Bosna’da Bir Tasavvuf Merkezi: Hacı Sinan Tekkesi

0
538
Hacı Sinan Tekkesi

Bu haberimizde Saraybosna’daki bir kadiri dergahı olan Hacı Sinan Tekkesi’ne -bir diğer ismiyle Silahdar Mustafa Paşa Tekkesi- konuk oluyoruz. 17. yüzyılda yapılan Hacı Sinan Tekkesi, zulüm dönemlerine, savaşlara, yıkımlara, soykırımlara direnerek günümüze kadar varlığını sürdürmeyi başarmış nadir eserlerden ve Kadiriliğin Balkanlardaki merkezi sayılan bir dergâh. Bu dergah, faaliyetlerinin devamlılığı ile Bosna’daki dini ritüeller ve tasavvufi geleneğin bugüne yansıyan kültürel dokusu hakkında bir gösterge niteliği taşıyor.

Balkanlarda Osmanlı İzleri

Tasavvufun Balkanlardaki varlığı Osmanlı öncesine dayansa da bu topraklardaki kurumsallığı ve tekkelerin yapılışı Osmanlı’dan sonra yaygınlıklaştı. 1463’te Fatih Sultan Mehmet’in Bosna’yı fethetmesi ile İslam’ın burada yayılmasında, tasavvuf ehli insanların rolünün büyük olduğu bilinmektedir. Öyle ki Osmanlı Devleti’nin yönetimi altındaki Bosna’da Nakşibendilik, Mevlevilik, Kadirilik, Bektaşilik ve daha birçok tarikat, Balkanların geri kalan kısımlarında olduğu gibi tekkeler kurmuş ve davet çalışmalarında bulunmuştur. Bu tekkelerden biri de Saraybosna’daki 1638-1640 yılları arasında inşa edilmiş olan “Hacı Sinan Tekkesi”dir. Tekke, Kadiri dervişlerine hizmet etmesi için Sultan IV. Murad tarafından, Silahdar Mustafa Paşa’nın babası Hacı Sinan’a, bugünkü bulunduğu yere Saraybosna’nın kuzeyine inşa ettirilir. Tekke, Arnavut Mimar Kasım Ağa tarafından Topkapı Sarayı’ndaki binalardan esinlenerek tasarlanmış ve kesme taştan inşa edilmiştir.

Tekkenin giriş kapısının hemen karşısında bir çeşme hayratı ve avlusundaki mezarlıkta Hacı Sinan ve eşinin mezarları var. Tekke binası; meydan, dervişlerin namaz ve zikir için kullandığı bir semahane, misafirlerin ağırlandığı misafirhane ve kahve ocağı şeklinde birkaç odadan oluşmakta. Tekkenin hem ruhen hem bedenen ayakta olması bir yana, mezar taşlarından duvarlardaki hatlara kadar her şeyde Osmanlı izleriyle Boşnakların gelişmiş estetik ve sanatsal işçiliği bütünleşmiş durumda.

Oldukça güzel bir mimariye sahip olan tekkenin en ilgi çekici yanı, avlu duvarındaki hüsn-i hat örnekleri ve yine aynı duvarda bulunan fresk tarzı Süleyman mührü. Bu mühürde, merkezden dışa doğru 12 kez kûfî tarzda kelime-i tevhid yazılıdır.

Saraybosna’nın kalbi Başçarşı’ya yakın olması sebebiyle şehri ziyaret eden turistlerin bir hayli ilgisini çeken Sinan Tekke, tasavvufa ilgi duyan herkesin ziyaretine açık. Perşembe akşamları dervişler tarafından yapılan zikrin ardından semahanenin kapısının sol tarafında bulunan “ezan taşı” üzerinde çıplak sesle yatsı ezanı okunuyor. Tekke’de tüm bu anlara şahit olmak ve perşembe akşamları zikre katılmak bile mümkün.

Önceki İçerikAltın Çağa Damga Vurmuş 11 Seyyah
Sonraki İçerikİbn Sînâ: İslam Felsefesinin Sistemci Filozofu

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz