Japonya’da İslam’ı Yayan Sibiryalı Mücahit: Abdurreşid İbrahim Efendi

Günümüzde birçok ülkede ciddi bir Müslüman nüfus bulunmakta. Hatta hiç tahmin
etmediğiniz yerler için “Burada bu kadar Müslüman mı varmış?” dediğimiz de oluyor. İşte
tüm bu manzaranın sebebi aslında birkaç samimi insanın çabalarında gizli. Bugün de sizlere
onlardan biri olan , Japonya’da çok önemli hizmetler yapmış Abdurreşid İbrahim Efendi’yi anlatacağız.

Abdurreşid İbrahim Efendi kimdir ?

Onu hangi yönüyle nasıl anlatmalı gerçekten zor çünkü hizmetle dolu koca bir ömür var
önümüzde. Rusya Müslümanlarının ilk siyasi temsilcisi diyerek de tanıtabiliriz. Japonya’ya
İslam’ı yayan dirayetli ve dertli bir adam diye de. Ya da Devlet-i Ali Osmaniye’nin istikbali
ve Müslümanların birliği aşkıyla gönlünde kor besleyen ilim adamı. Gazetelerinin
kapatılmasına karşın yılmadan 3 dilde gazete çıkartan dertli bir aksiyoner de onu tanımlayan güzel bir ifade. Kuzey Afrika’yı ve Japonya’yı sorunlara çözüm bulmak niyeti ile dolaşan Akif’in deyimiyle ise “Pir”.

Hayatı

Hayatına kısaca göz atacak olursak 23 Nisan 1857 yılında Sibirya’da dünyaya geldiğini
görüyoruz. Babası Ömer Efendi, Annesi Afife hanımdır. Abdurreşid İbrahim Efendi, dördüncü kuşaktan Buharalı bir alim. Çevre kazalarda medrese eğitimini tahsil etmiş ve hacca gitmek gayesiyle gizlice gemiye binip İstanbul’a oradan da Mekke’ye gitmiş. Hac vazifesini yerine getirdikten sonra ise ilim yolculuğunun yeni adresi Medine olmuş. Sonrasında ise öğrendiklerinin gereğini yerine getirmek üzere Tara’da ki çeşitli medreselerde muallimlik yapmıştır. Örnek bir yaşantıyı arkasında bırakarak 17 Ağustos 1944 günü Tokyo’da ise hakka yürümüştür.

Günümüz deyişiyle “Haktivist” İbrahim Efendi Medine de yaşadığı süre zarfında her yıl hacca giderek orada dünyanın dört bir tarafından gelen Müslümanlar ile görüşmüş onların sorunlarını dinlemişti. Önce İstanbul’a oradan da Tara’ya dönmüştür. Bir yandan Tara’daki Müslümanların sorunları ile ilgileniyor bir yandan da Medreseler ile hemhal oluyordu.

Osmanlı-Rus Savaşı, sadece Anadolu halkını değil Rusya’da yaşayan Müslümanları da kötü etkilemiştir. Rusya’da pasaport süresinin dolması sebebiyle tutuklandığı için girdiği hapiste dahi Müslümanların dertleri ile uğraşan samimi bir adamdır.

Mehmet Akif ile dostluğu

“Kimdi kürsüdeki? Bir bilmediğim pir amma,
Hiç de bigâne değil kalbe o câzip sîmâ.
Bembeyaz lihye-i pâkiyle, beyaz destârı,
O mehib alnı, o pek mûnis olan didârı
Her taraftan kuşatıp bedri saran hâle gibi,
Ne şehâmet, ne melâhat veriyor, yâ Rabbi!”

Bu güzel insan devrin önemli simalarının da dikkatini çekmiş sevgisini ve takdirini kazanmıştır. Mesela Safahat’ın ikinci kısmı olan Süleymaniye Kürsüsünden kısmında Pir diyerek Abdurreşid İbrahim Efendi’den bahsetmiştir Akif.

Ayrıca Mehmet Akif’in şiirlerinde Abdurreşid İbrahim Efendi’nin büyük emeğinin olduğu Japonya’yı da görmekteyiz.

“Sorunuz şimdi, Japonlar da nasıl millettir?
Onu anlatmaya güç yetiremem, hayrettir!
Şu kadar söyleyeyim: İslam dininin orada,
Feyizli ruhu yayılmış şekli Buda.
Siz gidin İslam’ ın saflığını, Japonlarda görün!
O küçük boylu, büyük milletin fertlerini bugün,
Müslümanlığın esaslarını korumakta tektir;
Müslüman denmek için eksiği ancak kelime-i şehadettir.”

Abdurreşid İbrahim Efendi ve Uzak Doğu Seyahati

Uzak Doğu Ziyareti sırasında Çin Hindistan gibi ülkeleri ziyaret ettikten sonra Japon
Milletinin ahlak ve saygı düzeyinin yüksek oluşuna hayran kalarak Akif’in şiirinde söylediği
üzere “Müslüman denmek için eksiği ancak kelime-i şehadettir.” dizesince Müslüman olmaya ahlaken çok yakın bir halktır. Bunun üzerine İbrahim Efendi tebliğ çalışmalarına başlamıştır.

Yanında Japon Müslüman Hacı Ömer ile beraber İslam’ı günden güne daha fazla kişiye
ulaştırıyorlardır. İbrahim Efendi Tokyo’da bir caminin açılmasına öncülük etmiş ve o caminin
imamlığını yapmıştır.

Bu güzel insanı çok kısa bir şekilde sizlere tanıtmak istedik. Neler yaptığını ise bir başka yazıya erteliyoruz. Bizi takipte kalın !

Diğer Güzel Haberler

(Birleşik Arap Emirlikleri/ sinema) Hiç kuşkusuz, tarihimizi kitaplardan okuduğumuz gibi, zaman zaman filmler yardımıyla da öğreniyoruz. Suudi yapımcıların, üzerinde 10 yıldır çalıştığı film olan “Bilal: Özgürlüğün Sesi”, Bilal-i Habeşî’yi konu edinen, Arap animatörler tarafından yapılan ilk animasyon ünvanına sahip. Hz. Bilal Animasyon Filmine Konu Oldu

(Amerika-İspanya/ Müzik)Avrupalı Müslüman Müzisyenlerin oluşturduğu bir müzik grubu olan Al Firdaus Ensamble, geçtiğimiz günlerde Amerika’da konser verdi ve politikacıların nefret söylemleri sebebiyle ilişkilerin bozulduğu bu günlerde halka dostluk ellerini uzattıAmerika’da Dostluk Konseri

(İngiltere/ spor) Maratonlar çoğu insan için zorludur ama, hem amatör bir koşucu olduğunuzu hem de oruçlu olarak maratonu tamamladığınızı düşünün. Bu durumda yaptığınız her bir hareket fazladan meşakkat demek. Oruç tutarak maratonu tamamlayan Tarıq Mahmood’ un hikâyesini okumak için tıklayın! Oruçlu Sporcu Maratonu Başarıyla Tamamladı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz