Kitap İncelemesi: Ebeveynlik Tefekkürleri

216

“Kızılderililerin bir ağacın kaderini temiz bir kaynağa bağlamaları, bizlere bir insan tohumunun kaderi hakkında neler söyler?” (s.21)

Sonu ahirete olan dünya yolculuğunda bir çocuğun yolculuğuna yoldaş olmak, onun eğriyi doğruyu fark etmesini sağlamak, ahlaklı bir birey olması için çabalamak bir insanlık meselesi, özelinde ise bir ebeveynlik meselesi olmuştur. Bu yolculuk için bazen bazı sürprizler olacak olsa da bir rota belirleme ihtiyacı vardır. Bu arayış birçok kişiyi çocuk gelişimi, annelik serüveni, ebeveynlik gibi konuların esas alındığı muhtelif kitaplara yönelme ihtiyacını doğurmuştur. Bu yazımızda sizlere bu konuların esas alındığı bir kitaptan bahsedeceğiz: Ebeveynlik Tefekkürleri.

Cezve Kitap’ta pişen Ebeveynlik Tefekkürleri’nin yazarı, genç yaşında Kur’an-ı Kerim’i hıfz etmiş, Kur’an ve tefsir branş hocalığı yapmış, evli ve “derinliğime ayna tutan, beni yola koyan” diye bahsettikleri Kerem ve Selim’e anne bir hanım; Merve Şahinkaya. İhtisas alanı ve annelik serüvenini kitapta bir kapta yoğurarak kimi zaman ayetlerle, kimi zaman peygamberlerden kıssalarla sunuyor. Bu serüvene verdiği “ebeveynlik” adı ile hem annelere hem babalara hatta teyze, amca tüm yetişkinlere sesleniyor yazar. Öyle ki ben de bu yolculuğa küçük bir yavrunun teyzesi olarak çıktım ve heybeme bazı güzellikler katıverdim.

Kitabı okurken sanki iki çay söylemiş, yazarla muhabbet ediyormuşcasına keyif alabilirsiniz. Bir okur olarak, yazılanları okur süzgecinden geçirirken kâh aynı dertle hemhâl olabilecek kâh fark etmediğiniz belki de atladığınız bir detayın üzerinde duracak kâh bazı düşünceleri kendi kabınızda kendinize uygun olarak yoğuracaksınız.

Sahi Bir Misk Olsak Ne İsterdik?

Kitabın yalnızca içerik kısmına baktığınızda dahi çıkacağınız yolculuğa dair merak salmanıza, heyecanlanmanıza neden olacak başlıklar bulunuyor. Öyle ki helal ve tayyip gıda düzeninden şehir yaşamına, karakter inşasından ergenliğe birçok konuyu bir anne, bir ebeveyn gözüyle sunuyor yazar. Bu başlıklardan beni en çok etkileyenlerden biri ise “Tüm Çocuklara Ana Olmak” oldu.

Bu kısımda yazar kutunun içindeki bir misk ile kırılıp yere düşen bir miskin arasındaki farka dikkat çekiyor. Camdan şişeye hapsolmuş miskin, yere düşüp kırıldıktan sonra yaydığı güzel kokuyla insanlarda oluşturduğu latif duyguları, tıpkı bir kadının kucağına bir bebek düşünce içindeki merhametin camdan kabının kırılmasıyla bağdaştırıyor ve bu merhameti özgür bırakma gerekliliğinden yani bir nevi camdan kabı kırmaktan bahsediyor.

Aynı zamanda dünyadaki hapsedilmiş merhametin cam şişesini annelerin kıracağına inanıyor ve bunun da kaydıraktan kayarken yalnızca kendi çocuğumuzun gözlerine bakmayı bırakıp arkadan gelen çocuğa gülümsediğimizde, gözlerimizi kendi çocuklarımızın botlarından botu olmayan çocuklara doğru azıcık çevirdiğimizde yani merhametin bir his değil bir eylem olduğunu gördüğümüzde meydana geleceğine değiniyor.

“Sahi, bir misk olsak ne isterdik? Bir şişede ömür boyu hapis kalmayı mı, buharlaşıp kısa sürede yok olmak pahasına yayılabildiğimiz kadar yayılıp pek çok duyuyu şaha kaldırmayı mı? İnsanlarda uyanan o latif hislerden sonra buharlaştık diye yok olmuş sayılır mıydık?’’

Ebeveynlik Serüveni

Ayrıca yazar “Anne olduğum 27’nci yaşıma kadar Yaratıcı’nın mesajlarının izlerini çiçeklerde, seyahatlerde, ufuklarda sürüyordum. Anne olunca bu izleri bu kez evlatlarımda sürmem gerektiğini idrak ettim” diyor ebeveynlik serüveni için. Yazarın bu ebeveynlik serüveninin konu edindiği, yaşanmışlığın izlerine rastladığımız satırlarda kimi zaman kendinizi bulup tatlı bir tebessüme bürünebilecek, kimi zaman hüzne sevk olup acı bir serzenişe ev sahipliği yapabilecek ve belki de kendinizde bir silkinişe vesile olabileceksiniz.

Bu eserle sizlerin de tanışmasına vesile olmak adına Çocuk Köşemiz‘in kitap tavsiyeleri için kaleme almış bulunuyoruz. Şayet sizler de kitaplardaki cümlelerin altını çizen biriyseniz, bu kitabı okurken altını çizecek çok cümle, üzerinde düşünmeye çok kelâm bulacaksınız!

Son olarak, zaman zaman bir duanın peşine kendimizi “amin” derken bulduğumuz kitaptan bir kesitle: “Dünyada yorulup, kabirde istirahat edip, cennette zevk-ü sefa edebilmek duasıyla…’’

Selametle…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz