Katolik Rahip Şeb-i Arus Töreni’nde Müslüman Oldu

0
433

Dünyada bazılarımız Müslüman bir ülkede doğarken, Müslüman bir aileye sahipken bazılarımız için ise durum tam tersi olabiliyor. Ancak bu, şartlar ne olursa olsun araştırmayı, sorgulamayı ve doğru yolu bulmaya çalışmayı bırakmaya engel değildir. Bu haberimizde anlatacağımız Amerikalı, çocukluğundan beri Hristiyan olarak yetiştirilmiş olan hatta Müslüman olmadan önce rahip olan yeni ismiyle İsmail Fenter ise doğru yolu aramaktan vazgeçmemeye çok güzel bir örnek teşkil ediyor.

1955 yılında ABD’nin Kuzey Carolina eyaletinde doğan ve Los Angeles’ta büyüyen Craig Victor Fenter, ailesinin isteği üzerine Katolik bir okula gitti ve papaz oldu.

İslam’a dönmeden önce Fenter, on yıl boyunca ABD üniversitelerinde din dersleri verdi. Ancak zaman geçtikçe, manevi bir boşluk hissi duymaya başladı. 2004 yılında ABD’deki bir programda Mevlana’nın 22. kuşak torunu Esin Çelebi Bayru ile yolları kesişti. Mevlana’yı ve İslam’ı öğrendikten sonra 2005 yılında Bayru’nun daveti üzerine Konya’yı ziyaret etti. Mevlana’nın Allah’a ulaştığı “düğün gecesi” olan Şeb-i Arus törenlerini izledi.

Fenter, hikayelerden, Sema töreni olarak bilinen Sufi dansından, ve törenler sırasındaki manevi atmosferden çok etkilenerek 2006 yılında Müslüman oldu ve ismini İsmail olarak değiştirdi.

Din, Ailem için Çok Önemli

Müslüman olan Fenter, “Din ailem için çok önemliydi. Büyükannem papaz olmamı istiyordu. Rahipliği öğrenmek için papaz okuluna gittim” dedi ve her Pazar kiliseye gittiğini de sözlerine ekledi. O zamanlar birçok şeyin ona mantıklı gelmediğini söyledi.

“Tanrı’ya inanıyordum ama bir şeyler doğru değildi. Öğrencilerime öğretmeye çalıştığım bilgiler, sonrasında bana bir anlam ifade etmedi. Bu yüzden hayatımın çoğunu araştırarak geçirdim. Papaz okulunda ders veriyordum ama öğrettiğim şeye inanmıyordum.”

“Papazlığı bıraktım ve kiliseden ayrıldım. Ailemle birlikte Kaliforniya’ya geri döndüm ve müzikle ilgilenmeye başladım. Müzikte çok şey vardı ama kalbim boştu. İnsanların alkışları, beğenileri harikaydı, ama bir şeyler eksikti.”

Bir öğretmenin tavsiyesiyle, San Francisco’da bulunan bir program vesilesiyle Bayru ile tanıştığını söyledi.

“Bayru’ya dedim ki: Kendimi okyanusun dibinde hissediyorum. Hazinenin nerede olduğunu bilmiyorum”

Bana şöyle dedi: “Hazineyi zaten buldun çünkü ona ulaşmaya çalıştın.”

“Bu cümle beni çok etkiledi. Daha sonra Bayru’nun daveti üzerine Aralık 2005’te Konya’ya geldim ve Şeb-i Arus törenlerini izledim.” diye ekledi Fenter. Semazenleri izlerken “özel” bir şey hissettiğini ve Konya’dayken Mevlana Müzesi’ne de gittiklerini söyledi.

Kalbim Paramparça Oldu

İslam’a büyük ilgi duyan Fenter, Konya’da törenlerde tanıştığı tasavvuf hocası Nadir Karnıbüyük’ten İslam ve Sufizm dersleri aldı.

Fenter, “Nadir Karnıbüyük namaz kılıyorken etrafıma baktım ve onun namaz kılmasını izledim. Sonra beni namaz kılmaya çağırdı. Ne yapacağımı bilmeden, Niyaz penceresine doğru yürüdüm ve namaz kılmaya başladım.” dedi. (Niyaz Penceresi: Türbelerin bulunduğu yerlerde, yatırların sandukalarını görecek şekilde, türbelerin ayak veya yan taraflarına yapılan pencereye denilir.)

Müslüman olan rahip “Sonra bir şey oldu. Ne olduğunu bilmiyorum ama hayrete düşmüştüm. Kalbimin paramparça olduğunu hissettim ve ağladım. Mevlana’nın bana seslendiğini hissettim. Saatlerce ağladım.” dedi.

O anda, oranın, ihtiyacı olduğu yer olduğunu hissettiğini söyledi. İsmail Fenter, “Mevlana’nın yolu Hz. Muhammed’in yoludur, bunun gerçek olduğunu biliyordum. Bir yıl sonra Müslüman oldum.” dedi. Daha sonra her yıl Konya’yı ziyaret etti çünkü burasının Mevlana hakkında daha fazla bilgi edinebileceği doğru yer olduğuna inanıyordu.

İslam’a büyük sevgi besleyen Fenter, Mevlana’nın yolunu izlemenin ABD’de yaşamaktan farklı olduğunu vurguladı ve genç bir adamla yaptığı konuşmanın ardından Konya’ya taşınmaya karar verdiğini söyledi.

İsmail Fenter o gençle olan konuşmasını şöyle anlatıyor:

“Bir gece genç bir derviş (Rumi müridi) ailemi sordu, ben de ‘Annem babam öldü’ dedim. Bana baktı ve ‘Biz senin aileniz’ dedi.”

İsmail Fenter, “Bu birin bana söylediği en önemli şeylerden biriydi bu yüzden Konya’ya geldim ve yerleştim.” dedi.

İsmail Fenter’in bu etkileyici yolculuğu bana Zarifoğlu’nun şu sözlerini hatırlattı Yeni Müslüman olanlarla tanışmanızı isterdim. Onlarla namaz kılın, oturun sohbet edin. Göreceksiniz sahabe kokusu var onlarda.

Önceki İçerikEl-Halil Şehri: Halilu’r Rahman
Sonraki İçerikÇocukların Karakter Oluşumunda Etkili 20 Hadis

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz