Türkiye’nin Camileri: 27 Gaziantep

217

Yeryüzünde bilinen en eski şehirlerden birisi Gaziantep… Öyle ki, Antep’in güzelliği sebebiyle ona çöl gelini denmiş bir zamanlar. Alimlerin bolluğundan dolayı Küçük Buhara da diyenler olmuş Antep’e… Antep için en net değerlendirmeyi Üstad Evliya Çelebi yapmış; “Bu şehri anlatmaya ne dil ne de kalem yeter. Dünya üzerinde geniş toprakları, göz alıcı büyük yapıları ve her yerde aranan eşyası, birçok mezrası, bolluk ve verimliliği, bitimsiz yiyecek ve içecek pınarları ve ırmaklarıyla burası Şehr-i Ayıntab-ı Cihandır…” Şehr-i Ayıntab-ı Cihan yani dünyanın göz bebeği olan şehir. Dünya ve insanlık tarihi bütün yaşanmışlıkları ile kâh ışıltılı, kâh gölgeli hatıralarla bu göz bebeğinde Gaziantep’te yansıyor. Gelin bu göz bebeğinin en nadide yapıları olan Gaziantep’in Camileri’ni beraber inceleyelim:

1Ömeriye Camii

Tarihi Gaziantep Camileri, birbirinden farklı olsalar da çoğunda Arap mimarisinin etkisi görülmekte. Ömeriye Cami, Antep’in en eski camisi. Caminin kimin tarafından yapıldığı tam olarak bilinmemekle birlikte Halife Hz. Ömer zamanında yapıldığı, ya da Hz. Ömer’in torunu Emevi Halifesi Ömer Bin Abdülaziz tarafından yaptırıldığı söylendiği gibi, birincisinin yaptırıp ikincisinin onarttığı hakkında da söylentiler de vardır. Bu sebeple “Ömereyn” yani İki Ömer şeklinde de anılmaktadır. Caminin 1210 yılında tamir geçirdiği ise kaynaklarda yazılıdır. Caminin güzelliğini ne asırlar ne de felaketler silememiş. MS 636 senesinde Hz. Ömer’in hilafeti döneminde bir İslam toprağı olan şehrin ilk camisi Ömeriye Cami… Fetih ve gaza zamanlarının ruhaniyeti sıkıca sarmalamış mabedi. Gaziantep’in Kurtuluş Savaşı’na şahit olan Ömeriye Camii, Milli Mücadele’nin dilsiz şahitlerinden. Minaresindeki yaralar Gaziantep savunmasının dehşetli günlerinden kalan mermi ve şarapnel izleri. Şerefesindeki taş işçiliği hala parıltılı… Halk arasında anlatılan bir rivayete göre ise, bu cami her yıl tabana doğru çökmekte ve toprağa gömülmekte. Tamamen battığı zamanda ise kıyametin kopacağı gibi söylentiler mevcut.

2Boyacı Camii

Dönemin kadısı, Kadı Kemalettin tarafından yaptırılan Boyacı Cami, minberi üzerindeki oyma kitabede yazıldığına göre Miladi 1358 yılında yaptırılmış. Ancak bu tarihten daha önce yapıldığı kanaati hâkimdir. Caminin özelliklerinden en önemlilerinden birisi, minberin alttan kızaklı olması ve duvarda özel olarak yapılan bölmesine girilip çıkılabilmesidir. Avlu girişinin sağında tek şerefeli çokgen gövdeli peteksiz bir minaresi bulunmaktadır. Ayrıca Gaziantep’in en büyük camilerinden olan Boyacı Camii’nin içindeki ince ahşap işçiliği dikkat çekicidir.

3Şirvani Camii

Şirvani Camii kentin en eski yerleşim yerlerinden birisinde bulunması hasebiyle kentin en eski yapılarından biri olarak kabul edilmekte. Eskiden tarihi Gaziantep Camileri içerisinde minaresi iki şerefeli olan tek cami olduğundan bu camiye halk tarafından “İki Şerefeli Cami” de denmiş. Caminin 14 ya da 15. yüzyılda yapıldığı tahmin ediliyor. Taç kapı üstündeki kitabeye göre 1681 yılında Seyyid Mehmet Şirvani tarafından onarımı yaptırılmıştır. Belki de bu yüzden Şirvani Camii olarak ünlenmiş. Bir rivayete göre cami herhangi bir nedenle yıkılırsa onu yeniden yapacak kadar altın ve gümüşün temelinde gömülü olduğu söylenir. Camide eskiden dervişlerin zikrettikleri bir oda ve ahşap işçiliğinin güzel örnekleriyle süslenmiş bir müezzin mahfili de bulunmakta. Bir başka önemli bölüm ise Boyacı Camii’nde de olduğu gibi minberin alttan kızaklı olması, duvarda yapılan özel bölmesine girilip çıkılabilmesidir.

4Çınarlı Camii

Çınarlı Camii’nin Anteplilerin yanında ayrı bir yeri vardır. Zira bu cami mücahit camilerdendir. Antep harbi zamanında caminin olduğu yerde en çetin savaşlar cereyan etmiştir. MS 1660 yılından evvel yapıldığı zannedilen caminin avlusunda eskiden beş haşmetli çınar ağacı bulunurmuş. Bu ağaçlar ve cami Antep harbinde yıkılıp yakılmış, camii minaresini, kubbesini ve istinad duvarını kaybetmiştir. Bugün Çınarlı Camii’nin, eski cami ile mimari bir benzerliği olmayabilir. Ama bu camii, mimari değerinden ziyade, kahramanlığıyla ve hatıralarıyla Anteplilerin gönlünde taht kurmuştur.

5Şeyh Fethullah Camii ve Külliyesi

Kepenek mahallesinde bulunan Şeyh Fethullah Camii, halk arasında “Aşağı Şeyh Camii” ismi ile de anılmaktadır. Caminin banisi, keramet sahibi ve ermiş bir kişi olan Şeyh Fethullah, Halife Hz. Ebubekir’in soyundan gelmektedir. Hicri 971 (Miladi 1564) tarihinde yaptırılan caminin mihrap, minber ve pencerelerindeki renkli taş işçiliği Memluklu sanatının etkilerini göstermektedir. Bununla birlikte caminin içindeki pencere alınlıklarının süslemesinde Osmanlı sanat üslubunun özelliklerini de görmek mümkündür. Şeyh Fethullah Camii’nin yelpaze şeklinde açılan kubbesi Antep camileri arasında ilk ve tektir. Tek şerefeli bodur minaresinin yanında, Şeyh Fethullah Camii; zaviyesi, kasteli, medresesi ve hamamıyla bir külliye olarak inşa edilmiştir. Antep savunmasının önemli simalarından Molla Mehmet Karayılan’ın kabri de caminin avlusunda bulunmaktadır.

Diğer Güzel Haberler

Hollanda’da bir grup gönüllü, Çin’in, Sincan Uygur özerk bölgesindeki insan hakları ihlallerini dünyaya duyurmak ve 10 aydır Amsterdam’da tek başına gösteri yapan Uygur Türkü Abdurehim Gheni’ye destek olmak için artık Hollanda ile özdeşleşmiş bir yol seçtiler ve 80 kilometrelik bir bisiklet turu düzenlediler. Okumak İçin Tıklayın

Malezya’nın Kelantan bölgesinde bir camii, mübarek Ramazan ayı boyunca camiye
cemaate devam eden çocuklara bisiklet sözü verdi. Böylelikle, zamanla çocuklarda namaz
bilincinin oluşması hedefleniyor! Okumak İçin Tıklayın

Hikayesi, çaba ve gayretiyle Müslüman olan ve olmayan birçok kişiye ilham oldu. Öyle ki ateist bir yazar bile “Senin hikayeni okuduktan sonra umuyorum ki Tanrı vardır ve seni ödüllendirir.” demekten kendini alamadı. Okumak İçin Tıklayın

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz