Kitap İncelemesi: Motorlukuş – Cahit Zarifoğlu

“Okumak özgürlüğe uçmaktır” demiş Aliya İzzetbegoviç. Televizyon, telefon, tablet vb. araçların çocuklarımızın elinde oyuncak kadar yaygın olduğu, başka bir ifadeyle bu araçların elinde çocuklarımızın oyuncak, küçük bir ekranda ise hapsolduğu şu zamanda gerçekten de okuyarak özgürlüğe uçmuş olmaz mı çocuklarımız? Öyleyse bugün onları bu hapis hayatından kurtarıp farklı dünyalara uçuracağımız, hayal dünyalarını genişleteceğimiz bir eserle karşınızdayız: Motorlukuş.

“Motorlukuş”, Cahit Zarifoğlu’nun kaleminden çocuklar için çıkmış güzel bir eser. Kitap özellikle güzel ahlak sahibi bireyler yetiştirmek için tasarlanmış. Bu kitabı aldığınızda, içinde Motorlukuş bölümü de dahil olmak üzere toplamda beş farklı hikaye ve bu beş farklı hikayenin de toplamda 96 sahifeden oluştuğunu göreceksiniz. Bunlardan kitabımızın ilk hikayesi olan ve kitabın ismini de almış olduğu “Motorlukuş” adlı hikayeden kısaca bahsedelim.

Motorlukuş Kırlanmotor

Her şey küçük bir kırlangıcın annesinin sözünü dinlememesiyle başlar. Yabancı diyarlara giden kırlangıç, otokuşlar tarafından kandırılır ve kendisine motor takılır. Artık adı kırlanmotor olmuştur. Tek amaç ise beş kat daha fazla iş yapabilmek ve geriye fazladan vakit bırakabilmek! İlk bakışta herkese çok mantıklı gelse de anne kırlangıç tehlikenin farkındadır. Ve kırlanmotora şöyle söyler: “Motor bedava. Ama yedek parça kan pahası, kaptırdın mı kuyruğunu ha! Yine anne: “Düşün bakalım arta kalan zamanlarda ne yapacaktık peki?”

Kırlanmotor düşünür, sahiden ne yapacaklardı işlerini erken bitirirseler? Cevap yine anneden gelir: “Sürat insanlar için önemli olabilir ama bizim için değil. Biz zaten hiç zaman öldürmeyiz. Her şey binlerce yıldır hepimiz için aynı hızla aynı zamanda yapılır çatılır. Geriye bir şey kalmaz ki, fazla zamana ihtiyacımız olsun.” Anne kırlangıcın bu cevabı çocuk okuyuculara doğanın kanunlarının Allah tarafından ne kadar güzel yaratıldığı mesajını vermekte. Ayrıca bu hikaye ile Efendimiz (s.a.v)’in şu Hadis-i Şerif’ini bağdaştırabiliriz:

“Eğer siz Allah’a gereği gibi güvenseydiniz (Allah), kuşları doyurduğu gibi sizi de rızıklandırırdı. Kuşlar sabahları kursakları boş olarak çıktıkları halde akşam dolu kursaklarla dönerler.” (Tirmizi, Zühd, 33)

Çocuklarımız hikayeyi okuduktan sonra birlikte hikaye ve Hadis-i Şerif’i özdeşleştirmeye gayret edebiliriz. Hikayede verilen mesajı detaylandıracak olursak; eğer biz doğayı tahrip etmezsek, bilimsel buluş adı altında doğal olanı bozmazsak her şey yüzyıllardır olduğu gibi bundan sonra da düzenli bir şekilde ilerleyecektir. Hikayenin sonunda kırlanmotorun yaralı ve eskisinden daha kötü, bitkin olduğunu görürüz. Kırlanmotor en başta annesinin sözünü dinleseydi ve yabancı diyarlara gitmeseydi başına bu kötülükler gelmeyecekti. Ebeveynin sözünü dinlemenin önemi de bu hikayenin içinde verilen mesajlardan biridir.

Kitaptaki Diğer Hikayeler

Kitabın her hikayesini burada ele almak uzun olacağından kısaca isimlerinden ve konularından bahsedelim. Kitabın ikinci hikayesi “Dünya’nın En Vahşi Hayvanı”. Bu hikaye ile çocuklara doğa sevgisi, hayvan sevgisi, insan sevgisi aşılanıyor, ayrıca ailecek yapılabilecek güzel bir etkinlik önerisi yapılıyor: Hayvanat Bahçesi Gezisi. En önemlisi de en sonda verilen mesaj. İnsan yeri geldiğinde hayvanlardan daha zalim ve daha tehlikeli olabiliyor. Belki de insanın hayvana yaptığı kötülükleri, eziyeti hayvan insana yapmamıştır!

Kitabımızın bir sonraki hikayesi “Tilki ile Aslan”. Bu hikaye “İşleyen demir pas tutmaz.” deyimini güzel bir şekilde işlemiş. Biz de, çocuklarımız bu hikayeyi okuduktan sonra bahsi geçen deyimi hatırlatabilir, çocuklarımızı her daim çalışkan olmaya davet edebiliriz. Hikayede hangi makamda olursak olalım içimizde asla kibir ve hainlik taşımamamız gerektiği, yani ahlaklı kimseler olmamız gerektiği de vurgulanan değerler arasında.

Dördüncü hikaye olan “Kırmızı Gözlü Karayılan”, günümüz çocukları için çok mühim bir hikaye. Çünkü günümüzde çocuklara aşılanan bir bencillik duygusu var. Ben her şeyi yapabilirim, her şeye sahip olabilirim, ben en iyisiyim vb. Fakat “ben” belki de dünyadaki en küçük şeydir. Hikaye, bu güzel mesajı barındırmakta.

Kitabın beşinci ve son hikayesi olan “Çın Çın Yılancıklar” da çocuklar için çıkarılacak ilk ders büyüklerin sözünü dinlemek ve geçmişten gelen tecrübeleri göz ardı etmemektir. Bu nasihat bu hikaye ile çocuklarımıza güzel bir şekilde aşılanacaktır.

Genel olarak baktığımızda hikayelerin ve verilmek istenen mesajların çok güzel olduğunu görmekteyiz. Lakin bazı hikayelerde bağlamdan ötürü kaba kelime kullanımları olmuş. Çocuklarımızın bu cümleleri okumalarının ardından dilerseniz çocuklara minik bir kamu spotu yapabilir ve uyarabilirsiniz.*

İçi nasihatlerle dolu, gayesi; iyi ahlak sahibi, büyüklerine, çevreye, hayvanlara, doğaya saygılı ve sevgili bir çocuk yetiştirmek olan bu kitap çocuklarımıza okutabileceğimiz güzel bir kitap. Hikayelerde verilen mesajları, yapılan nükteleri daha iyi anlayabilme bakımından kitabın daha çok “11 yaş ve üzeri çocuklar” için uygun olacağı kanaatindeyiz.

Özellikle okuduktan sonra kitaptaki hikayeler üzerine çocuklarımızla sohbet edip hayattaki bazı gerçek olaylarla özdeşleştirebilmeleri için gayret edersek çocuklarımızın daha çok verim alacağı, içindeki mesajları daha iyi anlayabilecekleri bir kitap haline gelecektir.

Motorlukuş’un yazarı Cahit Zarifoğlu’nu rahmetle anar, sizlere ve çocuklarımıza keyifli okumalar dileriz. İstifadeleriniz bol olsun :)

* Bakmak isteyenler için sayfalar: 12, 31, 40, 43

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz