Suriye’den Avustralya’ya Bir Başarı Öyküsü: Saad Al-Kassab

Zamane gençleri olarak içinde bulunduğumuz koşulların yetersizliğinden dem vururuz sık sık. Bahanelerimiz her zaman hazırdır olası olumsuz durumlara karşın. Ancak bu hepimiz için geçerli değil elbette. Bu yazımızda kül olmuş bir hayattan yepyeni bir gelecek inşa edebilmiş, bahanelere sığınmamış bir ismi tanıyıp, zorlu serüvenini inceleyeceğiz.

Saad Al-Kassab Suriye iç savaşının mağdurlarından sadece biri. Ancak onu diğerlerinden ayıran şey savaştan kaçıp sığınmacı statüsüne erişebilme şansı ve sonrasındaki başarı öyküsü. Nitekim bu süreç sonunda Avustralya’da eğitim hakkı elde etmiş ve bu başarısıyla tüm gençlere umut kaynağı olabilecek bir hikâyenin kahramanı olmuş.

Ülkesindeki iç savaşın büyümesi ve kendi şehri Humus’u da sarmasıyla okula devam edemez Saad. Ancak bu onu pes ettirmez ve evinde bir mühendis olan annesi ile derslerini telafi etmeye çalışır. Abisinin karakolda zorla alıkonulması olayının ardından ailesiyle beraber önce Lübnan daha sonra Mısır’a kaçarlar. Ancak bu ülkelerde sığınma taleplerinin kabul görmemesi sonucu yolları Avustralya’ya düşer. Avustralya’da sığınmacı statüsünde yaşama hakkı kazanırlar.

Avustralya’ya geldiğinde lise eğitimini yarıda bırakmış olmasına karşın üstün gayretinin sonucunda girmiş olduğu kabul sınavında 96 puan alarak Melbourne şehrinin en prestijli kolejlerinde biri olan Regional College Sydenham’ın öğrencisi olma hakkı kazanır.

Ülkeye ilk geldiğinde İngilizce bilmemesine rağmen hızlı bir şekilde akıcı konuşabilecek düzeye gelen Saad, dil öğrenmeye çalışırken Avustralya Parlamentosu oturumlarını takip ederek ilginç bir yöntem de benimser. Bu hususta “Parlamento üyeleri genellikle karşı tarafa mesajlarını verebilmek için yavaş bir şekilde konuşurlardı. Başta bunları anlamak kolay değildi ancak bu yöntemle zamanla kelimeleri ayırt edebildim’’ diyor Saad.

Aradan geçen iki yılın ardından okulunu başarıyla tamamlayan Saad şu anda bir yandan Melbourne Üniversitesi’nde Tıbbi Biyoloji eğitimini sürdürmekteyken diğer yandan geçimini sağlamak için bahçıvanlık yapmakta. Ülkesindeki iç savaşta ölümcül olmayan yaralanmalardan dolayı ölen bir çok insana şahit olduğunu, bu nedenle en büyük hayalinin doktor olup kendi ülkesindeki savaş mağduru insanlara yardım etmek istediğini belirtiyor. Saad kendisi gibi eğitimini Avustralya’da sürdüren abisi Ömer ile beraber birçok yerde ülkelerindeki zulmü anlatıp mültecilere dair kötü algıları yıkmaya çalışıyor.

Diğer Güzel Haberler

Türkiye, Cibuti’de inşa ettiği Doğu Afrika’nın en büyük camisinin resmi açılışına hazırlanıyor. Başkentte inşa edilmiş olan camii, Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) tarafından yaptırıldı. TDV camii inşaatına 2017 yılında başladı. İnşaat biter bitmez 2019 yılı itibariyle de resmi açılışının gerçekleştirilmesi bekleniyor. Cibuti’ye Osmanlı Camiisi

Yeni Zelanda’nın Whangarei şehrindeki Whangarei İslam Merkezi  farklı inanç gruplarından yüzlerce insanın katılımıyla ‘Halka Açık Camii Günleri’ adlı bir program düzenledi.  Programla beraber, Yeni Zelanda’nın en kuzey şehirlerinden gelen insanların bölge Müslümanlarıyla yakından ilişkiler geliştirmeleri hedefleniyor. Yeni Zelanda İslam’a Koşuyor

Bir grup genç Müslüman 10 Avrupa ülkesinde sokak sokak gül dağıttı. Temel İslami konular hakkında yoldan geçenlere bilgi vermek için etkinlik standları kurdular. Böylelikle İslam hakkındaki korkuların ne kadar yersiz olduğunu ve İslam’a karşı önyargıların da ne kadar manasız olduğunu en pratik şekilde göstermiş oldular. Müslüman Gençlerden Anlamlı Gül Mesaj

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz