Afrika Dilinden Katwe Kraliçesi

0
292

Bu yazımızda, Ugandalı satranç şampiyonu Phiona Mutesi’nin hayat hikâyesini anlatan bir başka umut dolu Afrika filminden, Katwe Kraliçesi‘nden bahsedeceğiz. Lupita Nyong’o ve David Oyelowo gibi ünlü isimlerin yer aldığı filmde, ana karakter Mutesi’ye Madina Nalwanga isimli Ugandalı bir Müslüman oyuncu hayat veriyor.

Uganda’nın başkenti Kampala’nın Katwe kırsalında yaşayan Phiona, günlerini eve su taşıyarak ve pazarda mısır satan annesine yardım ederek geçiren bir kız çocuğudur. Çoğu yaşıtı gibi o da ekonomik sebeplerden ötürü okula gidememektedir. Hem futbol koçluğu yapan hem de köyün çocuklarına satranç öğreten misyoner öğretmen Robert ile Phiona’nın yolları, çocukların satranç oynadığı bir saatte kesişir. Okuma yazma dahi bilmeyen Phiona, uzaktan izleyerek satranç oynamayı öğrenir ve şaşırtıcı düzeyde bir başarı gösterir.

Çocuklarını tek başına büyüten annesi ise hem maddi kaygılarla hem de kızının daha sonra hayal kırıklığına uğramasından korkarak uzun süre öğretmenin kızını eğitmesine karşı çıkar. Ancak Robert, Phiona’ya yalnız satranç öğretmekle kalmayacak, okuma yazmayı da öğreterek onun hayatına yön verecektir. Küçük bir kız çocuğunun imkânsızlıklar içinde gösterdiği merakın ve azmin hikâyesini anlatan film, yalnızca Afrika insanının yüzleştiği sıkıntılara ışık tutmakla kalmayıp, tüm insanlara umut vermesi açısından önemlidir.

Afrika kendi hikâyesini anlatmalı

Tim Crothers’in kitabından uyarlanan filmin Hindistan asıllı yönetmeni Mira Nair “Eğer biz kendi hikâyelerimizi anlatmazsak, hiç kimse anlatmaz.” ifadesiyle dikkat çekmişti. Bu ifade şu meşhur Afrika atasözünü de akla getiriyor: “Aslanlar yazmayı öğrenene kadar, her hikâye avcıları övecektir.” Mira Nair’in söylediğini biraz değiştirip, “Hikâyelerinizi kendiniz anlatmazsanız, başkaları hiç ummadığınız şekilde anlatır.” desek? Nitekim yıllardır Afrika’ya dair hikâyeler hiç de Afrika’yı ve Afrika halklarını olumlu yönleriyle anlatmadı.

Okula hiç gitmeden, satranç gibi zihinsel yoğunlaşma ve stratejik düşünme gerektiren bir oyunda akıl almaz başarı gösteren kız çocuğu, zihinlerde yer eden “tembel, öğrenmeye isteksiz, bilişsel yetenekleri gelişmemiş Afrikalı yahut siyah insan” önyargısını yıkmak için atılan büyük bir adımdır. Zira Batı, yüzyıllar boyunca siyah insanı aşağılamak ve hor görmek için akıllara sığmayan bir çaba gösterdiği gibi, hala bu çabasına farklı yollardan devam etmektedir. Böylesi yapımlar dünyaya kıtanın ve siyah insanların bambaşka bir yüzünü göstermekle kalmayıp, yanlış söylemleri ve mitleri değiştirdiği için desteklenmeli ve sayıları kesinlikle artmalıdır.

Afrika’nın görünmeyen yüzünü gözler önüne serme noktasında çok geç kalınsa da atılan her adımın kıymeti olacaktır. Film dünyasında ümit ve ilham veren daha fazla Afrika temalı film görmek dileğiyle…

Önceki İçerikKudüs Sevgisi Kalbinde Filizlenen Herkese
Sonraki İçerikBosna Hersek’teki Osmanlı İzleri: Camiler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz