Masaililerin Hayatına Dokunan Bir Yürek: Sevde Sevan Usak

438

49 yaşında bir fotoğraf sanatçısı, bir seyyah ve aynı zamanda yayıncı bir kimlik. Hayatını ‘sürdürülebilir’ iyiliğe adamış kalbin sahibi, Sevde Sevan Usak. Çerkez bir baba ve Arnavut bir annenin çocuğu olarak İsviçre’de dünyaya geldi. 30’lu yaşlarında bir taraftan radyo programcılığı, bir taraftan yayıncılığa devam etti. Aynı zamanda amatör fotoğraf ve portreler çekmeye başladı. Dünyadaki insan yüzlerini fotoğraflamak isteyen Usak, üniversite yıllarında biriktirdiği harçlıklarla ve küçük bir sırt çantası ile düştü yollara.

“O ülke bana ne katacak, orada hayat nasıl işliyor, orada neler yaşanıyor, insanlar neler yaşıyor, benim hayatımda, dünyamda neleri değiştirebilir?” düşünce ve arayışlarıyla şu ana kadar yaklaşık 80 ülkeye gitti, şahit olduklarını yazdı, fotoğrafladı.”

Bu yolculuklarda özellikle Orta Amerika, Güney Amerika, Güney Doğu Asya ve Afrika’daki insanları gördükten sonra alışverişe bakış açım ve ihtiyaç nedir, neye ne kadar olmalı şeklindeki algım değişti, temel ihtiyaç kavramını sorguladım.” diyor.

Tanzanya’ya Düştü Yolum

Hikayesi 2012 yılında gezmek için gittiği Afrika Zanzibar’da fotoğraf çekimi esnasında tanıştığı Masaili bir adama aşık olup evlenmesiyle başlıyor aslında. Elektriği, suyu olmayan -Tanzanyalı eşinin köyü- Elarai’de 7 yıldır yaşıyor. Bu hayata geçiş kolay olmasa gerek. En az iki yıl boyunca yemeğini dahi yağmur suyunu biriktirip, arındırarak yaptığını söyleyen Usak şöyle ekliyor:

“Ben tüm bu zorluklara rağmen orada hayatı gördüm. Masaililerin insanlarla kurdukları iletişimi, yokluğa rağmen cömertliklerini, neşelerini gördüm. Hayat şartları çok zor ama bize göre daha mutlu ve hayat dolular.”

diyerek istek ve ihtiyaçlarımızı tekrar gözden geçirmemizi, zorluktan ne anladığımızı sorgulamamız gerektiğine dikkat çekiyor.

Bölgede Hayat Değişiyor

Hayvancılıkla uğraşan bölge halkı geçmiş yıllarda büyük kuraklık ve kıtlık nedeniyle hayvanlarının hepsini kaybettiler. Hal böyle olunca Sevde Sevan köylülerin hayatta kalması için, Afrika halkının hayatını değiştirecek bir projeyi hayata geçirdi. İHH ve REHEMA Vakfı’nın desteği ile altı ayda 4 derin su kuyusunun açılmasına öncülük etti. Su olunca bir şeyler yetiştirmek de mümkün diye düşünerek her gün yanında taşıdığı ‘yeşil Afrika’ hayali için Türkiye’den valiziyle yaklaşık 20 kg kadar yerli tohumu Tanzanya’ya götürdü. Eşi ile küçük bir araziye ektiler. Bölge halkını, bu birkaç santimlik tohumların hayatlarını değiştirebileceğine inandırmak hususunda çok zorlandığını şöyle dile getiriyor:

“O topraklarda sadece hayvancılık yapılıyor, tarımcılık gibi faaliyetler unutturulmuş. Yaklaşık 50 yıldır o topraklara tohum ekilmemiş, götürdüğüm o tohumlarla yıllar sonra ilk kez Masai bölgesinde bir bahçe kurulmuş oldu. Hayatlarında hiç fide, fidan görmemiş insanlara bu tohumlar ile domates, dolmalık biber, kabak, bezelye, salatalık, karpuz, kavun ve daha nice sebze elde edileceğini anlatmakta çok zorlandım.”

Aylar sonra verimli ve bereketli ürünler alınca bölge halkındaki ‘olmaz’ düşüncesi yıkılmış oldu. Böylece bölgede tarımı yıllar sonra yeniden canlandırmak Sevde Sevan’a nasip oldu.

Hayallerim Var

Sevde Sevan’ın sosyal medya paylaşımları ile ‘bir kişi bütün bunları yapabiliyorsa demek ki çok şey yapılabilir’ algısı oluştu. Bu paylaşımları ile Elarai köy okulu ağaçlandırma projesine sosyal medyadan birçok kişinin ve İBS Vakfı’nın fonladığı bağış ile 160 meyve ağacı dikildi. Gelen bu bağışlar ile bütün köyü ve Afrika’yı ağaçlandırma hayalinin her gün biraz daha gerçek oluşuna şahit oluyor.

Türkiye’deki çocuk kitapları yayıncılığı da sürüyor hiç şüphesiz. Kaleme aldığı “Sevdiğin Muz” çocuk kitabı hem içeriğiyle hem de hedefiyle bir kitaptan daha fazlası. Öyle ki  “1 Kitap 1 Ağaç” projesiyle kitaptan gelen gelir ile Tanzanyalı çocuklar için muz fidanları dikilecek.

Bağış ve destekler de artınca eşi Fabio Sumaili Saito ile Tanzanya’da Rafiki Organisation Vakfı’nı kurdu. Gittiği ülkelerde insan, doğa ve kültür tanıtımı yaparken hikâyesine mekân olan Tanzanya onun hayatını, o da Tanzanya’daki bir köyün hayatını değiştirdi.

Afrika Benim Sevdam

Yaptıkları ile yaklaşık iki bin kişinin yaşadığı Masaililerin hayatına dokunan Sevde Sevan, 2018 Türkiye Diyanet Vakfı İyilik Ödülleri’ne layık görüldü. Törende konuşan Usak, Afrika’ya ve Afrikalı çocuklara olan sevgisini şöyle getiriyor:

“Afrika benim sevdam. Ben bu ödülü sabah 6’da, 7’de kapımı çalan ‘hadi bahçeye gidelim, bahçeyi sulayalım, fidanlara beraber bakalım, meyveleri toplayalım’ diyen bizim Tanzanya’daki Elarai köyündeki o güzel çocuklar adına alıyorum.”

Literatürde “karşılıksız yardım” şeklinde tanımlanabilir belki ama herkes gibi Sevde Sevan için de iyiliğin farklı bir tanımı var:

“Bence bir insanın hayatına dokunmaktır iyilik. Bir insanın hayatına anlık dahi olsa dokunabilmek. Benim dünyamda iyilik ‘yapılan yardımın insanın hayatına katkısının sürdürülebilir olması’ şeklinde tanımlanabilir.”

İyi insanlar iyilikle anılır. Masailerle kurduğu güçlü diyaloğu sayesinde halkın sevgisini kazanan Sevde Sevan’ın adının doğan çocuklara konulması da buna örnektir. Usak, insanlarla olması gereken iyi ilişkilere şu sözleriyle dikkat çekiyor:

“Ben bu dünyada insanlarla kurduğum ilişki üzerinden varım. Benim dünyama onlar başka kapılar açıyor, ben onların dünyalarına başka kapılar açıyorum. Allah buluşturuyor, karşılıklı gelişime vesile oluyor.”

Nurettin Topçu’nun; “İyi hareketlere bizi sürükleyen, insanların sahibi ve idare edicisi olan Allah’tır.” sözü bize konuyu özetler nitelikte aslında.

Diğer Güzel Haberler

Massachusetts’teki 18 cami, “Camimiz Bugün de Açık” etkinliği çerçevesinde kapılarını açıyor. Bu organizasyonla İslamofobik medyanın zedelemeye çalıştığı “Müslüman imajını gayrimüslimlere doğru şekilde aksettirmek istiyorlar. Okumak İçin Tıklayın

Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda Kur’an eğitimine sıfırdan başlayan hükümlü, Kur’an-ı Kerim’in tamamını ezberlemeyi başardı. Konya Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, 3 hükümlünün daha hafızlık için çalıştığını söyledi ve icazetlerinin yakın zamanda yapılacağının müjdesini verdi. Okumak İçin Tıklayın

Hikayesi, çaba ve gayretiyle Müslüman olan ve olmayan birçok kişiye ilham oldu. Öyle ki ateist bir yazar bile “Senin hikayeni okuduktan sonra umuyorum ki Tanrı vardır ve seni ödüllendirir.” demekten kendini alamadı. Okumak İçin Tıklayın

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz