Ramazan Söyleşileri: Burkina Faso’da Ramazan

0
271
Ramazan Söyleşileri: Burkina Faso'da Ramazan

Farklı ülkelerde mübarek Ramazan ayının nasıl yaşandığını ele aldığımız Ramazan Söyleşileri serimizin bu seferki konusu: Burkina Faso’da Ramazan

Önce sizi tanıyabilir miyiz?

İsmim Haşim AKIN. Konya’da doğsam da şimdi Burkina Faso’da yaşıyorum. Burada üçüncü Ramazan’ımı yaşayacağım. Allah’ın hikmetinden sual olunmayan takdiri, bizi buraya yönlendirdi. 0n sene önce adını bilmezdim ama bugün havasını teneffüs ediyoruz işte… Biz burayı sevdik, burası da bizi sevdi.

Burkina Faso ülkesindeki Müslümanlardan bahsetmek istesek neler söylersiniz?

Tenakourou Dağı yakınında bir köy, 

Burkina Faso ülkesinde yaklaşık 12 milyon Müslüman nüfus yaşar. Bu rakam tahmini elbette… Burkina Fasolu Müslümanlar, Müslüman olduğunu bilerek yaşar. “İnsan kendisinin Müslüman olduğunu bilmez mi?” diye sormanızı beklerim. Bizim ülkemiz gibi miras olarak kalmışsa, bunu bilmesi bazen zor olabiliyor. Yani toplumun ticaretinde, iskânında, giyim ve kuşamında çok net çizgilerle bir ayrım olmasa da Müslümanlar kendini bilerek yaşar. Bu da onları farklı yapar.

Burada Müslümanları diri tutan ve güçlü kılan bazı ibadet ve gelenekler vardır. Size bunların birkaçını sayayım.

  1. Bunun ilk başında namaz gelir. Burada ezan ve namaz Müslümanlar için bir alametifarikadır. Bundan asla çekinmezler. Onlar, gerekli olan her yerde namazlarını kılabilirler. Hatta bu konuda farklı dinden olan insanlar bile size yardımcı olabilirler. Asla alay edilmez ve rahatsız edilmez.
  2. Mevlit programları bunlar için çok özel anlam taşır. Burada bu etkinlikler, mevlit kandiliyle başlar ve gelecek yılın mevlit kandiline kadar devam eder. Bölgesel veya genel olarak yapılan bu etkinlikler ülkede yaşayan Müslümanlar için bir gövde gösterisi ve var oluş bildirisidir. Genelde gece yapılır. Yatsı namazından sonra başlar ve sabah namazıyla biter.
  3. Kadir Gecesi kutlamaları vazgeçilmezdir. Birçok yerde Müslümanlığın işaretidir. Bu konudaki ayırtıları daha sonraki soruya saklayalım.
  4. Ülkede âlim ve dini önderlerin kıyafet ve şatafatlarıdır. Bazen bunların o haline kızsak da burada onların o erişilmez ve dokunulmaz hali Müslümanlar için bir koruyucu kalkan olmuştur.

Ülkedeki Müslümanların İslam’ı yaşama noktasında Türkiye’den farklı yönleri var mı, varsa neler?

Burkina Faso’da market, 

Burada İslam’ın ilk işareti namazdır. Köylerde veya şehirlerin mahallelerinde yapılan genel mescitlerin yanında sokak aralarında küçük, açık alan mescitlerini çokça görmek mümkündür. Burada mahalle veya aile, beraberce cemaatle namaz kılar. Burada bir Müslüman’ın namazını evde yalnız kılması veya hiç kılmaması asla kabul edilebilir bir şey değildir. Mutlaka namaz cemaate kılınır.

Kendi mahallesinde mutlaka devam ettiği ve kendisini oraya ait hissettiği bir mescit vardır. Biz Avrupa’da her Hristiyan’ın bir kiliseye kayıtlı olduğunu ve oraya aidat ödediğini duyardık. Burada bunun benzerini görmek mümkündür. Yani herkesin devam ettiği ve “benim mescidim” diyeceği bir namazgâhı vardır. Ezan okununca hayat durur. İşleri ne kadar önemli olsa da mutlaka kesilir ve hemen namaz başlar. Çarşıda birçok dükkânın önü namaz vakitlerinde mescittir. Hemen toplanılır ve namaz kılınır.

Bu konuda bir hatıramı paylaşayım. İlk geldiğimiz günlerde bir araba almak için bunun pazarı olan merkezleri geziyoruz. Büyükçe bir pazara girdik. Bazı araçları inceliyor ve üzerine pazarlık yapıyoruz. Bir anda çevremizde kimse kalmadı. Bize yardımcı olan ve kendisine ait bir aracı satabilmek için bir sürü dil döken adamlar kayboluverdi. Biz ne olduğunu önce anlayamadık. Çevreye dikkatlice bakınca ikindi namazı vaktinin olduğunu ve herkesin namaza gittiğini fark ettik. Burası pazarın içinde namaz için ayrılmış ve zeminine beton dökülmüş açık bir alandı. Ama pazarın mescidi… Biz de hemen gidip beraberce namazımızı kıldık. Geri aracın başına geldik. Az önce alsak mı diye beğenmeye ve pazarlık yapmaya çalıştığımız bir aracın görevlisi “Bu araca çok güvenemiyorum. Siz buna değil şuna bakın.” diye bizi başka bir araca yönlendirdi. Çünkü beraberce namaz kılmıştık.

Muamelat konusunda daha istenmeyen ölçüde bir İslam anlayışı ve yaşamları vardır. Ancak bunda da ülkenin ekonomik ve sosyal şartlarının izlerini görmek mümkündür.

Burkina Faso’da Ramazan ayını Müslümanlar nasıl karşılar, özel hazırlık yapılır mı?

Elbette burada da hazırlıklar olur. Bizim gençlik yıllarından bildiğimiz ve şimdi eskisi kadar da hararetli tartışmalara neden olmayan hilal konusu burada hala canlıdır. Ramazan’ın en önemli hazırlığı hilal gözetlemesi konusudur. Ancak Müslümanların bölünmüş hali burada da kendini hissettirir. Falanca grup burada değilse de başka bir yerde görmüştür. Böylece ne zaman başlanacağı konusu tartışmaları bazen de hararetli suçlamaları beraberinde getirir.

Burkina Faso’da bir gıda saklama yöntemi

Bizim ülkemizde ramazanın en önemli hazırlığı yemeklerdir belki de. Burada insanlar günübirlik yaşamayı ve günlük yemeği sever. Biraz da şartlar böyledir. Çok az insanın evinde buzdolabı vardır. Ne yapacak şimdi? Nasıl hazırlık olsun ki?

Ancak bazı yerel yemek malzemesi ve içeceklerin hazırlıkları az da olsa yapılır. Zomkom için mil unu, tamarin (demirhindi) bunların başında gelir.

Toplu iftar programları, çocuklar ve gençler için faaliyetler yapılır mı?

Ülke dışından gelmiş sivil toplum ve yardım kuruluşlarının dışında toplu iftar organizasyonuna rastlamadım. Bizdeki gibi sokaklarda iftar çadırı da olmaz. Genelde herkes evinde iftarını yapar. Çoğunlukla iftar vakti girince hafifçe bir şeyler yenir ve akşam namazı için mescide gidilir. Daha sonra da yenecekse yemek yenir.

Çocuklar, teravih ve özellikle de teheccüt namazının çiçekleridir.

Burkina Faso’da Ramazan ayına özel mukabele yapılır mı? Camilerde mi evlerde mi yapılır?

Bu çok önemli bir soru ve ayrıntıdır. Burada bizim bildiğimiz şekilde mukabele okunmaz. Ancak bu cümleden onların Ramazan’da Kur’an-ı Kerim’le aralarının açık olduğu anlaşılmasın. Bizim mukabele adetlerini kıskandıracak çok daha güzel bir uygulamaları vardır.

Camilerde Burkina Faso’da Ramazan boyunca tefsir dersleri yapılır. Bu konuda yeterli hocalar var. Onlar her yıl aynı mescitte veya başka bir yerde tefsir dersleri yaparlar. Bir hoca için “tefsir dersi yapıyor” olmak bir ilmi kariyerdir. Bu dersler bazı camilerde Kur’an-ı Kerim’in bir kısmıyla sınırlı kalır. Ancak genelde Fatiha-Nas suresi arası bitirilir. Ramazan’da şartları buna uygun olan birçok Müslüman’ın takip ettiği bir tefsir halkası vardır. Bu dersler gün içinde saatlerce devam eder.

Burada bir kişi veya birkaç kişi koro halinde tefsiri yapılacak ayeti bazen bütün olarak bazen de kelime kelime okurlar. Asıl tefsir yapan hoca ise bunu yerel dilde tercüme eder ve üzerinde açıklama yapması gereken yerlerde açıklamasını yapar. Ramazan’da birçok kurum daha esnek bir mesai uygulaması yapar. Amaç da bu derslerin takip edilebilmesidir. Arada uzanıp dinleyenler, hazır uzanmışken biraz da uyuyanlar olabilir. Bunu kimse yadırgamaz ve yargılamaz.

Ben bir Ramazan ayında Mali’de bulundum. Orada tefsir derslerinde üçüncü bir şahıs daha vardı. O da hocanın her kelimesinden sonra “doğru, gerçekten, hakikaten, aynen öyle, vallahi doğru…” gibi lafızlarla konuşmacıyı destekliyor ve halkı da dinlemeye teşvik ediyordu. Bize komik gelse de o bölgede yadırganmayan bir uygulama. Bu sadece tefsir derslerinde değil, diğer vaaz ve konuşmalarda da uygulanıyor.

Evlerde böyle bir şeye şahit olmadım. Zira burada halkın kaldığı evler, bir veya iki odadır. Burada birkaç kişiyle toplanıp böyle bir şey yapabilmek fiziki olarak da mümkün değildir.

Kadir gecesini nasıl ihya edersiniz? İtikâfa girenler olur mu?

Kadir Geceleri yukarıda da söylediğim gibi burada çok önemlidir. Bazı köylerde bir mescit bulunmayabilir. Ama burada yaşayan az sayıda Müslüman varsa bunlar kadir gecesinde yakındaki başka bir merkeze giderler. Burada sabaha kadar kalınır ve ibadet edilir.

Ben bir köy biliyorum. Burada mescit inşaatı biraz gecikmeli olarak bitti. Halk normal namazlarını ağaçların altında açık bir alanda kılardı. İki yıl önce kadir gecesinde bütün köylü toplanmış. Ancak yağmur da yağmaya başlamış. Köyde başka uygun ve geniş bir yer yok. Hemen gidip kilisenin papazından rica edilmiş. Orayı açmışlar ve Müslümanlar bu geceyi orada ihya etmiş. Bu sadece dinlerin yakınlığı değildir. Bölgenin özel sosyolojisidir. Bu işe köy kralı “olur” demişse itiraz hakkı da kalmayacaktır.

Bazı köylerde Müslüman olmayanların da kadir gecesinde Müslümanların arasına gelip onlarla ibadet ve dua ettiğini görürünseniz şaşırmayınız. Burada bunlar da olağan işlerdendir.

Normalde olmayan ama Burkina Faso’da Ramazan ayında uygulanan özel gelenekler var mı?

Bizim ülkemiz de dâhil olmak üzere yaşamaktan daha çok konuşmayı seven Müslüman toplumlarda, teravih namazı tartışması devam etse de burada tartışmak yerine yaşamak vardır. Burada teravih namazı 8 rekât olarak kılınır. Ancak en kısa olanı bir saatten daha uzun sürer. Burkina Faso halkı asla aceleyi sevmezler. Burada her iş yavaş yapılır. Hal böyle olunca bu namaz kılmakta yarışsalar da namazı hızlı kılmakla ilgili bir yarış asla olamaz. Gayet yavaş ve tertil üzere bir okuyuşla namaz kılınır.

Bölgede mescitteki cemaate sadece erkeklerin değil de kadınların da katıldığını söylememe gerek yok sanrım. Çocuklar için de ayrı bir güzelliktir bu teravih namazları.

Teravihi hatırlayıp da teheccüt namazını unutmak çok ayıp olur. Ramazan’ın en zevkli yeri son on günde kılınan teheccüt namazıdır. Aileler tüm fertleriyle gelir. Öyle ki 5-6 yaşındaki çocuklar bile dışarıda kalamaz. Gece yarısından sonra büyük camilere gidilir, burada 11 rekat teheccüt namazı kılınır. Bunun 8 rekatı teheccüt, 3 rekatı da vitir namazıdır. İlk iki rekattan sonra caminin arka tarafı namaza gelmiş küçük yavrular için otel olur. Hepsi uzanıp uyurlar. Ama burada uyurlar. Birçok yerde bu namaz hatimle kılınır. Şayet hatimle değilse bile namaz tamamlanır. Aralarında sohbetler yapılır.

Bizim için acı bir ayrıntı olacak ama bu namazların hepsinde mikrofonun sesi dışarıya açıktır. Mevsim gereği de hava sıcak olduğu için namazlar çoğunlukla açık alanda kılınır. Mahallede değişik dinlerden komşular vardır. Bugüne kadar “Gece yarısı namaz ve Kur’an sesinden rahatsız oldum. Şunun sesini kısın.” diyen birisini duymadım.

Bazı camilerde gece basit de olsa bir sahur yemeği ikram edilir. Namaz esnasında dışarıda çay ve kahve ikramının da olabileceğini ilave edelim.

En tatlı yeri de vitir namazının üçüncü rekatında okunan Kunut duasıdır. Kendinizi Kâbe’de namaz kılıyormuş gibi hissedersiniz. Uzunca dua edilir. Duanın mesnun olması gibi bir şart da yoktur.

Ramazana özel yemekler yapar mısınız?

Ben Ramazan’a özel yemekten daha çok özel içecekle tanıştım. Beyaz su dedikleri zomkom en vazgeçilmeyenidir. Mil unu, şeker ve sudan yapılma soğuk bir şerbettir. Tabi hem un, hem de şeker olunca, bir de aç karına içilince; ülkedeki diyabet sorununu artırır. Ancak alışkanlık da böyledir. Bisap, tamarin (demirhindi), zencefil ilk akla gelenlerdendir. Elbette mevsimsel olarak kolay bulunabilecek meyve suları da olur.

Burkina Faso’da gayrimüslimlerin Müslümanlara ve Ramazana bakış açıları nasıl?

Ülkede çok farklı dinlerden insan iç içe yaşar. Aynı evde birden fazla dine mensup insanı bulmak mümkün. Bunların bir kısmı süreç içinde diğer dini seçmiş birisi olabilir. Veya din farklılığına rağmen evlenmiş de olabilirler. Yani burada Müslüman bir kızın, gayrimüslim bir erkekle evlendiği birçok aile örneği vardır. (Sizin aklınıza bu konudaki fıkhın hükümleri gelecek ama burada realite farklıdır.) Bu nedenle Burkina Faso’da Ramazan ayında aynı evde oruç tutan sadece bir kişi olabilir. Ancak ben, kendisi Hristiyan olan ve Müslüman olan annesine destek olmak için onunla oruç tutan/tuttuğunu söyleyen birisini tanıdım.

Çarşı pazarda Ramazanı hissetmek çok kolaydır. Müslüman olmayanlar bile Ramazan konusunda çok duyarlıdır. Yani inadına sizin yüzünüze sigara dumanı üfleyecek birisi burada zor çıkar. Bir köy meydanında veya mahalle camisinde verilecek iftar sofrasına gelen herkes için dini inanç testi yapamayacaksınız. Yani burada oruç olmadığı hatta Müslüman olmadığı halde sofraya oturan birisi de olabilir. Bunu ayırmak mümkün olmadı gibi bu coğrafyada gerek de olduğunu düşünmedim hiç.

Mühtedi (sonradan Müslüman olmuş) tanıdıklarınız varsa Ramazan onlar için ne ifade ediyor?

Bu kategoriden birçok tanıdığım oldu. Onlar biraz zorlansalar da orucu sevdiklerini söylediler.

Eğer oruç sabretmek ve vazgeçebilmekse onlar bunun çok daha büyük olanını başardılar zaten. Zira uzun yıllar yaşadığı hayatı terk ettiler. Saygıyla önünde eğildiği ve kurbanlar kestiği putundan vazgeçtiler. İçine düşercesine içtiği alkolü bıraktılar. Hal böyle olunca gün içinde yiyip içmeyi bırakmak ona çok zor olmamalı.

Ramazan en tatlı haliyle Burkina Faso’da yaşanır. Mangoyla iftar edebiliriz. Bir köy mescidinde yıldızların altında teravih kılmak çok tatlı olacaktır. Hele teheccüt… Kaçmaz bu imkân…

Önceki İçerikDattelbeere ile Bayram Sevinci
Sonraki İçerikRamazan Söyleşileri: Ürdün’de Ramazan

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz