Türkiye’nin Camileri: 34 İstanbul

Türkiye'nin Camileri serimizde bugün; adına şiirler yazılan, yedi tepeli şehir, dünya başkenti İstanbul'a uzanıyoruz. Keyifli okumalar.

255

Asırlardır adına şiirler, romanlar yazılan, tarih sahnesinde türlü isimlerle her daim adı anılan, sokakları denize çıkan, havası efsunlu kokan yedi tepeli şehir… İki kıtanın buluşma noktası olan İstanbul’u ne kadar anlatsak da sözlerin sonuna üç nokta koyacağız çünkü sanmıyorum ki bu şehri anlatmaya kelimeler yetsin.

Başkentlik tarihi 1600 yıla kadar uzanan İstanbul, aslında geçmişten günümüze bir dünya başkentidir. Çağlar boyu farklı medeniyet ve kültürlere ev sahipliği yapmış, bu sayede çeşitli din, dil ve ırktan insanın bir arada yaşadığı muhteşem bir mozaik halini almıştır. II. Mehmet’in fethiyle birlikte İslam medeniyetiyle tanışmış ve eşsiz camileriyle bu medeniyetin adeta bayraktarlığını yapmıştır. Aynı zamanda Türklerin tarihi ve kültürel mirasını yansıtan bu camilere bugün hep birlikte daha yakından bakacağız.

1Süleymaniye Camii

Mimar Sinan’ın “kalfalık eserim” diye adlandırdığı Süleymaniye Camii, Osmanlı’nın en görkemli zamanı olan 16. yüzyılda yapılmıştır. İmparatorluğun çeşitli yerlerinden getirilen malzemelerle inşa edilen caminin yaklaşık 30’ar tonluk 4 fil ayağı, 26,50 metre çapında ve 53 metre yükseklikteki kubbesini taşır. Mekân akustiğindeki kusursuzluk sayesinde caminin en kalabalık olduğu zamanlarda bile imamın sesi kolayca duyulur. Cami içindeki deve kuşu yumurtalarının yaydığı koku sayesinde içeride örümcek veya diğer haşereler barınamaz. Mihrabın iki yanındaki çini madalyonlarda Fetih Suresi, caminin ana kubbesinde ise Nur Suresi yazılıdır.

Camiyi aydınlatmada kullanılan gaz lambalarının isleri, içerideki hava sirkülasyonu sayesinde is odalarında toplanır ve daha sonra bu isler mürekkebe dönüştürülürdü. Mimar Sinan dehasının bir örneği olan bu odaları orta kapının üstünde görürüz. Caminin kubbesi çift cidarlı bir kubbedir. Kubbesinde 200 küsur küp vardır. Bu küplerle cami içindeki akustiği temin etmiştir. Caminin altındaki tünellerde ise sıcaklık ve serinliği sağlamak amacıyla kışın sıcak, yazın soğuk hava dolaşırdı. Cami bahçesinde Kanuni Sultan Süleyman ve eşi Hürrem Sultan’ın türbeleri bulunur. İmparatorluğun güç simgesi olan bu şaheser İstanbul’un Fatih ilçesindedir.

2Sultanahmet Camii

1609-1616 yılları arasında inşa edilen caminin mimarı, bilinenin aksine Mimar Sinan değil, onun öğrencisi Sedefkar Mehmet Ağa’dır. Adını dönemin padişahı I. Ahmed’den almış, iç duvarlarındaki muhteşem desenlerin renginden dolayı yurt dışında “Blue Mosque” (Mavi Cami) adıyla da tanınmıştır. Caminin tasarımı, Osmanlı cami mimarisi ile Bizans kilise mimarisinin sentezi olarak yorumlanır. Mimari özelliklerinde heybet ve ihtişam öne çıkar. Kubbe ve tavan işlemeleri 1985 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne eklenmiştir. Osmanlı’nın altı kubbeli olan ilk camisidir. Duvarlarındaki büyük tabletlerde ayetler ve dört halifenin isimleri vardır. Masmavi çinileriyle huzur ve ihtişam dolu bu cami, İstanbul’un Fatih ilçesindedir.

3Fatih Camii

Osmanlı’da bir geleneği başlatan yapı olarak bilinen Fatih Camii, sultanlar ve aileleri tarafından yaptırılan selâtin camilerinin ilkidir. İstanbul’un Fatih ilçesinde, Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Mimar Atik Sinan, camiyi 1462-1469 yılları arasında tamamlamıştır. 1766 yılında yaşanan depremden dolayı harabe haline gelmiş ve bu sebeple III. Mustafa, 1767 ve 1771 yılları arasında camiyi Mimar Mehmed Tahir Ağa’ya tamir ettirmiştir. Bu onarımdan sonra cami orijinal görünümünü kaybetmiştir. 30 Ocak 1932’de ilk Türkçe ezan bu camide okunmuştur. Caminin ilk inşasından bugüne şadırvan, şadırvan avlusunun üç duvarı, tac kapı, mihrap, birinci şerefeye kadar minareler ve çevre duvarının bir kısmı kalmıştır. Yaşadığı felaketlerden dolayı aslından büyük ölçüde uzaklaşsa da mimari anlamda ilgi çekici bir zenginlik kazanmıştır.

4Büyük Çamlıca Camii

Yapımına Mart 2013’te başlanan camii 2019’da yine bir mart ayında ibadete açıldı. Cumhuriyet tarihinin en büyük camisi olma özelliğini taşıyan Büyük Çamlıca Camii bazı rakamsal büyüklükleri de kapsamakta. İmanın şartlarını temsilen 6 minareli inşa edilen caminin 3 şerefeli 4 minaresi Malazgirt Zaferi’ne ithafen 1071 metredir. 72 metre yükseklikteki ana kubbe İstanbul’da yaşayan 72 milleti, 34 metre çapındaki kubbe ise İstanbul’u simgeliyor. Caminin ana kubbesinde bulunan alem, dünyanın en büyük alemidir ve ana kapı da dünyanın en büyük ibadethane kapılarından biri olma özelliğine sahiptir. Engelliler için teknolojik yeniliklerin büyük çoğunluğunun kullanıldığı cami yaz aylarında saat 01.00’e kadar açık.

5Mihrimah Sultan Camii

Mihrimah Sultan Cami, Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Yapımı 1540-1548 yılları arasında tamamlanan cami, ismiyle manidar bir özelliğe sahiptir ki bahar aylarında, gün doğumunda Beyazıt yangın kulesinden İskele Camii’ne bakıldığında caminin iki minaresi arasından güneşin doğuşu ve akşam gün batımında ise ayın doğuşu görülür. Aynı kuleden batı tarafına, Edirnekapı istikâmetine doğru bakıldığında da Mihrimah Sultan Edirnekapı Külliyesi’nde, sabah ayın, akşam da güneşin batışı izlenebilmektedir. Mihr-î Mah ismi de güneş ve ay manasına gelir. Mimar Sinan’ın eserlerine gizlediği baykuş motiflerinden biri de bu camide bulunur. Camiye girip sol taraftan sağ yukarı baktığınızda baykuş siluetini andıran motifi görürsünüz. Cami, Üsküdar’da iskelenin hemen karşısındadır.

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz