Türkiye’nin Camileri: 36 Kars

Doğu Ekspresi ile turist çeken Kars’ı siz de adımlamak istersiniz diye sizler için Kars’ın en önemli 5 camisini derledik.

169

Kars… Türkiye’mizin doğuya açılan kapısı… Osmanlı’da önemli bir askeri üs ve serhat şehri olan Kars’ın tarihi çok eskilere dayanıyor. Birçok farklı devletin hakimiyetinde yaşamış olan bu güzel şehrimiz tarihi eserler olarak da oldukça zengin. Doğu Ekspresi ile turist çeken Kars’ı siz de adımlamak istersiniz diye düşündük. Ve sizler için Kars’ın en önemli 5 camisini derledik.

1Kars Fethiye Camii

Kars il merkezinde bulunan Fethiye Camii, 19. yüzyılın başlarında Rusya’nın Kars’ı işgali sırasında kilise olarak yapılmıştır. Kilisenin 15 metre güneyine de bir Rus anıtı dikilmiştir. Kars’ın kurtuluşundan sonra bu yapı camiye çevrilmiştir.

Fethiye Camii, dikdörtgen planlı olarak kesme taştan yapılmıştır. Yapının doğu cephesinde sağlı sollu iki bölüm bulunmaktadır. Altı basamaklı bir merdivenle çıkılan bu bölümde sütunlar arasına iç mekana girişi sağlayan kapılar yerleştirilmiştir. Kapı girişlerinin ve buradaki pencerelerin sağ ve soluna sütunlar yerleştirilerek bu bölümlerin daha hareketli hale gelmesi sağlanmıştır. Aynı zamanda burada sağır sivri kemerler de bulunmaktadır. Yapının batısındaki girişin üzerinde çatıdan daha yüksek olan üç pencereli bir çatı katı da buraya eklenmiştir. Kuzey ve güney kapılarının üzerindeki çatı bölümlerinde ise yonca yaprağı görünümünde sağır kemerler o dönemin mimarisi ile bağdaşmayacak sivri kemerli bölümler de cephede son derece hareketli bir görünüm sergilemektedir.

Yapının kuzey, güney ve batı cephelerinde 1 metreden daha fazla dışarıya çıkıntılı, üzeri çatı ile örtülü kademeli bölümler bulunmaktadır. Yapının dış duvarları ile çatı arasında kalan cephelere dörder sivri kemerli çatı pencereleri açılmıştır. Üst örtünün köşelerinde birer, bunların çatı ile birleştikleri yerlerde de dörder tane baca bulunmaktadır. Yapının çatı bölümünün hemen altında onu çepeçevre kuşatan dantela gibi işlenmiş kabartma süslere yer verilmiştir. Kars’ın soğuk oluşundan ötürü de yapının kuzey yönüne bir kalorifer dairesi eklenmiştir.

2Kümbet Camii (Havariler Kilisesi)

Kafkaslardan Anadolu’ya girişte ilk yerleşim merkezi olma özelliğini taşıyan Kars Şehri birçok uygarlığın geçişine tanıklık etmesi sebebi ile binlerce yıldan bu yana iskân edilmiş antik bir yerleşim merkezi özelliğine sahiptir. Kars Kalesi’nin güney eteğinde Kale İçi Mahallesi’nde yer alan Havariler Kilisesi, şehirdeki Ermeni kiliselerinden birisi olup Bagratlı Krallığı döneminde Kral Abbas tarafından MS 932-937 yılları arasında yaptırılmıştır.

Kilise merkezi planlı olup dört yonca yaprağını andıran, dört nişle genişleyen dik açılı bir mekana sahiptir. Daha sonra 1064 yılında Müslüman egemenliğine geçen yöredeki bu kilise camiye dönüştürülerek Kümbet Camii adını almıştır. Bölge Rus hakimiyetine girince camii Rus Ortodoks Kilisesi’ne çevrilmiş, 1918 yılında Türk hakimiyetine girince yeniden camiye çevrilmiştir. İpek yolu üzerinde yer alan antik Anı Ören Yerinin ve bölgedeki yoğun arkeolojik yerleşmenin oluşturduğu taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarının korunması ihtiyacını karşılamak üzere ilk olarak 1959 yılında vilayet konağında Müze Memurluğu kurulmuş, daha sonra bölgeden toplanan eserlerin çoğalması sebebiyle 1964 yılından 1978 yılına kadar Kümbet Camii olarak da bilinen “Havariler Kilisesi” müzeye dönüştürülerek sergileme yapılmış, nihayet 1978 yılında İstasyon Mahallesi’nde yeni yapılan modern müze binası 1981 yılında hizmete açılmıştır. Modern Kars Müzesi günümüzde arkeolojik, etnografik ve taş eserlerin sergilendiği önemli müzelerimiz arasında yer almaktadır.

3Fethiye Camii (Büyük Katedral)

Yazıtlara ve tarihçilere göre kilisenin temelleri Bagratlı Kralı II. Sembat tarafından MS 990 yılında atılmış ancak Kral Sembat öldükten sonra kilise eşi kraliçe Katranide tarafından 1001 yılında bitirilmiştir. Kilisenin mimarı aynı yüzyılda İstanbul Ayasofya Kilisesi’nin tamiratını yapan Tiridat ustadır.

Kilisenin planı haç şeklinde olup ortadaki alan kemerleri taşıyan dayanıklı sütunlar ile sınırlandırılmıştır. Yarım daire şeklindeki apsis kilisenin diğer kısımlarından yüksek olup, heykel oyukları ile süslenmiştir. Apsisteki bu süsleme biçimi 11. yüzyıl kilise mimarisinin tipik bir örneğidir. Kilise, kemerli dar ve yüksek pencereler ile aydınlatılmıştır. Kilisenin cephe duvarları kemerlerle bölünmüş olup bu kemerler sütunlarla birleştirilmiştir. Bazilikal haç planlı binanın üç giriş kapısı mevcut olup bu kapılardan batıdaki halk kapısı, kuzeydeki patrik kapısı, güneydeki de kral kapısıdır.

Kilisenin apsis bölümünde iç mekandaki fresklerin 13. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Kırmızı renkli tüf taşından inşa edilen katedral basamaklı bir zemin üzerine kurulmuş olup kubbesi ve çan kulesi kuzey cephesindeki duvarın bir kısmı ile birlikte yıkılmıştır. Katedral 1064 yılında Sultan Alparslan’ın Anı’yı fethetmesinden sonra camiye çevrilmiş ve ilk fetih namazı kılınmıştır. Bu sebeple büyük katedrale Fethiye Camii de denilmektedir.

4Yusuf Paşa Camii

Yusufpaşa Mahallesi’nde bulunan camii, Kars Beylerbeyi Seyit Yusuf Paşa tarafından kendi adına izafeten 1664 yılında yaptırılmış olup gri ve beyaz bazalt taştan inşa ettirilmiştir. Caminin giriş kapısındaki Osmanlıca kitabe günümüze kadar ulaşmıştır. Cami halen ibadete açık bulunmaktadır.

5Menucehr Camii

Ören yerinde iç kaleye çıkan yolun güneyinde bulunan plato üzerine inşa edilen Ebu-l Menucehr Camii planı bilinen ve günümüze sağlam bir şekilde ulaşan en eski Selçuklu eseridir. Ani şehrinin Selçuklular tarafından fethedilmesinden sonra 11. yüzyılda Ebû’l Menuçehr Bey tarafından yaptırılmıştır.

Cami tamamen tüf taşı kullanılarak inşa edilmiştir. Dikdörtgen planlı harim, beş sütunla üç sahına ayrılmıştır. Sahınların içindeki her bir bölüm kare planlıdır. Bu bölümlerin üzeri farklı şekilde tasarlanmış tonozlarla kapatılmıştır. Yapıya kuzeybatı köşede bulunan kapıdan geçilerek girilmektedir. Yapının kuzey cephesinde ikinci bir girişi daha bulunmaktadır. Burası minareye açılan bir kapıdır. Bu cephenin bitişiğinde bulunan minare sekizgen planlı olarak yapılmıştır. Minarenin gövdesi üzerinde bir kitabe panosuna da yer verilmiştir. Ayaklar, sekizgen planlı ve yukarıda köşeleri pahlanmış sütun başlıklarına oturmaktadır. Ayaklar zeminde yine sekizgen kaidelere oturtulmuştur. Ayaklar arasındaki kemerler dairevi plan formundadır. Yapıya ait olan kitabede yapının inşa tarihiyle ilgili bilgiler yer almaktadır: “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Bu mescid ve minarenin yapılması büyük emir Savr oğlu Şücauddevle Ebu Suca Manuçehr tarafından Efendimiz, Ulu Sultan, Büyük Sehinsah Doğunun ve Batının Sultanı Fetih babası Alparslan oğlu Melik Şah’ın zamanında emredildi.”

Yapının minaresi sekizgen planlıdır. İçten spiral merdivenle yukarı çıkılmaktadır. Minarenin tepesinde şerefe bölümüne çıkılmaktadır. Doğuda bulunan ikinci bir sıra ile yapının içindeki sultan mahfiline çıkılır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz