Zanzibar’da Bir Gönüllülük Projesi: Assalam

Bi’ Dünya Haber’de vakit geldikçe Afrika’dan haberleri size ulaştırmaya çalıştık ama bir de Afrika’yı, Assalam Derneği’nin tecrübeleriyle tanıyalım istedik.

314

Afrika hakkında neler biliyorsunuz? Belki de her sene Afrika için güvendiğiniz kurumlar aracılığı ile bazı bağışlar yapıyorsunuz ya da belki bölgeyi daha iyi tanımak için Afrika hakkında bazı belgeseller izliyorsunuz. Peki kafamızda nasıl bir Afrika, dahası Afrikalı imajı var? Büyük çoğunluğu Müslüman olan bu koca kıtayı ne kadar tanıyoruz, onların hayatına ne kadar dokunabiliyoruz?

Bi’ Dünya Haber’de de vakit geldikçe Afrika’dan haberleri size ulaştırmaya çalıştık ama bir de Afrika’yı, orası ile bir süredir çok yakın bir bağ içinde olan Assalam Derneği’nin tecrübeleriyle tanıyalım istedik.

Kendilerinin, birazdan sizlere de anlatacağımız şekilde, Zanzibar’da bir kampüsleri ve İstanbul Çengelköy’de bir kafeleri var. Kafe, kâr amacı gütmeden Afrika mutfağını misafirlerine sunmanın yanı sıra Türkiye’de Afrika’yı tanıtma gayesiyle işliyor; Türkiye’de okuyan Afrikalı öğrencileri Türk öğrencilerle buluşturuyor, çeşitli atölye ve etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

Biz de Assalam Derneği’nin kurucularından Nazan Yalçınkaya ile Çengelköy’deki Cafe Afrika’da buluştuk, limonatalarımızı içerken de onların Afrika öyküsünü dinlemeye başladık.

Assalam Zanzibar

Assalam’ın İstanbul’dan Zanzibar’a, oradan da tüm Afrika’ya yayılan bütün projelerinde gayesi aslında sadece iyilik olmuş. Assalam’ın kurucuları Hatice Yentürk ve Nazan Yalçınkaya uzun süre Türkiye’de kurumsal bir şirketin sosyal sorumluluk projelerinin yürütücülüğünü yapan, bu sayede de Afrika’nın birbirinden farklı bölgelerine seyahat eden iki dost. Yaklaşık 7-8 sene boyunca Afrika için yürüttükleri faaliyetler arasında yetimhane projeleri, Afrikalı öğrencilere eğitim ya da kurban yardımları gibi çalışmalar mevcut. Afrika’da edindikleri bu tecrübeler, bölgeye yaptıkları seyahatler neticesinde ise taşıma su ile değirmen dönmeyeceğini fark etmiş ve coğrafyanın insanları için daha kalıcı projeler üretmek istemişler.

Nazan Hanım, dünyanın farklı bölgelerinde Afrika için düzenlenen yardım kampanyalarının sadece geçici çözüm ürettiğini, oradaki insanları bu yardımlara alıştırmanın aslında onlara yapılan en büyük kötülük olduğunu ifade ediyor. Assalam’ın amacının ne olduğunu ise meşhur bir benzetme ile açıklıyor: “Biz oradaki insanlara ne balık veriyoruz ne de balık tutmayı öğretiyoruz, biz onlarla birlikte balığa çıkıyoruz ve bunu sürdürmek istiyoruz.”

Nazan Hanım’ın özellikle vurguladığı ve zaten Assalam’ın da kuruluş amacı olan şey bölgedeki öğretilmiş çaresizliği ortadan kaldırmak. “Biz oraya ilk gittiğimizde çok şaşırdık. Çünkü küçücük adada bile 28 adet misyoner derneği ve yine bu minvalde çalışan gençlik hareketleri vardı” diyor. Zanzibar halkı aslında beyaz adama hala çok mesafeliymiş ve bu kötü izlenim beyaz adama yerel dilleri Swahilice’de bir isim vermelerine bile sebep olmuş: “Mzungu”. Mzungu, Swahilice’de “beyaz adam” demek. Hatta Çengelköy’deki Cafe Africa’da da bu isimde beyaz çikolatalı bir mozaik pasta servis edilmekte.

Hatice ve Nazan Hanım en başta iki kadın sosyal girişimci olarak yapacakları faaliyetler için seçecekleri bölgenin özellikle Afrika’nın Müslüman bir ülkesinde olmasını, bu bölgenin ise güvenli ve salgın hastalıklardan bertaraf bir yerde olmasına dikkat etmişler. Tanzanya ana karasına bağlı Zanzibar adası hem coğrafi anlamdaki zenginlikleriyle hem de Arap, Hint ve Fars kültürlerinin hepsini beraber barındırması sebebiyle ilgilerini çekmiş. Mesela Assalam Zanzibar’ın bulunduğu köyün yan köyünde 1110 yılında inşa edilmiş hala da mevcut olan bir cami varmış.

Öğretilmiş Çaresizliği Kırmak

Ana kara olan Tanzanya ise Müslüman olmayan bir yapıya sahip, genel olarak iktidar komünist partilerin ellerinde ve ülke bu rejimle yönetiliyor; fakat Zanzibar adası ise daha Müslüman bir yapıya sahip olmasına rağmen Nazan Hanım’ın ifadesine göre okulu ilk kurdukları vakitte yerel halkın onlara güvenmesi hiç kolay olmamış. “Bize namaz kıldığımızı kendi gözleriyle görünce, alışveriş usulümüze şahit olunca, bizimle aynı sofraya oturunca güvendiler. Onlarla aynı seviyede kalmaya çalıştık.” diyor Nazan Hanım.

Adeta cennetten bir parça gibi olan bu adayı, oranın insanlarını Nazan Hanım büyük bir muhabbetle anlatıyor ve Zanzibar’ın onu iyileştirdiğini konuşmanın pek çok yerinde ısrarla ifade ediyor. Bu şekilde Zanzibar’la kurdukları bağ gün geçtikçe daha da kuvvetlenmiş ve yavaş yavaş projelerini bu bölge özelinde aktifleştirmeye başlamışlar.

Bir yandan projelerini sürdürürken bahsettikleri öğretilmiş çaresizliğin üstesinden gelmek için de ellerinden geleni yapmışlar. Mesela Samia Suluk: Zanzibar adasından çıkmış, Tanzanya’nın ilk başörtülü cumhurbaşkanı. Daha eskilerden Nana Esma: Kız çocuklarının okuması için çabalayan Nijeryalı bir prenses. Bölge halkının ve özellikle de çocukların kendi kimliklerinden haberdar, potansiyellerinin farkında şahsiyetlere dönüşmeleri hep en büyük istekleriymiş, hala da öyle. Nazan hanım “Biz eğer bu öğretilmiş çaresizliği aşar ve onlar için bir Afrika ideali oluşturabilirsek ne mutlu. Yapmaya çalıştığımız şey aslında Panafrikanizm oluşturmak.” diyor.

Assalam School

Assalam’ın özellikle üzerinde durduğu bir husus var ki o da şu: Kadın ve çocuk değişirse dünya da değişir. Bu sebeple gönüllü projeleri en çok bu konular özelinde geliştirilmiş. Zanzibar’da açtıkları okulda önce anaokulu eğitimi vermeye karar vermişler. Şu anda Zanzibar’daki Assalam School’un 75 öğrencisi var. Üç yıldır eğitime devam eden Assalam School iki anaokulu sınıfı ve bir de 1. sınıflar için eğitim veriyor fakat 2021 Ocak ayında 2., 3. ve 5. sınıflar için de eğitime başlaması planlanıyor. Bu noktada Assalam özellikle öğrencilerin kolay erişemeyeceği dersleri müfredata koyma hususunda çok özenli davranmış. Öğrencilerin müzik, sanat, spor dallarının her biriyle ilgilenmesine ise özellikle dikkat ediliyor.

Bu okul Assalam’ın Afrika için geleceğe yaptığı en büyük yatırım. Ayrıca okul Zanzibar’ın eğitim bakanlığı tarafından da tanınmış.

Kanga Africa Projesi

Assalam’ın üzerinde durduğu kadını ve çocuğu değiştirme bağlamında ikinci en önemli projesi ise yetim annelerine meslek edindirme programları.

Nazan Hanım aslında burada işin yaratıcı ve önemli olan kısmının yine Afrika’nın zengin kültürü sayesinde ortaya çıktığını ifade ediyor. Assalam aslında sadece meslek edindirme atölyeleri için gerekli altyapıyı sağlıyor ve üretici kadınları pazarla buluşturuyor. Fakat ortaya çıkan Afrika’nın o renkli, her açıdan ilgi çekici dünyası bu ürünleri satış pazarında farklı ve her açıdan eşsiz kılıyor.

Afrikalı kadınların ürettikleri bu ürünler Assalam’ın alt projelerinden biri olan Kanga Africa adıyla satışa sunulmakta. Kanga Africa’da neler yok ki! Afrika’nın seçili kabilelerinden esinlenerek hazırlanmış kabile bez bebekleri, Zanzibar’ın geleneksel kumaşı olan ve zaten markaya da ismini veren kangadan üretilen çeşitli tekstil ürünleri, Masaai kabilesinin renkli boncuklu takıları… Yine Afrika geleneklerinde önemli yer tutan ve üzerlerinde halkın kullandığı atasözleri bulunan konuşan kumaşlar.

Kanga Africa markasının arkasında epey bir emek de var. Mesela Afrika’nın seçili kabilelerinin temsili olan bez bebeklerin tasarımları yapılmadan önce kabilelere ve Afrika’ya dair ciddi bir antropolojik çalışma yapılmış. Yine gönüllüler tarafından geleneksel kanga kumaşını değerlendirmek ve ürün haline getirmek için çeşitli tasarım faaliyetleri de verilen onlarca emekten biri.

İşte bu bereketli topraklar ile Assalam arasında süregelen alışveriş gördüğünüz gibi saymakla bitmiyor. Bizim Nazan Hanım ile yaptığımız söyleşiden anladığımız da şu ki, bu faaliyetlerin 3 yıl gibi kısa bir sürede bu kadar çeşitlenmesi ve meyve vermesi de tamamen gönüllülerin samimiyetinden ve Afrika’ya olan muhabbetlerinden kaynaklanıyor.

Swahilice Dili

Nazan Hanım konuşmanın pek çok yerinde Afrika’dan, Zanzibar’ın yerli halkından ne kadar etkilendiğini vurguluyor. Çalışkanlıkları ve hayat tarzları yerel dillerine de yansımış. Mesela Zanzibar’ın yerel dili Swahilice’de “hakuna matata” diye bir tabir var. Hakuna Matata “sorun yok, problem yok” gibi manalara geliyor. Yine “pole pole” diye bir tabir var o da “yavaşla” manasına geliyor. İşte bu ifadeler gönüllüleri Afrika’ya çeken yaşam tarzının da göstergesi aslında. Nazan Hanım hem kendi hikayesi özelinde hem de çoğu Assalam gönüllüsü adına “Biz Zanzibar’ı köyümüz gibi görüyoruz. Dolayısıyla İstanbul’dan ve buradaki şahsî yoğunluklarımızdan kurtulup Zanzibar’a gittiğimizde, buradaki keşmekeşi ve hareketli hayatımızın kontrolünü bütün bir Afrika yaşam felsefesine teslim etmenin rahatlığını duyuyoruz.” diyor.

Röportajımızı bitirirken Bi’ Dünya Haber’in de temel gayesi olan iyilik üzerine konuşmadan da edemiyoruz. Nazan Hanım öğrencilik yıllarında da iş hayatında da birçok iyilik hareketinin içinde bulunmuş. Bu manada Bi’ Dünya Haber’i de ne kadar kıymetli bulduğunu ifade edip bizi tebrik ederken özellikle vurguladığı şey “iyiliğin her yaşta yapılmasının önemi” oluyor. İyilik çok boyutlu bir şey ve biz de zaten siz gençlerin iyiliğin bu boyutlarını değerlendirerek aksiyon almasını istiyoruz diyen Nazan Hanım, Assalam’ın da kendisini tanımlarken oldukça sık kullandığı “sosyal girişim” ifadesine değiniyor. Nazan Hanım’ın ifadesine göre sosyal girişim çok boyutlu bir şey. Hayatın her alanında ve sürekli olmalı ki iyilik de buna en güzel vesile olan şeylerden biri. Assalam’da onların yapmak istediği şey de işte tam olarak bu!

Cafe Africa

Assalam’ın İstanbul’daki en son girişimi Cafe Africa ise hem Afrika’nın ve Zanzibar’daki faaliyetlerin tanıtılması için İstanbul’da bir merkez olmayı amaçlıyor hem de gönüllülük anlamında yeni faaliyet alanları arayanlara da çatı görevi görüyor.

Cafe Africa öyle bir merkez ki Afrika hakkında ulaşmak istediğiniz birçok şeye burası sayesinde ulaşabilirsiniz. Öncelikle zaten kafede yiyip içtiğiniz her şey ile hem iyiliğin bir parçası oluyorsunuz hem de Afrika mutfağına aşinalık kazanıyorsunuz. Deneyebileceğiniz Afrika lezzetleri arasında Samosa, Chapati, Salatalı Patates Kızartması gibi geleneksel tatlar ve Zanzibar sokak lezzetleri var. Ayrıca Afrika’dan gelen kahveleri ile Cafe Africa size geniş bir kahve menüsü de sunuyor.

Çengelköy Cafe Africa’nın güzelliklerinden biri de Galeri Afrika. Galeri Afrika, Assalam gönüllülerinin Afrika’yı daha yakından tanıtmak amacıyla sürdürdüğü bir proje. Afrika’nın coğrafyasını, kültürünü, halklarını daha yakından tanımak amacıyla eriştiğimiz bilgileri, edinilen tecrübeleri gönüllü tasarımcılarımız görselleştirmiş ve bu eşsiz tasarımlar Galeri Afrika sayesinde Çengelköy Cafe Africa misafirlerinin ilgisine sunuluyor.

Bunların dışında da Cafe Africa’da Afrika’yı daha yakından tanımaya dair kitap tahlilleri, film günleri, çeşitli atölyeler düzenleniyor. Kafe gönüllüleri için eğitimler organize edilip gönüllülük Afrika eliyle yaygınlaştırılmaya çalışılıyor.

Siz de Afrika’yı daha yakından tanımak, Cafe Africa’da size göre bir pozisyonda gönüllü olmak ya da çeşitli alanlarda düzenlenen atölyelerden istifade etmek istiyorsanız Assalam’ın sosyal medya hesaplarını ziyaret edebilir ya da Çengelköy’deki bu tatlı kafeyi ziyaret edebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz