Hiç Duymadığınız 10 Çin Atasözü

0
436
Çin

Türkçe’miz şüphesiz dünyanın en kadim ama aynı zamanda da en latif dillerinden birisidir. Tarihimizle şekillenen, kimliğimizi şekillendiren Türkçemize asırlar boyunca yaşadığımız olaylardan edindiğimiz toplumsal tecrübeyi sözlü kültür olarak nakşetmişiz. Bu zaviyeden Türkçemiz eşsiz bir zenginliğe sahip. Peki, “Dünya’da Türk sözlü kültürünün seviyesine yaklaşabilen kaç ulus vardır?” diye sorulsa cevabınız ne olurdu? Beliğ Türkçe’mizin karşısında sönük kaldığı aşikâr olsa da, Çinlilerin bu hususta bize oldukça tanıdık gelebilecek birçok atasözü var.

1) “İyilik kapıdan çıkamaz, kötülük yangın gibi yayılır.”

 好事不出门,恶事传千里

Bazı işler ne kadar kötü olsa da nadiren olduğu için setredildiğinde toplum onun şerrinden korunmuş olur. Bu atasözü bir kötülüğün yapılmasından daha kötü olan şeyin onun bilinmesi için çaba sarf etmek ve onu yaymak olduğunu anlatıyor. Her yerde olduğu gibi kötülükleri setretmenin Çin kültüründe de bir erdem olduğunu öğreten, şüyuu vukuundan beter olaylar için söylenmiş bu atasözü, “iyi olayların iki kadem öteye geçemezken, kötü haberlerin hızına yetişilemeyeceğini” anlatmaktadır.

Bu atasözünün İngilizce ifadesi de şu şekildedir: “A good deed goes unnoticed, but scandal spreads fast.”

2) “İyi bir iş yapmak için, bir zanaatkar en iyi araçlara ihtiyaç duyar.”

欲善其事,必先利其器

Güzel bir işi yapmak için, ona elverişli aletlerle çalışmak ön şarttır.

Bu atasözünün İngilizce ifadesi de şu şekildedir: “To do a good job, an artisan needs the best tools; Good tools are prerequisite to the successful execution of a job.”

3) “Yerden bir turp çıkardığında, kir de onunla birlikte ortaya çıkar.”

拔出萝卜带出泥

Garip bir şekilde Çinliler bu atasözünü iki durum için kullanıyor. Birincisi; bir suç araştırıldığında başka suçların delillerinin de ortaya çıkması anlamına geliyor. Aşağı yukarı “bir şeylerin çorap söküğü gibi gelmesini” ifade ediyor. İkinci durumda ise bunun tam tersi bir mana söz konusu: “bir sorunu çözmeye çalışırken başka sorunlar çıkarmak” anlamına da gelen bu ata sözü kaş yapayım derken göz çıkaran mahir kişileri ifade etmek için de kullanılıyor. Kısacası, duyduğunuzda sevinmeden önce bir durup düşünmek gereken cinsten bir atasözü…

İngilizce ifadesi de şu şekildedir: “to uncover evidence of other crimes; to cause further problems while working on a problem.”

4) “Serçe küçük olsa dahi, bütün organları vardır.”

麻雀虽小,五脏俱全

Bu atasözü, bir şeyin büyüklük ve azametinin onun sade ve küçük bir şeyden daha kâmil olduğu anlamına gelemeyeceğini, basit bir şeyin her açıdan tam olabileceğini anlatır. İşbu veciz Çin atasözü, gösteriş ve ihtişamın at başı gittiği yirmi birinci yüzyılda mükemmeli arayan modern insana asırlar ötesinden çok şey söylüyor…

Bu atasözünün İngilizce ifadesi de şu şekildedir: “The sparrow may be small but it has all the vital organs; small but complete.”

5) “Toprak çömlek, adî çandan daha çok ses çıkarır.”

黄钟毁弃瓦釜雷鸣

Tercümesinden de anlaşılacağı üzere bu atasözü, hüviyeti itibariyle daha kaliteli olana nazaran sahte gösterişli bir şeyin cazibesine kanılmaması gerektiğini anlatır. Günümüze uyarlacak olursak, bu atasözü, “İyi adamların, tumturaklı adamlar uğruna ıskartaya alınmasını” ifade ediyor. Makam mevki için kırk takla atanların hallerine kanılmaması gerektiğini öğütlüyor.

Bu atasözünün İngilizce ifadesi de şu şekildedir: “Earthen pots make more noise than classical bells; good men are discarded in favor of bombastic ones.”

6) “Kızılbacak ve istiridye kavga etmiş, balıkçı ikisini de yakalamış.”

鹬蚌相争,渔翁得利

Adeta siyasi birliğe duyulan özlemin bir göstergesi olan bu ibretlik atasözü ise, birbiriyle geçinemeyen ve enerjilerini gereksiz kavgalarda tüketenlerin, gün gelip her ikisinin de yenileceğini anlatıyor. Dünyanın her yeri gibi, birçok savaşa ve gereksiz şiddet olaylarına sahne olmuş Çin toprakları, bu atasözüne kavuştuğu için çok şanslı. Keşke insanlık gerekli dersi de almış olsa…

Bu atasözünün İngilizce ifadesi de şu şekildedir: “Sandpiper and clam war together and the fisherman catches both; it’s the third party that benefits from the tussle.”

7) “Sanki boğazına kılçık takılmak”

如鲠在喉

Birinin aşırı kızgın olması ve öfkesini dile getirmeye ihtiyaç duymasını ifade eden bu atasözüne benzer bir atasözü de Türkçede var. Bizde daha çok birinin sabrının tükenmek üzere olduğuyla alakalı olan “Boğazına kadar gelmek” veya “canına tak etmek” şeklindeki atasözlerine çok benzeyen bu atasözü sanki Türkler ve Çinlilerin bir ilginç mukayesesini yapıyor: Türkler öfke anında sabretmeye, Çinliler ise öfkenin ifade edilmesi ve rahatlamaya kıymet veriyor.

Bu atasözünün İngilizce ifadesi de şu şekildedir: “As if having a fish bone stuck in one’s throat; very upset and needing to express one’s displeasure.”

8) “Kötüyü müsamaha etmek, suç ortağı olmaktır.”

姑息养奸

Aslında itidal sağlanınca ne affetmek yozlaştırmak olur, ne de cezalandırmak zulmetmek. Ancak sıkı disiplin tutkusuyla bilinen Çinlilerin günümüzde “sopayı sakınıp çocuğun huyunu bozmak” gibi bir anlamda kullandığı bu atasözü, birinin yaptığı kötülüğü affetmenin onu disiplinsizliğe sevk edeceğini ve müsamahanın aslında bir iyilik olmadığını anlatmak için kullanılır.

Bu atasözünün İngilizce ifadesi de şu şekildedir: “To tolerate is to nurture an evildoer; to tolerate evil is to abet it.”

9) “Küçük sabırsızlık büyük planı bozar”

小不忍则乱大谋

Sabır her yerde olduğu gibi Çin’de oldukça önemsenen bir fazilet. Sabır konusunda yukarda bahsettiğimiz atasözüyle Çinlileri sabırdan anlamayan insanlar olarak tanıtmak haksızlığı yapmak istemiyoruz. Bunun için büyük işler başarmanın planlı, düzenli ve en önemlisi de sabırla çalışmakla mümkün olacağını anlatan bu atasözüne de yer vermek istedik. En başta dediğimiz gibi, bazı Çin atasözlerini açıklamaya gerek duyulmuyor bile, değil mi?

Bu atasözünün İngilizce ifadesi de şu şekildedir: “A little impatience will spoil great plans.”

10) “Tavuğun başını Anka kuşunun kuyruğuna tercih etmek”

宁做鸡头不做凤尾

Sanki bir hipnoza tutulmuş gibi bilişim çağında milyarlarca insan beyhude uğraşlarla belki de hiçbir gayesi olmadan yalayıp gidiyor. Başımız öyle hayali ve amaçsız şeylerle döndürüyor ki, basit ama bir ulvi gayeye hizmet ettiği için huzur verici birçok işten bihaber kalıyoruz. Modern insanı bu hal-i pür melalinden intibahına belki de bir vesile olacak bu Çin atasözü, önemli olanın büyük bir yerde önemsiz ve küçük bir iş yapmaktansa, küçük bir yerde büyük bir iş yapıyor olmanın daha evla olduğunu anlatıyor.

Bu atasözünün İngilizce ifadesi şu şekildedir: “Would rather be a chicken’s head than a phoenix’s tail; to prefer to be a big fish in a small pond rather than a small fish in a big pond.”

Önceki İçerikKüba Müslümanları İle Nasıl Tanıştım?
Sonraki İçerikFaslı Araştırmacı Almanya Yeşil Yetenekler Ödülünü Aldı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz