Malcolm X’in Hayatından Çıkarabileceğimiz 6 Ders

0
633
Malcolm X'in Hayatından Çıkarabileceğimiz 6 Ders

20. yüzyılın en önemli şahsiyetlerinden biri olan Malcolm X’i kaybetmemizin üzerinden 55 sene geçti. Farklı fikir ve inançlara sahip insanları bir sancak altında toplayıp insan hakları için mücadele veren Malcolm X’in Harlem’deki hazin suikastı, Amerika İnsan Hakları Mücadelesi’nin en karanlık anlarından biri olmuştu. Malcolm X’in suikaste kurban edildiği sırada, ırkçı nefretin bağnaz dilini aşıp insan hakları adına konuşmakta olduğu bir gerçek. Birçok insanın hayatında örnek teşkil etmekten daha ötesine geçen Malcolm gibi liderler, verdikleri mesajlar ile büyük toplulukların takdirini kazanmakla birlikte insanların gözünde efsanevi bir kişiliğe bürünmüşlerdir. Huey Newton’dan Clarence Thomas’a, Fidel Castro’dan Barack Obama’ya birçok kişi ondan saygıyla bahsetmiştir. Amerika’da büyük bir toplumsal kargaşa döneminde ön plana çıkan Malcolm’un uğruna gayret verdiği ve savaştığı birçok şey günümüzde de yankı bulur. Şimdi sizlere onun hayatından ve örnek kişiliğinden çıkarabileceğimiz 6 dersi sunacağız.

Oku

Malcolm’un aydınlanması büyük ölçüde yaptığı yoğun okumalarla bağlantılıdır. Hapishanede olduğu sürece saatlerce kitap okur, sabahın erken saatlerine kadar yaptığı gece boyu okumalarında hücresine giren hafif ışığı kullanırdı. İngiliz yazar H.G. Wells, sosyolog W.E.B. Du Bois, genetik bilimci Mendel, tarihçi Will Durant gibi birçok yazarın eserini okumuştu. Hapishane günlerinde bilgi birikiminin zarar göreceği endişesiyle okuma, yazma ve sözlük ezberleme yoluyla kendini eğitmeye odaklandı. Bu süreçte harcadığı uzun saatler, onu iletişimde usta biri yaptı ve ona hitabet yeteneği olarak geri döndü.

“Sıklıkla okumanın bana açtığı yeni perspektifler üzerine kafa yorardım. Bugün görüyorum ki okuma yetisi içimde uzun zamandır uyuyan, zihinsel canlılık için gerekli arzuyu uyandırdı. Evdeki eğitimim, okuduğum her kitapla, Amerika’da siyah ırka sıkıntı olan sağırlık, dilsizlik ve körlüğe biraz daha duyarlılık kazanmamı sağladı. Beni asla siyahi bir adama yardım edebilirim düşüncesiyle çalışmadığım 15 dakika boşlukta göremeyeceksiniz.”

Gerçeği Ararken Kendine Meydan Oku

Malcolm’un 39 senelik kısa yaşamı boyunca geçirdiği sarsıntılı dönemler oldu. Gelecek vaat eden parlak bir öğrenciyken, kısmen de ırkçı ve dışlayıcı tavırları olan öğretmeni nedeniyle okulu bırakıp kötü işlere bulaşması ve hapishane hayatı, yaşamını gözden geçirmesine vesile oldu. Yolu önce Nation of Islam’la kesişen Malcolm X, hac için gittiği Mekke’deki deneyimlerinden sonra Nation of Islam’ı bırakmıştır. Irkçılığın İslam’ın öğretilerinde oynayacak bir rolü olmayıp sağlıklı bir toplum inşa edemeyeceğini fark eden Malcolm X, yıllardır sahip olduğu ırkçı görüşleri kamuya açık bir yerde reddettiğini söylemiştir.

“Katı görüşlerime rağmen her zaman gerçeklerle yüzleşmeye, hayatın gerçeklerini yeni deneyimler ve yeni bilgiler olarak kabul etmeye çalışan biri oldum.’’

“Benden duyduğunuz bu sözler karşısında belki de şaşırıp kalacaksınız. Ama bu hac sırasında gördüklerim, karşı karşıya geldiklerim, eskiden beri sahip olduğum düşünce kalıplarının birçoğunu yeniden düzene sokmamı ve eskiden beri süregelen yargılarımı bir kenara itmemi gerekli kılmıştır. Şu 11 gündür masmavi gözleri, sapsarı saçları ve bembeyaz tenleri olan Müslüman kardeşlerle aynı ilaha inandığımız için aynı tabaklardan yiyor, aynı bardaklardan içiyor, aynı yataklarda yatıyoruz. Aslında hepimiz biriz.’’

Kimsenin İşe Yaramaz Olduğunu Düşünme

İslam ile tanışmadan önce, karanlıklarda debelenen Malcolm, kendisini bu süreçte hayvani ve zalim bir hayat süren, her an ölmeye hazır biri olarak tanımlıyor. Profesör Michael Eric Dyson, Malcolm’un 25 yaşında öldürülseydi, unutulup giden sabıkalılardan biri olacağını belirtmiştir. Sonunda içinde bulunduğu bu çirkin durumdan kurtulup kendi yolunu inşa etmiş, bu hareketi ile büyük bir saygıyı hak etmiştir. Göz ardı edemeyeceğimiz bir gerçek de Malcolm’un gençliğinde yaptığı hatalarla hayatını sürdüren birçok kişi olduğu. Her ne kadar onların durumunu değiştiremiyorsak da onları dışlayıp yargılamaktan kaçınmamız gerek. Malcolm’un otobiyografisinde en çok hayıflandığı şeylerden biri de o, eskiden suça sürüklediği dolandırıcıların aslında çevreleri küçük yaştan beri bu kadar kötü olmasaydı birer matematikçi veya beyin cerrahı olabileceğiydi. Yanlış yönlendirilenlere destek olan, Nation of Islam’ın kendisine yaptığı gibi onları kınamayan Malcolm, 20. yüzyıla en parlak ışıklardan birini verdi.

“Kınamak için acele etmeyin, çünkü o kişi sizin yaptığınız şeyi yapmaz veya sizin kadar hızlı düşünmez. Bugün bildiklerinizi bilmediğiniz zamanlar vardı.’’

Gözlerini Aç

Malcolm’un aldığı eğitim onun hem medyadaki hem de kendisini çevreleyen siyasi sistemdeki yıkıcı ön yargıları fark etmesini sağladı. Aşağıdaki sözünü okuyup haber medyası ve Hollywood tarafından çok yanlış tanıtılan acımasız bir işgalin kurbanları Filistinlilerin zor durumunu düşünmemek elde değildir. Genellikle Araplar ve Müslümanlar mazlumun aleyhine hizmet eden medyada haksız muameleye maruz kalmaktadır. Bu her ne kadar Amerika’da Malcolm’un zamanında boy gösterdiyse de bugün de her türlü azınlık için geçerli olmaya devam etmektedir. Malcolm ayrıca güçlünün çıkarlarına hizmet eden, hiçbiri gerçek bir değişim umudu içermeyen yüzeysel seçenekler sunan siyasi sistemi de eleştirmiştir.

“Eğer dikkatli olmazsanız, gazeteler sizin mazlumlardan nefret etmenizi, zalimleri ise sevmenize sebep olur. (…) Kurnaz kapitalistler, kurnaz emperyalistler insanların tilkiye doğru koşmasının tek yolunun onlara kurt göstermek olduğunu anladılar ve korkunç bir alternatif yarattılar.”

Birlik İçin Gayret Göster

Malcolm’un hayatının bir bölümünde dogmatik ve bölücü pozisyonları benimsemesi, babasını öldüren, annesinin psikolojik çöküşüne ve ailesinin nihai dağılmasına yol açan ırkçı baskıyı yaşadıktan sonra adaletsizliğin doğurduğu öfke yüzündendir. Malcolm X, 20. yüzyılın ortalarında Amerika’nın ırkçı devlet politikalarına Nation of Islam’ın ırkçı ideolojisinde cevaplar buldu. Martin Luther King gibi diğer siyahi liderleri ‘beyazları memnun etmek adına kültürel kimliklerini reddeden kişiler’ olarak suçlayıp onlara saldırdığı olmuştu. Neyse ki bu onun öğrenme eğrisinin bir parçası olduğunu kanıtladı. Fikirleri gelişip olgunlaştıkça geçmişindeki dogmatizm, pragmatizme ve gelecek yıllarının aydınlanmasına yol açtı. Beyazlardan nefret etmeyi bıraktı ve teninin rengine bakmaksızın insan haklarını teşvik etmeye kararlı herkesle çalışmaya gayret gösterdi. Martin Luther King gibilere karşı olmaktan vazgeçti ve onlarla çalıştı. Malcolm, siyah beyaz ayrımı çizgisinde düşünmeyi bıraktı, bunun yerine evrensel insan hakları için savaşmaya başladı.

“Geçmişte birlikteliği imkansız hale getiren, birbirimizi görmezden gelmek olmuştur. Bu nedenle daha çok aydınlanmaya ihtiyacımız var. Birbirimiz hakkında daha çok ışığa ihtiyacımız var. Aydınlık anlayış, anlayış sevgi, sevgi sabır ve sabır da birlik yaratır. Birbirimiz hakkında daha fazla bilgiye sahip olduğumuzda birbirimizi kınamayı bırakacağız ve ortak bir cephe çıkacak ortaya.’’

Sakin Ol ve Gülümse

Hayatının sonlarına doğru dünyasını saran girdaplara, davalara, ölüm tehditlerine ve bombalara rağmen, Malcolm soğukkanlılığını muhafaza etti ve davasını sürdürdü. Nation of Islam’daki eski arkadaşlarından bir lider olarak yükselişinden korkanlara kadar çöküşü için uğraşan birçok kişi vardı. Genel olarak insanların yüzleştiği acı gerçeklerle ve daha özelinde kendisini ve sevdiklerini tehdit eden tehlikelerle barışıktı. Bu barışıklık hali, her ne kadar zor olursa olsun her şeyin kendisinden çok daha güçlü olanın ellerinde olduğuna yürekten inanmaktan kaynaklanıyordu. Bu dünyaya son sözleri olan ‘Sakin olun kardeşler!’ sözü hikmet doludur. Zaman hareketlenip olaylar kızıştığında bu sözleri hatırlamak bizler için çok iyi olacaktır. Ossie Davis, Malcolm’un cenaze törenindeki anma konuşmasında şöyle söylemiştir: “Hiç Malcolm ile konuştunuz mu? Hiç ona dokundunuz mu veya size gülümsedi mi? Ne güzel gülümsemesi vardı, bugüne kadar bile fotoğraflarla bizleri ısıtacak kadar güçlü. Başka bir harika adamın sözlerini hatırlayın: Kardeşine güler yüz göstermen sadakadır.

“Tökezlemek düşmek değildir’’

“Sıkıntıdan daha iyi bir şey yoktur. Her yenilgi, her kalp kırıklığı, her kayıp, bir sonraki aşamada performansınızı arttırabilmek için kendi içinde tohumlarını ve almanız gereken dersini barındırır.’’

Kaynakhttps://mvslim.com/
Önceki İçerikAfrika’ya Bir Umut: Çocuk Şenlikleri
Sonraki İçerikİsviçre’de Davetçi Bir Kadın: Nora Illi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz