Tekerlekli Sandalyeli Bir Semazen: Nadir Koç

Yaratanımıza ve yaratılışımıza olan inancımız, bağlılıkla ve içtenlikle duyduğumuz güven, kenetlenmişlik, vicdanımızı avuçlayarak duaya duran ellerimiz, benliğimize ve bedenimize olan saygımız varken önümüzde ne gerçekleştiremediğimiz hayaller ne kaybettiğimiz umutlar ne de tutkusunu yitirdiğimiz arzular kalır. Hepsi, ardımızdaki sapasağlam duvarın örülmesi için birer tuğladır. Duvar, özgürlüğü ve özgünlüğüyle uçsuz bucaksız göğe, tuğlalar ise parlayan yıldızlara benzer. Öyle ki yolumuza dikilmiş taşları eriten, idrakımızı ve ideallerimizi daraltmış odalara gün ışığı… 39 yaşındaki Nadir Koç‘un hikayesinin taşıdığı mesaj, hayallerinin götürdüğü mekan bu düşüncelerle kaplı ve bu düşüncelerin onu harekete geçiren iç sesinde gizli.

Eskişehir’de doğuştan beden engelli olan Nadir Koç, özel bir kurstan aldığı semazenlik eğitimiyle 12 yıldır yurt içi ve yurt dışında birçok programda yer aldı. Türkiye’de 10, yurt dışında ise 7 programda sahne aldı. Engellerin beyinde bitirilmesi gerektiğini, başarının inancın ve isteğin varlığına göre yakınlaşacağını vurgulayan Nadir Koç, AA muhabirine şunları söylüyor: “Hiçbir şey yapamayacağımızı düşünenler olabilir, aslında bizim için zor, biraz zaman alıyor; hepsi bu. İnanarak başlayacağımız her işi başarabileceğimizi bizzat gördüm.” Bedensel veya ruhsal eksikliklerin, önce beynimizden sonra tümüyle kalbimizden söküp atılmasının başarı öyküsü aslında onunki. İçimizden pek çok kişiye örnek olan ve cesaret aşılayan bir girişim. Hele ki çağımızda, engellerini fikrinde ve zikrinde esir tutan pek çok insan yaşarken.

“Kalbimin Sesiyle Ayağa Kalkıyorum”

Almanya’daki bir program sırasında ayakta alkışlandığında çok mutlu ve gururlu olduğunu dile getiren Koç, ilk gösterisinde yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

“Bir anda Kur’an-ı Kerim okunmaya başladı ve hepimiz durduk. Hissettiğim duygu inanılmazdı. Gözümden akan yaşlara mani olamamıştım. Sema anında engel falan kalmıyor. Kalbimin sesiyle ayağa kalkıyorum. Aslında sema ederken ruhum ayakta. Sema etmek herkesin yapabileceği bir şey değil, istemeniz gerekiyor. Ayakta bunu yapan birçok arkadaşımız var. Kabul ediyorum, onlar da bunu icra ediyor fakat bedensel engelli birilerinin tekerlekli sandalyede sema etmesi de diğer engelli arkadaşlarımız için pozitif bir örnek teşkil ediyor. Sesimiz duyulsun istiyoruz. Örnek bireyler olarak ülkemizin her yerinde programlar yapmak en büyük arzumuz.”

Sema etmek, içimizdeki sevgiyi büyüten, şükre yönelten, ruhu yücelten ve her dönüşte sessizliği titreterek varlığımızı düşündüren, dinginliği perçinleyen tarifsiz bir şey. Ama iyi ki eğitimini almışım diyen Nadir Koç ve hayat çok güzel diyen Reyhan Koç çiftinin paylaştığı benzersiz huzur, soluduğu fiziksel engellerle kavga etmeyen ama onları dert de edinmeyen hava, tarifini yaparken en çok zorlanacağımız şeylerden biri olsa gerek.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz