Müslüman Rugby Oyuncusu Dünyaya Örnek Oluyor

Bu yazı 399 kez okunmuştur.

Medyanın olumlu ve olumsuz etkileri tartışılmaz. Hele ki mesafe kavramının tükendiği bir ortamda isek. İnternet ve iletişim araçları sayesinde artık herkes çok yakın ,herkes gözümüzün önünde. Hal böyle olunca her alanda gençlerin önüne rol model olarak koyabileceğimiz insan ihtiyacı doğmakta. Bugün yaklaşık 17 bin kilometre uzağa doğru yola çıkıp Sonny Bill Williams’tan bahsedeceğiz sizlere.

Kendisi ilk Müslüman Yeni Zelanda Rugby Milli Takım oyuncusu. Williams Müslüman bir aileden gelmiyor, 2009 yılında İslam’la şereflenmiş. All Blacks forması altında iki kez dünya kupası kazanmış, şu anda da Blues forması giymekte olan Williams evli ve üç çocuk babası. İslam’la şereflendiği günden beridir ona layık olmak için çabalayan Williams’ın hassas davranışları taktir edilecek türden. Haydi gelin onlara kısaca bir göz atalım.

Örnek Davranışları

Birçoğumuz onu  Yeni Zelanda’daki camiiye düzenlenen saldırıyı duyduktan sonraki üzüntüsünü duygu dolu bir videoyla sosyal medyada paylaşmasının ardından da tanımış olabilirsiniz. Daha önce izlememiş olanlar şu videoya bakabilir.

Saldırı sonrasında yaptığı hastane ziyaretiyle mazlumların yanında zalimlerin karşısında olduğunu gösterip yaralılara iyi dileklerde bulunmuştu.

Williams denince akla gelen diğer bir husus ise yaptığı sözleşmeler. Yeni Zelanda Rugby ile yaptığı sözleşmesinde, İslami kurallara aykırı hareket eden şirketleri, bankaları, alkol şirketleri, tütün şirketleri ve kumar şirketlerinin reklam faaliyetlerinde bulunmayı reddeden “vicdani ret” hakkını kullanarak, maça çıkmadan önce formanın üzerindeki sponsor banka reklamını bantla kapatmıştı.

Gayet sevecen bir tip olan Willams, Kendisine ulaşmak isterken güvenlik görevlisine takılan küçük hayranına altın madalyasını hediye ederek hem küçük hayranının hem de birçok insanın kalbini fethetmişti.

Yine Williams bir defasında maç öncesi düzenlenen basın toplantısında podyum kızlarıyla aynı kareye girmeyi reddedip şu açıklamayı yapmıştı :

“Bu sektörün içinde bulunduğu durum. Buna bir şey diyemem ama benim için aynı karede yer almaya gerek yok”

Hassasiyetlerini muhafaza edip dinini en iyi şekilde yaşamaya gayret etmesinin bir getirisi olsa gerek geçtiğimiz aylarda annesinin ve takım arkadaşının da İslamiyetle şereflendiğini biliyoruz.

Bugünlerinin oluşmasında en büyük rolün İslam’da olduğunu belirten Williams geçtiğimiz günlerde TV Yeni Zelanda’ya kısa bir röportaj verdi. Bu röportajında; genç Müslümanlara, Pasifik Adalılara ve çocuklarına güzel bir örnek olarak yaşamayı devam ettirmek istediğini söylüyor.

Diğer Güzel Haberler

Dünyanın gözü önünde olup örnek bir hayat sürmeye çalışan tek kişi elbette Willams değil. Bu konuyla ilgili şu haberlere de göz atabilirsiniz.

“İnsanlara yardım ederek, diğerlerine örnek olma zorunluluğu hissediyorum. Dünyada pek fazla Müslüman boks şampiyonu yok, ben bunlardan biri olmak istiyorum ve ümmetimi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum.” diyen Badou Jack’i tanımak için tıklayın!

Premier Lig sezonunun sona ermesiyle beraber Manchester United’ın Müslüman oyuncusu Paul Pogba ve Chelsea’li defans Kurt Zouma soluğu Mekke-i Mükerreme’de almışlar ve Umre ibadetlerini ifa etmişlerdi. Haberi Okumak İçin Tıklayın

“Ölümden sonrasını düşünmeliyiz. Bu hayat sonrası için bir sınav ve zaman akıp gidiyor. Bir cennet ve cehennem var. Bu yüzden hazır olmalı, yaşarken iyi şeyler yapmalı ve Allah’ın yapmamızı istedikleri doğrultusunda yaşamalıyız.” diyen Paul Pogba’yı tanımak için tıklayın!