3000’den Fazla Kişi İslamiyete Girdi

Hakikatin yankı bulduğu gönüllerin haberini sizlerle paylaşmaktan büyük sevinç duyuyoruz. Dünyanın belki de hiç bilmediğimiz yerlerinden yeni kardeşler ediniyor oluşumuz gerçekten heyecan verici. Bu güzel haber için ise rotamız Dubai.

Dar-ul Ber Topluluğu’nun yıllık raporuna göre, Dubai’deki bir hayır kurumu olan topluluk, 2017 yılında 69 milletten 3000’den fazla insanın İslam’a girmesine vesile olduklarını açıkladı.

Khaleej Times gazetesine verdiği röportajda merkezin yöneticisi Raşid El Junaibi ise konuyla ilgili şunları söylüyor:

“Bu 3000’den fazla insanın 2.785 tanesi Dubai’deki ana merkezde, 229 tanesi de Kadar Ras Al Khaimah şubesinde Müslüman oldu.”

İslam’ın özgün öğretilerini tanıtmak için 1978’de kurulan örgütün Dubai’deki dört genel merkezin yanı sıra biri Ras Al Khaimah diğeri de Ajman’da olmak üzere iki şubesi daha bulunuyor.

Merkezlerde insanların İslam hakkında farkındalıklarını artırmak için yıl boyunca özel programlar düzenleniyor. Buna ek olarak yeni Müslümanlara rehberlik etmek ve onları İslami konularda bilgilendirmek için çeşitli kurslar da bulunmakta olup tüm bu güzel faaliyetlerden hem kadınlar hem de erkekler istifade edebiliyor.

69 milletten yeni Müslüman olanlar aslen altı kıtadan geliyor. Bunların dağılımı da; 27 Avrupa, 17 Asya, 15 Afrika, 7 Avustralya, 2 Kuzey Amerika, 1 tanesi de Güney Amerika şeklinde.

Geçen sene bu merkezlerde yabancı topluluklar için toplam 3.798 dini ve kültürel konferans düzenlendi. Ayrıca ülke çapında 20’den fazla dilde yayınlanan, 1.100.000’den fazla kültürel konuyla ilgili içerik hazırlandı. Bu içeriklerin çoğu ülke çapında müzeler, alışveriş merkezleri, otobüs ve metro istasyonları gibi yabancıların en çok ziyaret ettiği 150’den fazla mekanda dağıtılıyor.

20 yılı aşkın bir süredir çalışmalar yapan bu merkez toplamda 200 farklı milletten 20.000 kişinin ihtida sürecine tanıklık etti.

Diğer Güzel Haberler

Medyaya yansıyan mezuniyet törenlerine hepimiz âşinâ hale geldik. Ama aynı zamanda görüyoruz ki genelde yansıtılan kareler kötü örnekler üzerinden verilmekte. Bu da bazı üniversitelerle ilgili yanlış kanaatlere sebep olmakta. Okumak İçin Tıklayın

Hidayetin ne zaman, nerede ve ne tür vesilelerle geleceği belli olmazmış. Öyle düşünüyorum ki ihtida öyküleri her daim içerisinde efsunkar bir hava barındırmıştır. İşte onlardan biri de Rubin’in hikayesi. Okumak İçin Tıklayın

Yaşantımızda ihtiyaç duyduğumuz alanlara kendi medeniyetimizden parçalar katmadığımız sürece bu boşlukların farklı kültür anlayışları ile doldurulması kaçınılmaz bir sonuç. Her kültür de zaten en kolay bu şekilde aşılanmıyor mu? Kendi irfanımızı yansıtan güzel bir haber ile karşınızdayız. Okumak İçin Tıklayın

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz