Bosna’da Bir Tasavvuf Merkezi: Hacı Sinan Tekkesi

266

Bu haberimizde Saraybosna’daki bir kadiri dergahı olan Hacı Sinan Tekkesi’ne -bir diğer ismiyle Silahdar Mustafa Paşa Tekkesi- konuk oluyoruz. 17. yüzyılda yapılan Hacı Sinan Tekkesi, zulüm dönemlerine, savaşlara, yıkımlara, soykırımlara direnerek günümüze kadar varlığını sürdürmeyi başarmış nadir eserlerden ve Kadiriliğin Balkanlardaki merkezi sayılan bir dergâh. Bu dergah, faaliyetlerinin devamlılığı ile Bosna’daki dini ritüeller ve tasavvufi geleneğin bugüne yansıyan kültürel dokusu hakkında bir gösterge niteliği taşıyor.

Balkanlarda Osmanlı İzleri

Tasavvufun Balkanlardaki varlığı Osmanlı öncesine dayansa da bu topraklardaki kurumsallaşması ve tekkelerin yapılması Osmanlı’dan sonra yaygınlık kazanmıştır. 1463’te Fatih Sultan Mehmet’in Bosna’yı fethetmesi ile İslam’ın burada yayılmasında, tasavvuf ehli insanların rolünün büyük olduğu bilinmektedir. Öyle ki Osmanlı Devleti’nin yönetimi altındaki Bosna’da Nakşibendilik, Mevlevilik, Kadirilik, Bektaşilik ve daha birçok tarikat, Balkanların geri kalan kısımlarında olduğu gibi tekkeler kurmuş ve davet çalışmalarında bulunmuştur. Bu tekkelerden biri de Saraybosna’daki 1638-1640 yılları arasında inşa edilmiş olan “Hacı Sinan Tekkesi”dir. Tekke, Kadiri dervişlerine hizmet etmesi için Sultan IV. Murad tarafından, Silahdar Mustafa Paşa’nın babası Hacı Sinan’a, bugünkü bulunduğu yere Saraybosna’nın kuzeyine inşa ettirilir. Tekke, Arnavut Mimar Kasım Ağa tarafından Topkapı Sarayı’ndaki binalardan esinlenerek tasarlanmış ve kesme taştan inşa edilmiştir.

Tekkenin giriş kapısının hemen karşısında bir çeşme hayratı ve avlusundaki mezarlıkta Hacı Sinan ve eşinin mezarları bulunmaktadır. Tekke binası; meydan, dervişlerin namaz ve zikir için kullandığı bir semahane, misafirlerin ağırlandığı misafirhane ve kahve ocağı şeklinde birkaç odadan oluşmakta. Tekkenin hem ruhen hem bedenen ayakta olması bir yana, mezar taşlarından duvarlardaki hatlara kadar her şeyde Osmanlı izleriyle Boşnakların gelişmiş estetik ve sanatsal işçiliği bütünleşmiş durumda.

Oldukça güzel bir mimariye sahip olan tekkenin en ilgi çekici yanı, avlu duvarındaki hüsn-i hat örnekleri ve yine aynı duvarda bulunan fresk tarzı Süleyman mührü. Bu mühürde, merkezden dışa doğru 12 kez kûfî tarzda kelime-i tevhid yazılıdır.

Saraybosna’nın kalbi Başçarşı’ya yakın olması sebebiyle şehri ziyaret eden turistlerin bir hayli ilgisini çeken Sinan Tekke, tasavvufa ilgi duyan herkesin ziyaretine açık. Perşembe akşamları dervişler tarafından yapılan zikrin ardından semahanenin kapısının sol tarafında bulunan “ezan taşı” üzerinde çıplak sesle yatsı ezanı okunuyor. Tekke’de tüm bu anlara şahit olmak ve perşembe akşamları zikre katılmak bile mümkün.

Tekkenin en uzun hat yazısı

Diğer Güzel Haberler

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, İslami İlimler Fakültesi son sınıf öğrencisi Hatice Acar
hanımefendi gençlik faaliyetlerinin eksikliğini fark edip yola koyuldu. Kendisi ve ekibi,
Düşünen Müslüman Hareketi’ni başlatarak, gençlerin İslam hakkındaki sorularını deliller
getirerek cevaplıyor. Okumak İçin Tıklayın

Hussain Munawar İngiltere’nin ilk Müslüman astronotu olarak sadece İngiliz Müslümanların değil, tüm Müslümanların gurur kaynağı oldu. Munawar, dünyaya yeteri kadar katkıda bulunmadığını hissettiğinden ötürü katıldığı “Kruger Cowne’s Rising Star” yarışmasında 90’dan fazla ülkeden binlerce katılımcı arasından seçildi ve ödülünün bir parçası olarak, 2018’de “XCOR Uzay Gezileri” firması aracılığıyla uzaya fırlatıldı. Okumak İçin Tıklayın

Hem bir İslam alimi hem de başarılı bir doktor. Orta Çağ’dan itibaren tüm dünyayı etkilemiş, tıbba yön vermiş Müslüman bilim insanı. Bulduğu tıbbi metotların şuan bile uygulandığı, modern tıbba öncülük eden, kitapları Avrupa’da yıllarca okutulan başarılı hekim İbn Zühr ile tanışalım. Okumak İçin Tıklayın

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz