Türkiye’nin Camileri: 04 Ağrı

127

Orta Asya’dan gelen kavimlerin Anadolu’ya girişleri sırasında Ağrı bir geçiş oluşturmuş,
dolayısıyla birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Ağrı, Çaldıran Savaşı sonrasında Yavuz
Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı döneminde Şorbulak olarak anılan ilin adı, Ermeniler zamanında Karakilise olarak değiştirilmiştir. Kazım Karabekir Paşa zamanında ‘Karakilise’ ismi değiştirilerek ‘Karaköse’ diye adlandırılmıştır. Nuh Tufanı ile ilgisinden dolayı Tevrat’ta adı geçen Ararat Dağı ve ülkesinin, Ağrı ve çevresinin olduğu sanılması dolayısıyla Ağrı’ya, Batılılar tarafından Ararat da denilmektedir. 5.137 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin en büyük dağı olan Ağrı Dağı’ndan dolayı il, Ağrı adını almıştır.

Nahl Suresi 15. ayet-i kerimede Rabbimiz ‘Allah, yeryüzü sizi sarmasın diye oraya sabit dağlar yerleştirdi. Yolunuzu bulmanız için de nehirler ve yollar yarattı’ buyuruyor. Sizler de Ağrı’yı ziyaret ettiğinizde bu ayet ile tefekkür yolculuğuna çıkabilirsiniz. Tabi gezerken bizleri cem eden camilerimizi de atlamak olmaz. İşte sizin için derlediğimiz Ağrı’nın en önemli 5 camisi:

1Beyazıt Eski Camii

Doğubeyazıt Kalesi’nin güney eteğindeki camiyi, Yavuz Sultan Selim’in yaptırdığı söylenmektedir. Caminin yer aldığı yamaç düzeltildikten sonra duvar örülmek suretiyle düz bir teras oluşturulmuş ve üzerine bu camii inşa edilmiştir. Kare planlı caminin üzeri 11,50 metre çapında bir kubbe ile örtülmüştür ve tek minarelidir. Orijinalinde beş bölümlü bir son cemaat yerinin bulunduğu, duvarlar üzerindeki izlerden anlaşılmaktadır. Yöresel, farklı renkli taşların kullanıldığı cami içerisinde herhangi bir süsleme elemanı bulunmamaktadır. Tarihi caminin giriş kapısı, beden duvarları, mihrabı, son cemaat yeri, mihrabiyeleri, duvar payeleri, kubbeye geçiş sistemleri, duvarlardaki kemerler, pencereler ve minarenin yapımında sadelik göze çarpar.

2İshak Paşa Sarayı Camii

Cami, sarayın iki katı yüksekliğinde olup son cemaat yerinin üstü terastır. Terasın kuzey
cephesi köşelerinde piramit biçiminde külahları olan kuleler yer alır. Sivri kemerli nişler
içinde dikdörtgen açıklıklı iki sıra pencereye sahip mihrap cephesinde üstte bir yuvarlak
pencere bulunmaktadır. Dışa taşkın mihrap çıkıntısının köşeleri sütunçelerle yumuşatılmıştır. Dışta mihrap çıkıntısı, pencere alınlıkları ve çevreleri süslenmiş olan yapının içinde de taş süsleme görülmektedir. Yuvarlak kemerli bir alanla sınırlanan mihrapta alınlığın altında sivri kemerli, mukarnaslı, yaşmaklı niş beş kenarlı olarak düzenlenmiştir. Caminin kıble duvarı dış kenarında bir türbe bulunmaktadır.

3Toprakkale Camii

Toprakkale Köyü’ndeki bu camiyi Abdülakif Oğlu Mirza Bey 1687 yılında yaptırmıştır. Kare
planlı, 12,5 x 12,5 metre ölçüsündeki caminin üzeri, 8.20 metre çapında tromplu sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Caminin içerisi duvarlardaki altı, kubbe kasnağındaki dört pencere ile aydınlatılmıştır. Duvarlar köşelerde ve giriş kapısı, pencere kenarlarında kesme taştan, diğer bölümleri de moloz taştan yapılmıştır. 14 ahşap sütunun taşıdığı son cemaat yerinin büyük bir kısmı geç devirlerde onarılmıştır.

4Ağrı Merkez Camii

Ağrı ilinin merkezinde bulunan bu cami, 1950 yılında Üç Kiliseler’in taşlarından yapılmıştır.
Mimari özelliği olmayan basit bir cami olup, ibadet mekanının orta bölümü küçük bir kubbe
ile örtülmüştür. Üç kenarı iki sıra halinde dörder pencere ile içerisi aydınlatılmıştır. Girişin
önüne kapalı bir son cemaat yeri eklenmiş, bunun soluna da kesme taştan iki şerefeli bir
minare yerleştirilmiştir.

5Ahmed-i Hani Camii

Kare planlı bir harimden oluşmaktadır. Harime giriş, son cemaat yeri vasıtasıyla
yapılmaktadır. Kare planlı ve etrafı kapatılmış son cemaat yerine, doğu cephesinin kuzey
köşesine yakın kesimde profilli dikdörtgen bir çerçeve içine yerleştirilmiş sivri kemerli bir
kapı ile girilmektedir. Kubbe, sekizgen bir kasnağa oturmaktadır.

Diğer Güzel Haberler

Hasan Kızıl 22 Haziran 1995’te Mardin Derik’te dünyaya geldi. Ona herkes ‘Hayat Tamircisi’ diyor. Nitekim haksız da sayılmazlar. Çünkü o, engelli canlıların umutlarını tamir ediyor, onları hayata bağlıyor. Okumak İçin Tıklayın

Bundan tam on iki yıl önce Kamerun’un Maroua şehrinde göbek bağı bile düşmeden çöpe atılan bir bebekti o. Yalnız, yapayalnızdı… Sabaha karşı ağlama seslerini duyan mahalle sakinleri onu alıp hemen Aile Bakanlığı’na götürdüler. Okumak İçin Tıklayın

Kızgın çöllerden yağmur ormanlarına, dünyayla iletişimi olmayan kabilelerden buzullara kadar uzanan İslam dini için Kanada’nın Inuvik kasabasının ayrı bir önemi var.Bu kasaba Kuzey Kutbu’na en yakın Camii’ye ev sahipliği yapıyor. 4 bin kilometrelik uzun bir yolculuk ile gelen bu caminin ilginç bir hikayesi var. Okumak İçin Tıklayın

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz