektiği inancını da arttıran bir etkiye sahiptir kitaplarımız. Yine çocuk ve ilk gençlik okurlarımızın dönüşlerinden edindiğimiz bilgilerden birini hemen paylaşabiliriz mesela. Fuat Sezgin hocamızın hayatını okuyan bir çocuğumuz “Ben de Fuat Sezgin hocamız gibi olmak istiyorum.” diyor. Bu büyük bir rol model sunma eylemidir.  

Hiç araştırma var mı acaba? Avrupa’da kendi tarihini, kendi bilim adamlarını öne çıkartan bu tür yayınlar var mı? Oradaki gençler, çocuklar bilim tarihlerini de bu şekilde öğreniyorlar sanırım. Biz biraz geç mi kaldık? 

Avrupa’da benzer çalışmalar elbette yapılıyor. Fakat rahmetli Prof. Dr. Fuat Sezgin hocamızın ifadesiyle söylememiz gerekirse; “Batı bilimsel ilerleme anlamında Doğu’yu her zaman görmezden gelerek Doğu’daki büyük bilim mirasını, yani bizim mirasımızı yok saymıştır.” Yitik hazinemizin ortaya çıkartılması konusunda mütevazı bir katkıda bulunmak istedik, istiyoruz. Amacımızın daha iyi anlaşılması için, yine Prof. Dr. Fuat Sezgin’in ifadesini burada aynen kullanmak istiyorum: “Müslümanlarda bir aşağılık duygusu var, Avrupa Medeniyetini yanlış tanıma var, oradaki yerini bilmeme var. Bu durumu tasfiye etmiş olacağız. Müslümanların içinden, daha ziyade benim milletimin içerisinden birçok yaratıcı insanın çıkmış olmasını sağlayacaktır bu çalışmalar.”

İşte henüz çocuk yaştaki okurumuz için bunu sağlayabilirsek ne mutlu bize.   

Anne babalara düşen görevler nelerdir? Yani bu kitabı aldık, çocuğa verdik, iş bitti mi? Onları ne gibi görevler bekliyor? Kitabı alıp vermekle iş bitmiyor sanırım.

Çocuk okurun okuma yazma bilmesi yahut bilmemesi durumları, hiç fark etmez, her zaman okuma eylemlerinin ebeveynle yapılması belli bir yaşa kadar ciddi katkı sağlamaktadır. Size bir okur adayımız ile annesi arasında geçen bir diyaloğu anlatmak istiyorum. Anne, çocuğuna yayınevimizin Öncü Bilim İnsanları serisinden çıkmış olan İbn-i Heysem kitabını okuyor. Çocuğumuz dört yaşında. Anne, çocuğa kitabı okuyor ve akabinde çocuğumuzun anneye bazı soruları oluyor. Çocuk, annesine bu kitaptan esinlenerek “Baraj nedir? ” sorusunu soruyor. Bu çocuğumuzun ilgili olduğu ve kendisine okunan kitapta bir odak noktası tespit ettiği buradan anlaşılmaktadır. Tabii anne, çocuğun kitaptan etkilenmesini önemli görüyor ve bu durumdan kendisi de çok etkileniyor. Annesi çocuğuna anlayabileceği bir dilde barajın ne olduğunu, nasıl yapıldığını, mühendisliğin baraj yapımındaki önemini vs. dili döndüğünce anlatmaya çalışıyor. Böylece anne babalar da çocuğu ile aktif bir okuma etkinliği gerçekleştirmiş oluyor.

Buna benzer verebileceğiniz başka geri dönüşler oldu mu hiç?

Buna benzer çok güzel dönüşler oluyor. Konya’da öğretmenlik yapan bir hocamız bizim kitapları arkadaşının çocuğuna doğum gününde hediye etmişti. Çocuk çok severek okumuş. Geçenlerde bir Avrupa ülkesinin vatandaşı çocuklara dünyadaki bütün bilim insanlarının Batıdan çıktığını anlatmış. İşte Öncü Bilim İnsanları serimizi okuyan bir çocuk “Bilim insanları sadece Batıdan değil bizden de çıkmıştır” diyebiliyor, bizim bilim insanlarımızın isimlerini sayabiliyor.

Amacımız bilim insanlarını yarıştırmak değil. Yaptığımız çalışmalarla medeniyetimizin de bilim dünyasına çok önemli katkılar sunduklarını ve bunların artık daha fazla göz ardı edilmemesi gerektiğini ortaya koymaya çalışıyoruz.  

Sizin dilinizden yayınevini tanıtan son birkaç cümle daha alabilir miyim? Mesela şu ana kadar kaç kitap çıktı, hangi eserler basıldı ve basılmayı bekleyen eserler var mı?

Şu ana kadar Türkçe yayımlanmış 30 kitabımız mevcut. Seriyi 50 kitaba çıkarmak istiyoruz. Yayımlanmış olan bu 30 kitabımızın ilk 10 kitabı İngilizce ve Arapça dillerine çevrilmiştir. 10 kitabımız Azerbaycan Türkçesine çevrilmiş olup nisan ayı içerisinde baskısı yapılarak Azeri çocuklarımızla buluşturulacaktır. Ayrıca yine ilk 30 kitabımız içerisinden Fuat Sezgin ve Harizmi kitaplarımız Rusça diline çevrildi. Almanya DİTİB (Diyanet İşleri Türk İslam Birliği) iş birliği neticesinde kitaplarımız Almanca diline tercüme edilmeye başlandı. Almanya’da yaşayan gurbetçi çocuklarımızla kitaplarımızın buluşacak olması bizleri ziyadesiyle motive etmektedir. Bu güzellikleri Alman çocuklarına da ulaştırmak en büyük emellerimizden birisidir.

Yabancı dillerle ilgili, varsa, anlatacağınız güzel bir anınız oldu mu hiç?

Evet oldu. UNICEF’in finansörlüğünde İstanbul’un Maltepe ilçesinde yaşayan yabancı ailelere yönelik bir proje yapıldı. Proje Maltepe Kaymakamlığı tarafından organize edildi. Bu projede bizim Harizmi kitabımız beş dilde (Türkçe, İngilizce, Arapça, Rusça ve Farsça) talep edildi. Rusça kitabımızı tercüme eden hanımefendi “Biz sahte kahramanlarla yetiştik. Çocuklarımız bizim bu yaşadığımızı yaşamasın. Bu kitapların tamamının Rusça’ya da tercüme edilmesi lazım. Sizin Mimar Sinan gibi, Farabi gibi dâhileriniz var. Ama ne yazık ki bu isimler Rusya’da tanınmıyor. Bunun suçlusu da ne yazık ki sizlersiniz.” dedi. Ne yazık ki “YİTİK HAZİNEMİZİ”’ hakkını vererek tanıtamıyoruz. Eksiklerimiz çok fazla.

Ekibinizden bahsedebilir misiniz biraz da?

Öncelikle hepsine müteşekkir olduğumu ifade etmek istiyorum. Kâşif Çocuk Yayınları yapılan büyük fedakarlıklar soncunda bugünlere gelmiş bir yayınevidir. Editörümüz Ayşegül Sözen Dağ, Görsel Yayın Yönetmenimiz İbrahim Demirkan, Bilim Danışmanımız Prof. Dr. Tuncay Zorlu, Avrupa Koordinatörümüz Dr. Bekir Alboğa, Grafikerimiz Hamdi Kapkıner, Çizerlerimiz Thukaa Kebriteh, Manal Reda Hamed ve Malak Nouh, Sosyal Medya Sorumlumuz Akın Türkeri. Her birinin emekleri insan üstüdür. Hepsine gösterdikleri bu özveriden dolayı ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum.

Yakında başlayacağınız projeleriniz/etkinlikleriniz var mı?

İkinci yarıyıl tatili sonrası İstanbul’un bazı İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri ile “YİTİK HAZİNEMİZİN KEŞFİ” başlığı altında ilköğretim çocuklarımıza yönelik buluşma programları düzenleyeceğiz. Bu tür etkinliklerde çocuklarımızın özgüven duygularını arttırmayı, milli ve manevi duygularını güçlendirmeyi, bilimsel icatlar yapmaya sevk etmeyi, bilim insanları ile özdeşim kurmalarını, onları birer rol model olarak görmelerini sağlamak öncelikli hedeflerimiz arasındadır.

Hem bu güzide çabanız için hem de vakit ayırıp bizi bilgilendirdiğiniz için teşekkür ediyoruz. Bi Dünya Haber olarak çalışmalarınızda sizlere başarılar diliyoruz.

Bi Dünya Haber olarak İslam dünyasında orijinal, insanlığın hayrına olan çalışmalara, fikirlere, eylemlere yer veriyorsunuz. Bizim yaptığımız çalışmaları da bu kategoriye aldığınız için biz çok teşekkür ediyor, kolaylıklar diliyoruz.

Önceki İçerik8 Milyar Salavât
Sonraki İçerikİstanbul’un Saklı Yüzü (The Hidden Face of İstanbul)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz