Namaz Gönüllüleri Platformu

0
574
Namaz Gönüllüleri

Namazın hikmetini ve güzelliklerini en güzel üslupla anlatan hocaların bir araya gelerek, “Namazla Diriliş Seferberliği” ilan ettiği ve şehir şehir dolaşıp insanlara namazı anlatmayı hedefledikleri Namaz Gönüllüleri Platformu tam 12 yıldır hız kesmeden hizmet veriyor. Müslümanların namazla buluşması ve kıldıkları namazın tüm hayatlarını etkilemesi için var gücüyle gayret eden hocalarımızın gayesi yeryüzünde secde etmeyen tek bir kulun kalmaması. Edebiyatçısından sanatçısına, akademisyeninden şairine, namaza gönül veren herkesi bir araya getiren platformun sözcüsü araştırmacı yazar Abdullah Yıldız ile konuştuk.

Öncelikle Sizi Tanıyabilir Miyiz?

2006 başlarında namaz bilinci üzerine kitap yazan, yüreklerini, kalemlerini, kelamlarını namaz davasına adayan ve özelde milletimizin, genelde ise bütün ümmetin ve hatta tüm insanlığın namaz üzerinden dirilişini ve kurtuluşunu hedefleyen bir grup dava ve davet insanı bir araya geldiler. Kendilerine “namaz gönüllüleri” dediler. Daha sonra onların çağrısına icabet eden yüz kadar yazar, edebiyatçı, sanatçı, kanaat önderi, fikir ve ilim insanının bu çalışmaya destek vermesiyle organizasyonun ismi Namaz Gönüllüleri Platformu şeklinde genişlik kazandı. 19 Ağustos 2006 tarihinde (Miraç gecesinin arifesinde) İstanbul Şehzadebaşı Camii Külliyesinde toplanan platform temsilcileri ve destekçileri, yaptıkları basın açıklamasıyla Haydi Türkiye Namazla Diriliş Seferberliğinebaşlıklı bildiriyi kamuoyuna sundular.

Türkiye’yi Namazla Diriliş Seferberliğine Çağıran Bildirinin İçeriği Neydi?

Bildiride öncelikle namaz ibadetinin İslâmiyet’in olmazsa olmazı olduğu hakikati vurgulandıktan sonra, yapılan anketlerin ortalamasına göre halkının yüzde doksan dokuzu Müslüman olan ülkemizde beş vakit namaz kılanların oranının yüzde yirmi beş düzeyinde kaldığı, onların da düzenli ve huşu içinde namaz kılamama gibi eksikliklerinin bulunduğu tespitlerine yer veriliyordu. Sonra “Şüphesiz namaz bütün iğrenç ahlaksızlıkları (fahşâyı) ve kötülükleri (münkeri) önler” (Ankebut, 45) ayetinden hareketle, millet olarak yaşamakta olduğumuz manevi, psikolojik ve sosyo-kültürel problemlerin en önde gelen nedeninin namazsızlık hastalığı olduğu hatırlatılıyordu. Bu hastalık insanımızın namaz konusundaki bilgi ve bilinç eksikliğinden kaynaklanıyordu. Öyleyse, namaz kılmayan/kılamayan yüzde yetmiş beşin acilen namazla buluşturulması, kıldığını söyleyenlerin de namazlarının içinin doldurulması gerekiyordu. Bu eksiklik giderilip insanımız namaz konusunda bilgilendirilir ve bilinçlendirilirse namazla diriliş başlar. Namazla dirilen insanlarımız ise hem bu dünyada hem de ahiret yurdunda ebedi mutluluğa erer inşallah.

Peki Namaz Kılmak Neden Bu Kadar Önemli?

Namaz, kelime-i şahadete (tevhide) imandan sonra ilk emredilen ibadettir. Başta Hz. İbrahim, Hz. Şuayb, Hz. Musa, Hz. İsa olmak üzere bütün peygamberlerin, insanları önce tevhit inancına, hemen ardından ise namaza davet ettiklerini bizzat Kur’an’dan öğreniyoruz. Son Peygamber Hz. Muhammed de (sav) Rabbinden ilk vahyi Kadir Gecesi almış, ertesi gün Cebrail (as) ile birlikte ilk namazı kılmış, dönüşte Hatice annemize, sonra Ali’ye (ra) ve sonra da kim Müslüman olmuş ise ona ilk olarak namazı öğretmiştir. İslâm’ın diğer esaslarından/rükünlerinden oruç sağlık şartına, zekât ve hac zenginlik ve yol güvenliği gibi şartlara bağlı iken namaz akil baliğ olan her Müslüman’a farzdır. Ayrıca hacca ömürde bir kez gidilir, zekât yılda bir kez verilir, oruç yılda bir ay tutulurken namaz ayda, yılda değil günde beş vakit olarak farz kılınmıştır. Beş vakit namazın öncelikli hikmeti ise Tâhâ suresinin 14. ayetindeki “Benim zikrim için namaz kıl” emriyle açıklanır. Yani “Sizin beni zikretmeniz/anmanız, benim de sizi zikretmem/anmam için”. Namaz kılmayan Rabbini unutur; Rabbini unutanı da Allah (cc) unutur. Bunun için Efendimiz (sav), namazı müminin miracı, dinin direği, gözümün nuru ve cennetin anahtarı olarak tanımlamış; “Kul namazda kiminle sohbet ettiğinin farkında olsa o namazı bırakmak istemez.” buyurmuştur.

Hangi İlim Adamları, Kanaat Önderleri Bu Oluşum İçinde Yer Almaktadır?

Namazla Diriliş seferberliğimiz çerçevesinde planladığımız çalışmalara, namaz konusunda ilmî ve fikrî birikimi olan ve halkımız tarafından sevilen ilim ve fikir insanları, yazarlar, edebiyatçılar, sanatçılar ve kanaat önderlerinden kimi davet etmişsek büyük bir şevkle ve zevkle taşın altına ellerini koydular elhamdülillah. Kimi bizzat sahaya inip konuşmalar yaparak kimi radyo-TV ve sosyal medya programlarına katılarak kimi yazılar yazarak namazla diriliş faaliyetlerimize katkı sağladılar. Öncelikle şimdi aramızda olmayan merhum Ahmet Şişman, merhum Abdulmetin Balkanlıoğluve merhum Ömer Döngeloğlu hocalarımız başta olmak üzere Hayreddin Karaman, Ali Rıza Demircan, Sibel Eraslan, Abdurrahman Dilipak, Ahmet Taşgetiren, Mustafa Karataş, Mehmet Paksu, Nureddin Yıldız, Muhammed Emin Yıldırım, Mehmet Çelen, Münib Engin Noyan, Yaşar Alptekin gibi isimlerini buraya sığdırmakta güçlük çekeceğimiz çok sayıda güzel insan bu çalışmada yer aldı. Abdullah Yıldız, Ahmet Bulut, Ramazan Kayan, Abdülhamit Kahraman, Kerim Buladı, Masum Vanlıoğlu, Hüseyin Kader, Yasin Uslu ve Şerif Niziplioğlu gibi isimlerden oluşan icra ekibi ise on altı senedir birlikte yürüyor.

Kısa bir hatıra: Yapımcı Ömer Lütfi Mete “Namazla Diriliş” bildirimize imza atan yüzlerce isimden biri idi. Bir gün dedi ki: “Abdullah kardeşim, size bir katkı sağlayamasam da imzam orada dursun. İnşaallah hesap gününde bu imzamın, sizin yaptığınız hayırlı faaliyetlerle birlikte hesaba katılacağını umuyorum.”

Vefat eden hocalarımızın mekânları cennet, makamları âlî olsun; yaşayanlardan da Allah razı olsun.

Namaz Gönüllüsü Olunur Mu? Kimler Nasıl Namaz Gönüllüsü Olabilir Neler Yapması Gerekir?

Başta namaz ibadeti olmak üzere İslâm’ın bütün güzelliklerinin insanlar tarafından bilinmesine, yaşanmasına ve yayılmasına gönülden, sırf Allah rızası için ve hiç kimseden bir karşılık beklemeden hizmet etmeye çalışan, bu konuda küçücük de olsa hasbi bir çaba ortaya koyan herkes namaz gönüllüsüdür. Gönlünü Allah için kıldığı namaza kaptıran, namazlarında Rabbi ile sohbetin tadını çıkaran ama bununla yetinmeyip namazın önemini, özelliklerini, güzelliklerini sevdiklerine, tanıdıklarına, tanımadıklarına, elinin ve dilinin ulaşabildiği herkese taşımak için okuduğu bir kitabı hediye eden, dinlediği ve etkilendiği bir ayeti, hadisi veya kelamıkibarı bir başkasıyla paylaşan, bir sohbeti, bir videoyu, bir yazıyı, fotoğrafı arkadaşlarına aktaran herkes namaz gönüllüsüdür.

Böylece, namaz gönüllüsünün neler yapabileceğinin bir kısmını söylemiş olduk. Bunların dışında namaz gönüllüsü, mesela bir program organize edebilir; beğendiği bir hocayı, yazarı konuşmacı olarak davet edebilir, bir okulda okur-yazar buluşması düzenleyebilir. Mesela, Diyanet İşleri Başkanlığımız her cuma gecesi (perşembeyi cumaya bağlayan gece) yatsı namazı öncesinde ailece camilere gelip sohbet ve Kur’an kıraati dinlemek, dua edip tövbe ve istiğfarda bulunmak için çağrı yaptı. Her namaz gönüllüsü kendi ailesi, akrabaları ve arkadaş çevresi ile camileri şenlendirmek üzere harekete geçerek bu konuda öncülük yapabilir. Camileri mahzun bırakmamak için hep birlikte cami merkezli hayatı inşa etmeliyiz. Bir de genç namaz gönüllüleri sosyal medya mecraları üzerinden hocalarımıza ulaşıp namaz hakkında veya diğer ihtiyaç duyulan konularda canlı yayınlar gerçekleştirebilirler. Yani gönlünüzden ne koparsa…

Namaz Gönüllüleri Platformu Olarak Şu Ana Kadar Neler Yaptınız?

Namaz Gönüllüleri Platformunu kurduğumuz 2006 yılında şöyle etrafa baktığımızda namazın hikmetini ve güzelliklerini anlatan Namaz Bilinci kitaplarının sayısı iki elin parmakları kadardı ve bir kısmının da mevcudu kalmamıştı. Şimdi sayıları yüz elliyi bulan kitap ve kitapçıklarının toplam baskı adedi on milyonu geçmiş bulunuyor hamdolsun. Son on altı yılda yurt içinde ve yurt dışında binlerce konferans, seminer, sohbet, panel, radyo-TV programı gerçekleştirildi. On binlerce namaz sevdalısının katılımı ile Sultanahmet’te bayram namazı ve sabah namazı organizasyonları yapıldı.

Namaz gönüllülerinin bu süre zarfında gerçekleştirdiği Namazla Diriliş etkinlikleri ile namaz meselemiz ülke gündemine geldi. Pek çok sivil ve resmî kurumumuz da namaz davasına sahip çıktı. Salgın öncesinde Ensar, İlim Yayma, Önder, Tügva, Türgev, İHH, AGD, Eğitim-birsen, Diyanet-Sen, Enderun gibi sivil toplum örgütlerimizin organizasyonu ile her sene bin küsur okulumuzda namaz programları yapıldı. Yaklaşık iki yıllık salgın arasından sonra şimdi yine ve yeniden yollara düşmüş bulunuyoruz. Salgın sürecinde ise sosyal medya üzerinden programlarımıza devam ettik. Özellikle gençlerimiz ve gençlik kuruluşlarımız bu konuda çok daha aktif rol aldılar.

Yakın Zamanda Bir Youtube Kanalı Açtınız. Burada Neler Paylaşılıyor? 

Evet, Namaz Gönüllüleri Youtube kanalımız, etkileri hâlâ devam etmekte olan salgın sürecinde şekillendi. Kısa zamanda namaz meraklılarından yoğun ilgi gördü ve her geçen gün de izleyici ve abone sayısı artıyor hamdolsun. Kanalımızda şimdilik Abdullah Yıldız, Ahmet Bulut, Ramazan Kayan, Abdülhamit Kahraman, Kerim Buladı, Yasin Uslu, Şerif Niziplioğlu, Namık Yalçınkaya, Bülent Acun ve Nihat Bengisu hocalarımıza ait namazın güzelliklerini ve elbette diğer İslâmî güzellikleri anlatan kırka yakın video yer alıyor ve inşallah bunların sayısı daha da artacak. Prof. Dr. Nihat Bengisu hocamızın abdest ve namazın tıbbi faydalarına ilişkin konuşması büyük bir ilgi ve alaka gördü. Keza Namık Yalçınkaya hocamızın bizzat tanık olduğu ve anlattığı Walter’in Müslüman Oluş Öyküsü de öyle. Son olarak içinde bulunduğumuz mübarek üç aylar hakkında bilgi veren Konuşa Konuşa videomuz yayımlandı.

Birçok Yerde Seminerler ve Konferanslar Veriyorsunuz. Ne Gibi Dönüşler Oluyor?

Allah’a şükürler olsun, Rabbimizin lütfu ile namazın bizatihi kendisi ve namazla diriliş seferberliğimiz, bu çalışmalarda yer alan ve katılan yüz binler ve milyonlar için vesîle-i rahmet, vesîle-i nusret, vesîle-i vahdet oldu. Kalpler aynı coşkuyla çarptı, gönüller aynı heyecanla titredi, gözler aynı duygu ile ıslandı. Kardeşliğimizin ne büyük bir nimet ve imkân olduğunu keşfettik yeniden. Haşr suresinin onuncu ayetini daha bir yürekten okuduk bu çalışmalar sırasında. “Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş kardeşlerimizi bağışla. Ve kalplerimizde iman etmiş olanlara karşı yersiz ve uygunsuz bir duygu veya düşünceye yer bırakma…” Kavli ve fiili dualar, gayretler karşılık buldu. Tohumlar yeşerdi, dallar meyveye durdu.

“Bir toplantı ile ne olur?” demeyin. Bir evladımız sonradan anlattı: “Namaz programından ağlayarak çıktım. Eve nasıl gittiğimi hatırlamıyorum. İlk işim abdest almak ve namaza durmak oldu. O gün bugündür namazı bırakmadım.” Bir başkası “Namaz kılmaya başladım, bunalımdan kurtuldum.” dedi. Bir diğeri üç hocamızı birlikte yakalayıp “Hocalarım, hayatıma yeni bir sayfa açtınız. Teşekkürler ama bir sitemim var. Şimdiye kadar nerelerdeydiniz? Biz bu yaşlarda mı namazla tanışacaktık?” dedi. Gelin de seferber olmayın, yollara düşmeyin, namaz gönüllüsü olmayın.

Yine “Bir kitap okumaktan ne olur?” demeyin. Hocalarımızın Namaz Bilinci kitaplarını veya yüz binlerce dağıttığımız küçücük Namazla Diriliş kitapçığını okuyup namaza başlayanlar oldu. Kitabı daha bitirmeden namaza başlayanlar oldu. Geri dönüşler o kadar çok ki. Sadece bana, Namaz Bir Tevhid Eylemi simli kitabımdan dolayı yeni gelen iki mesajı sizinle paylaşayım.

“Daha kitabın girişinde namaza karşı muhteşem bir saygı ve huşu, muhabbet uyandıran ifadeleri okuyunca inanın doydum. Doldum. Benim bütün eksikliğimi aldı. Allah’ım binlerce razı olsun. Ellerinizden öpüyorum. Hocam ellerinize, yüreğinize sağlık. Muhteşem bir eser. Namazı sevdiren, sevdiğim tek eser. Size minnettarım.” (Mehmet K.)

“1991… Bu kitapla tanıdım sizi. Yolum beyhude iken, Allah’ın rızasını arayan âbidler ile yolculuk ediyorum. Allah razı olsun üstadım.” (Salih D.)

Geleceğe Yönelik Hedefleriniz Neler?

Öncelikli hedefimiz, beş vakit namaz kılamadığını söyleyen milyonlarca kardeşimizi namazla buluşturmaktı. Şükürler olsun, pek çok insanımız bu vesile ile namazla şereflendi. Ama daha yapacak çok işimiz, ulaşılacak çok ama çok insanımız var. İkinci olarak namazda huşûu yakalamayı, ondan tat almayı, namazlarımızın içini doldurmayı arzuladık. Bu noktada binlerce insanımızdan çok güzel intibalar aldık. “Bu programı dinlediğimden beri namazlarımdan haz almaya başladım.” diyenler çok oldu. Münib Engin Noyan kardeşim “Bu kitabı okuduktan sonra namaza yeniden başladım.” demişti benim Namaz Bir Tevhid Eylemi kitabım için. Üçüncü olarak fahşâ ve münkeri (büyük günahları ve kötülükleri) def eden namazlarımızla hayatın bütün alanlarını yeniden tanzim etmeyi, namazla dirilmeyi amaçladık. Bu, elbette uzun soluklu ve ucu açık bir hedeftir ve kıyamete kadar sürecektir. Ta ki yeryüzünde secde etmeyen bir tek insan kalmasın!

Bu kutlu seferberlik, yeni hamlelerle, projelerle devam edecek, dualarınızla ve desteklerinizle daha da büyüyecek, güçlenecek inşallah. Gelecek nesillerin namazla buluşması bakımından iki alanı çok önemsiyoruz: eğitim sistemi ve sosyal medya. Her iki alanda da çalışmalarımızı yoğunlaştırmayı planlıyoruz. Eğitim kurumlarımızdan çok yoğun talep var. Bu talepleri karşılamak için organize oluyoruz. Sosyal medya mecralarında daha yaygın ve etkin biçimde yer almaya çalışıyoruz. Kitap olmadan kalıcı ve devamlı izler bırakmak mümkün değil. Bu sebeple dikkat çekici ve okunası hap kitaplara yöneliyoruz. Kısaca “Ömür biter, namaz mücadelemiz / tevhid mücadelemiz bitmez.” diyoruz.

Önceki İçerikGuyana Müslümanlarını Duydunuz Mu Hiç?
Sonraki İçerikKüba Müslümanları İle Nasıl Tanıştım?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz