Fez Kentinde Medreselerin Altın Çağı

0
182

Fas’ın başkentliğini yapmış Fez şehrinin tarihi dar sokaklarında bulunan asırlık öğrenim yerleri, kurulma amaçlarına binâen İslam’da itidali korumak için yeniden canlanıyor. Yapılan yenileme çalışmaları, kentin mimari hazinelerini korumanın yanı sıra, Fas’ın İslam’da ılımlılığı teşvik etme çabalarının da bir parçasıdır.

Bugün Fez, 13. ve 14. yüzyıllarda Fas’tan Çin’in batısına kadar Müslüman yöneticilerin yönettiği İslam medeniyetinin yüksek bir noktasında anıt olarak hizmet ediyor. Bu dönem aynı zamanda, daha güneydeki Marakeş’in gölgesinde kaldıktan üç yüzyıl sonra yeniden Fas’ın başkenti olarak kurulan şehrin tarihinde altın bir çağı temsil ediyor. Bu yazımızda sizlere şehrin bu çağa eşlik etmiş önemli simgelerinden bahsedeceğiz.

Bou Inania Medresesi

UNESCO listesinde yer alan surlarla çevrili şehrin içinde 14.yy’dan kalan Bou Inania medresesi öğrencisi Moaz Souefi’e göre “Burada okumak insana saygıdeğer bir akademik tarihin kucağında bir yaşam sunuyor.” Karmaşık yazıtlar ve mozaiklerle bezenmiş medrese; özenle korunan çini duvarlarla süslenmiş zarif açık hava avlusu, turistler için önemli bir uğrak noktasıdır. Medrese, tarihi şehrin ana girişlerinden biri olan ve turistler için önemli bir simge yapı konumunda olan Bab Boujelloud‘un hemen içinde yer alıyor.

Bou Inania medresi, şehrin mirasını korumak ve turizme teşvik etmek için, Fas Hükûmeti tarafından finanse edilen bir program kapsamında yenilenmeyi bekleyen bu tür altı kurumdan biridir.

Rehber Sabah Alawi, Cherratine ve Attarine medreselerinin de “burada geçirilen zamanın ruhâni olduğunu ve tarihi şehrin gerçekten hala var olduğunu” söyleyen turistlerin beğenisini kazanacak şekilde yakın zamanda yenilendiğini belirtiyor.

Karaviyyin Cami ve Üniversitesi

Bou Inania’dan dik bir sokaktan inerken, geleneksel ürünler, yiyecekler satan tezgahlarla çevrili şehrin ardından dokuzuncu yüzyılda inşa edilen Karaviyyin Camii karşılıyor ziyaretçileri. Burası daha sonra aynı adı taşıyan üniversitenin kalbi olmuştur ki dünyanın en eski üniversitelerinden biri olarak bilinir.

Fez’deki medreseler; matematik, tıp, mekanik, müzik, edebiyat gibi bilimlerin yanı sıra İslami İlimler alanında da eğitim vermek için kullanılan yapılardır. Ayrıca Karaviyyin Camii, ibadet ve çalışma alanlarını birbirinden ayıran sütunlarla çevrili geniş, çatısız bir avluya sahip. Bu alan her ne kadar turist ziyaretlerine yasak olsa da bazı kimseler avluda fotoğraf çekebilmek için namaz vakitlerinden kısa bir süre önce açılan kapılardan yararlanıyorlar.

Karaviyyin Üniversitesi, kurulduğu dönemde dünyanın en iyi üniversitelerinden biriydi. Ayrıca sosyolojinin kurucu babası olarak görülen Tunuslu İbn Haldun‘a ve birçok tanınmış bilim adamına ev sahipliği yapmıştır.

Orada çalışmalar yürüttüğüne inanılan bir diğer önemli şahsiyet, Avrupa’ya Arap rakamlarını tanıtan bilim insanı ve eğitimci olan Aurillaclı Gerbert idi. Mekanik saati icat etmesiyle tanınan bu bilgin, daha sonra II. Sylvester ismiyle papa olarak görev yapmıştır.

Karaviyyin Kütüphanesi’nde İbn Haldun tarafından bağışlanan orijinal eser de dahil olmak üzere yaklaşık 4.000 el yazması bulunmaktadır. Kütüphanede ve Kral VI. Muhammed’in dedesi olan Sultan V. Muhammed tarafından genişletilen okuma odasında sessizlik hakimken; kadınlardan oluşan bir ekip, hassas el yazmalarını ustalıkla restore ediyor bir köşede.

Karaviyyin Üniversitesi, Kuran’ı yazma ve ezberleme konusunda başarılı olan lisansüstü öğrenciler için yeni başlattığı bir program dışında; çeşitli İslam araştırmaları, karşılaştırmalı din, Fransızca, İngilizce ve İbranice dersleri ile öğrencilerin diğer kültürleri anlamalarına olanak sağlıyor. Ayrıca öğrencilerinden bu topraklardan geçen hoşgörü sahibi büyük alimlerin izinden giderek İslam’a örnek olmalarını bekliyor.

Önceki İçerikKuzey Kıbrıs’taki Osmanlı İzleri
Sonraki İçerikKur’an-ı Kerim İgbo Diline Tercüme Edildi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz