NBA Tarihinin En İyi Pivotlarından Biri: Hakeem Olajuwon

Son yıllarda yapılan araştırmalar bizlere dünya üzerinde Müslüman sayısının arttığı bilgisini veriyor. Peki, nicel değerlerimizdeki artış niteliğimiz üzerinde de etkili oluyor mu? Hangimiz Müslümanca yaşamanın hakkını verebiliyoruz? Hangimiz inandığımız gibi yaşayabiliyoruz? Dünyanın çeşitli aldatmacaları içerisinde hangimiz dinimizin gereklerini günlük hayatımıza aktarabiliyoruz? Müslümanca yaşamanın epey zorlaştığı şu çağda çok şükür ki hâlâ inandığı gibi yaşayan yüz akımız Müslümanlar da var. Bugün onlardan birisini tanıyacağız: Hakeem Olajuwon.

Hakeem Olajuwon, mesleki hayatında birçok zorluğu aşmış, rakiplerinin arasından sıyrılabilmiş, seçkin ve çok başarılı bir pivot. Lakin onu bizim gözümüzde daha da değerli kılan şey inançlarına olan bağlılığı ve değerlerinden vazgeçmemesidir. “İnandığı gibi yaşayamayıp yaşadığı gibi inananlardan” olmamış ve Ramazan aylarında maçlarına oruçlu olarak çıkmış, iman gücüyle adeta sahanın tozunu attırmıştır. Uçaklarda, evde ve hatta oyunlardan önce ve sonra Kur’an okuduğunu yakın çevresi dile getirmiştir. Ayrıca 1994 Finalini kazandıktan sonra Müslüman bir erkeğin altın takı takması haram olduğu için şampiyonluk yüzüğünü açık artırmaya çıkarmıştır. 1995’ de tekrar şampiyonluğu kazanınca bu sefer kendisine platinden özel bir yüzük yapılmıştır. Dinine olan inancı ve saygısı gerçek manada takdire şayandır.

Nijerya’dan NBA’e Basketbol Serüveni

Hakeem Olajuwon, 21 Ocak 1963’te bir Afrika ülkesi olan Nijerya’da dünyaya gelmiş. Ailedeki sekiz çocuğun üçüncüsü olarak memleketi Lagos’un en iyi okullarından birisinde okumuş. Medyanın mücadeleler ve sıkıntılarla dolu olduğunu tasvir ettiği çocukluğunun basmakalıp temsilinden nefret eden Hakeem, farklı etnik kökenlerden çocuklarla bir arada olabildiği güzel bir ortamda yetiştiğini ve çalıştığını söylüyor. Hakeem’in bildiği diller ise; İngilizce, Fransızca, Arapça, Yoruba ve Ekiti. Hakeem’in spora olan ilgisi, ülkesinde de epey rağbet gören futbol ve hentboldan kaynaklanıyormuş.

Hakeem, Nijerya‘da bir kumsalda futbol oynarken, boyunun uzun oluşu bir basketbol koçunun dikkatini çekmiş ve bundan sonra Hakeem’in basketbol macerası başlamış. Hakeem’in futbolda kazandığı tecrübe ve ayak hareketleri, onun basketbolda çok başarılı bir sporcu olmasını sağlamış ve böylece Hakeem için basketbol, uğraştığı diğer spor dallarını bırakacak kadar önemli bir şey haline gelmiştir. Ancak, Nijerya’da basketbol için çok fazla fırsat yokmuş. Bu yüzden Hakeem, Houston Üniversitesi’nde okumak ve basketbol eğitimi almak için uzak diyarlara, ABD’nin Houston kentine taşınmış.

NBA Kariyeri

Kolej takımının bir parçası olarak olağanüstü bir performansın ardından, “NBA Draft” için en iyi yarışmacılardan biri olur. Fakat ilk senelerinde pasaportu yüzünden basketbol takımıyla resmi maçlara çıkamaz. 1981-82 sezonunda oynamasına izin çıkar ve sahadaki yerini alır. Ayrıca Hakeem, 82-83 ‘de takımının şampiyonluğu kaybetmesine rağmen “yılın en muazzam oyuncusu” ödülünü almayı başaran son kişidir. 1983-1984 sezonunda takımı ‘‘NCAA’’i finale çıkarır ve ardından NBA sahnesine girmesi için yollar açılır. 1984 NBA Draft’ında “Houston Rockets” tarafından seçilmiştir. Efsanevi pivot Moses Malone’den özel dersler alan Hakeem, basketbolun inceliklerini bu pivottan öğrenir, doğal yeteneklerini azimle de birleştirince adeta rakiplerinin canını okumaya başlar.

NBA Yolunda Değişim

Hakeem’in kariyerindeki ilk esaslı değişim, 1990-91 senesinde gerçekleşir. Bir Müslüman olan Hakeem, asabiyetini ve hırsını dizginlemek adına ilk kez bu yıl İslam’ın derinliklerine yönelir ve hayatında İslam’ı ilk sıraya koyar. 1989 senesinde FIBA’nın yaptığı kural değişikliği sonrasında Hakeem uluslararası arenada da ikinci memleketi ABD’yi temsil etmek ister, fakat altyapılarda Nijerya’yı temsil ettiği için sorunlar çıkar; vatandaşlık başvurusunun sonuçlanması için 3 yıl beklemek ve 1992 yılındaki Rüya Takım’ı ıskalamak zorunda kalır ve milli formaya ancak 1996 Olimpiyatları’nda hak kazanır. Hakeem’in hem kendisi hem de ekibi, 1993-1994 sezonunda mükemmel performans göstermiş, 1994’te ve 1995’te NBA Şampiyonası’nı kazanması için ekibine liderlik etmiştir.

Hakeem, sahte bir şekilde hareket ettiği ve alışılmadık bir biçimde döndüğü “Rüya Çalkalaması” (Dream shake) olarak bilinen imza hamlesi ile ünlüydü. Ayrıca birçok NBA efsanesi tarafından usta bir oyuncu olarak kabul edildi. Bu, çok uzun boylu bir oyuncu olmasına rağmen, ayaklarının ve hızının olağanüstü olması nedeniyle oldu. Ancak, kariyerinin bu parlak aşamasından sonra, Hakeem’in performansı biraz azaldı ve bu da, takımdaki yerine mal oldu. Sürekli yaralanma ve hastalıklardan muzdarip İken, Hakeem 2001 sezonunda Toronto Raptors’a transfer oldu ve sergilediği düşük performans sebebiyle kariyerinin en kötü dönemini yaşadı ve 2002 sezonunun ortasında basketboldan emekli olduğunu açıkladı.

Hakeem Olajuwon’un Başarıları

Hakeem, başarılarla dolu kariyeri boyunca, 12 kez “All Star”, İki kez “Yılın Savunma Oyuncusu”, bir kez “NBA MVP” ve iki kez ‘’NBA Finalleri MVP” olarak seçildi. 2016 yılında “FIBA Onur Listesi” ne girdi. Ayrıca Hakeem gelmiş geçmiş tüm NBA basketçileri arasında blok kralıdır. Houston rockets takımıyla iki NBA şampiyonluğu yaşamıştır. İkisinde de en değerli oyuncu seçilmiştir.

Basketboldan Sonraki Hayatı

8 Ağustos 1996’da Hakeem Olajuwon, Houston’da Dalia Asafi ile evlendi. Çiftin iki kızı vardır. Rahmah ve Aisha Olajuwon. Ayrıca Hakeem’in “Rüyayı Yaşamak” başlıklı bir otobiyografisi mevcut. İnançlı bir Müslüman olan Hakeem, basketbolu bıraktıktan sonra ailesi ile birlikte Ürdün’e göçmüştür ve halen hayatını burada sürdürmektedir.

Bir dönem zirvede olmasına ve zirvenin tüm cezbedici taraflarına rağmen yolundan sapmayan bir Müslüman olarak Hakeem Olajuwon hepimiz için bir örnek teşkil etmektedir. Basketbola çeşitlilik, sanat ve aşk katan bu yılmaz savaşçının kendi usulüyle NBA’i domine edişini ve kas torbalarının arasında bir zarafet ve estetik abidesi olarak zirveye çıkışını seyretmek, tüm basketbol severler için paha biçilemez bir hazineydi. Ve tarihin en büyük 5 pivotundan birisi, anlatılmayıp yaşanılan bir “Rüya’’ idi.

Diğer Güzel Haberler

Gambiya asıllı İsveçli boks şampiyonu kendini başta yetimler olmak üzere çocuklara adadı. Dünyanın her neresinde olursa olsun ihtiyacı olan herkese kitap, gıda ve diğer yardımları ulaştırmaya gayret ediyor. Gayesi ümmetini en iyi şekilde temsil etmek olan Müslüman boksörün hedefi büyük. Şu ana kadar yaptıklarını ve bundan sonraki hedefini merak ettiyseniz okumak için tıklayın. Ünlü Boksör Kendini Yetim Çocuklara Adadı

Kriket sporunu daha önce duydunuz mu? Bu haberimizin konusu Dünya Kupası’nı kazanan İngiltere Milli Kriket takımı. Farklı kültürlerden, farklı dini inanışlardan oluşan bu takım adeta dünyaya birlik mesajı verdi. Takım kaptanı nasıl kazandıkları sorulunca “Allah bizimleydi.” diyerek durumu özetledi. Allah Bizimle Beraberdi (İngiltere Milli Kriket Takımı)

Sadio Mane, Liverpool ve Senegal’in Müslüman yıldız oyuncusu. Spordaki başarısıyla tanınan Mane, hayırlarıyla da dünyayı güzelleştiriyor. Senegal’deki köyünde inşa ettirdiği okulun şantiyesini ziyaret etti, oraya hastane ve cami yaptırdı. Liverpool’daki bir caminin tuvaletlerini temizlediği bir videoyla sosyal medyada adından söz ettirdi. Senegalli oyuncu mütevazi kişiliğiyle  görevlerini yerine getiren bir Müslüman olarak tanınıyor. Hayırsever Bir Futbolcu: Sadio Mane

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz