Ülkeleri Tanıyoruz: Ruanda

6

Rabbimiz Hucurat Suresi 13. Ayeti kerimede insanlara

“…birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır.” diye seslenir.

İşte bu yüzden biz de, Ümmet binasının kardeşlik yapısını güçlendirmek amacıyla Ülkeleri Tanıyoruz’ isimli bir yolculuğa başlamıştık; yolumuz devam ediyor. Bugünkü durağımız ise Afrika ülkelerinden biri olan Ruanda!

1Coğrafi Konumu

Ruanda’yı tanımaya konumundan başlayalım. Orta Afrika’da Büyük Göller Yöresi’nde yer alan bir ülke. Sınır komşuları; Burundi, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Tanzanya ve Uganda. Başkenti de Kigali’dir. Büyük Göller Bölgesinde yer alan Ruanda’da 23 göl bulunmaktadır. Göller yönünden olduğu gibi nehirler yönünden de oldukça zengin bir ülke. Kagera, Akanyaru, Ruzizi ve Nyewarongo öne çıkan nehirleridir.

2Nüfusu

2018 yılı verilerine göre ülke nüfusu 12.5 milyon. Nüfusun yarıdan fazlasını 25 yaş altı nüfus yani genç ve çocuklar oluşturuyor. Bu veriler Ruanda’nın dinamik bir nüfusa sahip olduğunu gösteriyor.

3Nüfusun Etnik Ve Dini Yapısı

Nüfusun %84’ünü Hutular, %14’ünü Tutsiler, geriye kalan %1’ini ise Twalar oluşturuyor. Ruanda’daki dini inanışa gelecek olursak %84’le çoğunluğu Hristiyanlar, %15’le ikinci sırada çoğunluğu Müslümanlar, geriye kalan %1’le azınlığı yerel inanışlara mensup olanlar oluşturuyor.

4Ülke Tarihi

Ülkedeki ilk yerleşimin ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu tam olarak bilinmemektedir. Bilinen en eski ülke ise 13. yüzyılda kurulan Ruanda Krallığı’dır. Ruanda, 1890’da yapılan antlaşma ile I. Dünya Savaşı sonlarına kadar Alman sömürgesi olmuş ve misyonerlik hareketleri ile Hristiyanlaştırılmıştır. I. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru da Belçika tarafından işgal edilerek Belçika’nın mandası haline gelmiştir. 1946’da ise Belçika yönetiminde güvenli bölge ilan edilmiştir. Ancak 1962’de bağımsızlığını tekrar kazanmıştır. Ayrıca 1994’te ülkedeki iki etnik unsurun arasında dış güçlerin çıkardığı bir soykırım gerçekleşmiştir.

5Tarihinde Müslümanların Durumu

Ruanda’daki Müslümanların durumlarını 1994 öncesi ve sonrası olarak ikiye ayırmak mümkündür. 1994 öncesi Almanya ve Belçika’nın sömürge döneminde yaşayan Müslümanlar, büyük zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. Sadece belirli alanlarda yaşamalarına izin verilmiş, halkın geri kalanı ile irtibat kurmaları engellenerek dışlanmışlardır. Eğitim olanaklarından, siyasi temsilden, ticari ve kültürel faaliyetlerden uzak tutulan Müslümanlar aynı zamanda mülk edinme, ticaret yapma, çiftçilik-hayvancılık yapma gibi haklara da sahip değillerdi. 1994’te yaşanan soykırımla birlikte bu durum değişmeye başlamıştır. Çünkü hem soykırım sürecinde kendine sığınanların dini ve etnik kökenine bakmadan onları korumaları hem de o dönemde halkı sağduyulu davranmaya davet eden açıklamaları ile Müslümanlar dikkatleri üstlerine çekmeye başlamıştır. Hatta 1994’ten bu yana ülkedeki Müslüman nüfus iki katına çıkmış bulunuyor.

6Günümüzde Ülkede Müslümanların Durumu

Günümüzde Ruanda’da 600’den fazla cami ve bir o kadar da Kur’an Kursu vardır. İslami eğitim veren okullar da ihtiyacı karşılayacak kadar bulunuyor. Günümüzde Müslümanlar siyasi olarak da temsil ediliyor.

7İsminin Kökeni

Ruanda ya da resmi adıyla Ruanda Cumhuriyeti olan ülkenin isminin kökenine de değinelim. İsmi eski Ruanda dilinde bulunan “Rwanda” kelimesinden gelmektedir. Kelime“büyümek, genişlemek” anlamına geliyor.

8Diğer Adları

Son yıllarda ekonomi alanındaki istikrarlı büyümesi ve Doğu Afrika’da bölgesel bir ticaret merkezi olma hedefinden dolayı Ruanda “Afrika’nın Singapur’u” olarak isimlendiriliyor. Engebeli yapısı nedeniyle de “Bin Tepeli Ülke” olarak da biliniyor.

9Ülkede Konuşulan Diller

Ülkenin 4 resmi dili var. Ruanda’da ilk olarak ana dil dedikleri Kinyarwanda resmi dildi. Ancak sömürge döneminde Fransızca ve İngilizce de resmi dil olarak kabul edildi. Yakın zamanda yasayla Svahilice de bu dillere eklendi. Ülkedeki 4 resmi dilin 4’ü de yaygın olarak konuşulmamaktadır. Yeni neslin neredeyse tamamı İngilizce konuşuyor. 1994 soykırımındaki etkisi nedeniyle halk Fransızca konuşmayı tercih etmiyor. Svahilice ise komşu ülkelerle entegrasyon amacıyla kullanılan bir dil.

10İdari Ve Siyasi Yapı

Ülke demokrasi ile yönetiliyor. Devlet başkanı ülke çapında yapılan seçimle belirleniyor. Ülke parlamentosu; ulusal meclis ve senatodan oluşmaktadır. Ulusal mecliste her kesimden temsilci bulunuyor. Ulusal mecliste bulunan 80 sandalyenin 53’ü genel seçimlerle belirleniyor. Bunların 24’ü kadın üyelere ayrılıyor. 2 üyesi Ulusal Gençlik Merkezi, 1 üyesi de Engelliler Derneği Federasyonu tarafından belirleniyor. İdari yapıya gelecek olursak 5 idari yönetim bölgesinden oluşuyor.

11Ülkenin Ekonomisi

1994’te büyük bir ekonomik çöküntü yaşamış olan ülke, son yıllarda yeniden yapılanma sürecine girerek %7’lik bir büyüme oranı gerçekleştirdi. Ülkenin başlıca geçim kaynağı ise tarım. Başlıca tarım ürünleri kahve, çay, patates, muz ve mısır. Tarımdan sonraki yaygın geçim kaynağı ise hayvancılıktır (özellikle de büyükbaş hayvan yetiştiriciliği). Ruanda yer altı kaynakları bakımından çok zengin olmasa da altın, kalay vb. bazı madenler çıkarılmaktadır. Ruanda’da günümüzün büyüyen sektörü inşaattır. Altyapı ve ulaşım sektörleri ise devlet desteğiyle büyütülmektedir.

12Meşhur Camileri

Ruanda’nın ilk camisi 1913 yılında inşa edilen “el-Fetih” isimli camidir. Günümüzde ülke genelinde çok sayıda büyük merkez camii var. Bunlardan biri de başkent Kigali’deki El-Kudsi Camii’dir.

13İklimi

Ruanda ekvatora çok yakın olmasına rağmen yükseltisi fazla olduğundan ılıman bir iklime sahiptir. Yılda iki defa yağış sezonu yaşanmaktadır. Eylül-Aralık dönemindeki muson yağmurları “umuhindo”, Şubat-Haziran dönemindeki ise “itumba” olarak isimlendirilir.

14Mutfağı

Meyvelerin de yemeklerde sıklıkla kullanıldığı bir mutfağa sahip Ruanda. Özellikle muz ve melange çokça kullanılıyor. Hatta muz kızartılarak yeniyor. “Bralirwa” adında kendilerine özgü bir içecekleri de var. Ruanda mutfağının olmazsa olmazlarını sıralayacak olursak bunlar; tropikal meyveler, deniz ürünleri, çeşnili patates ve keçi eti.

15Ulusal Parkları

Ruanda 3 tane önemli ulusal parka ev sahipliği yapıyor. Bunlar: Akagera Milli Parkı, Nyungwe Yağmur Ormanları Milli Parkı ve Volkanlar Milli Parkı. Dağ gorillerine ev sahipliği yapan Volkanlar Milli Parkı, Afrika’nın en önemli parklarından biri. Nyungwe Yağmur Ormanları ise ülkenin geçmişte sahip olduğu çok sayıdaki yağmur ormanlarından günümüze ulaşan tek örnek. Burası doğa yürüyüşü ve kuş gözlemciliği gibi aktivitelerin yapıldığı önemli bir park görevi görüyor.

16Görülebilecek Farklı Yerleri

Ruanda ve Kongo arasında bulunan Kivu Gölü, güzel manzaralar izlemek ve keyifli vakit geçirmek isteyenlerin tercihlerinden biri. Ruanda’da sanatseverlerin ve tarih meraklılarının ilgisini çekecek bir yer de var. Neresi mi? Elbette Ruanda Ulusal Müzesi. Ülkenin bağımsızlığını kazanmasının 25. yılı anısına 1989’da açılan müzede, Ruanda’nın kültürel ve tarihi geçmişini yansıtan çok sayıda sanat eseri sergileniyor. [1] [2] [3] [4] [5]

Diğer Güzel Haberler

Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri, fakülte hocaları ve arkadaşlarından
topladıkları sadakalarla, yıllardır ihtiyaç sahiplerine yardım ediyorlar. Yardımsever
öğrenciler, ayrıca, kütüphanesi olmayan köy okullarında kütüphane oluşturup çocukların
hayal dünyalarına katkı sağlıyorlar. Okumak İçin Tıklayın

Hidayetin kime ne zaman nasıl geleceği belli olmaz. Bu haberimiz de bunun bir göstergesi
olsa gerek. Filipinlerin iç bölgelerinden birisi olan Cebu bölgesinde 90 yaşındaki bir kadın
Müslüman olduğunu açıkladı ve IERA (İslami Eğitim ve Araştırma Akademisi) kurumuna
bağlı bir ilim adamının yanında şehadet getirdi. Okumak İçin Tıklayın

Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai şehrinde İslam’ı öğrenmeye yönelik bir uygulama başlatıldı. İslami Bilgi Merkezi (IIC)’nde adına “Camii Tecrübesi” denilen bu uygulamaya göre her pazartesi Dubai’nin en görkemli camilerinden biri olan Masjid Mohammad Bin Ahmed Al Mulla Camii’ne ücretsiz turlar düzenleniyor. Okumak İçin Tıklayın

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz