Ramazan Söyleşileri: Ürdün’de Ramazan

1
185
Ramazan Söyleşileri: Ürdün

Farklı ülkelerde mübarek Ramazan ayının nasıl yaşandığını ele aldığımız Ramazan Söyleşileri serimizin bu seferki konusu: Ürdün’de Ramazan

Öncelikle sizi tanıyalım. Ürdün’e nasıl düştü yolunuz, ne zamandır oradasınız?

İsmim Hediye Abudayeh, 3 çocuk annesiyim ve 15 yıldır Ürdün’de yaşıyorum. Eşim Filistin asıllı Ürdün vatandaşı, kendisiyle üniversitede tanıştık ve evlendikten sonra Ürdün’de yaşamaya başladık ve böylelikle Arap kültürü ile daha önce hiç tanışmamış, İzmir’de doğup büyümüş olan ben, ümmet bilinci temellerine oturmuş bir sempati ile Ürdün hayatıma başlamış oldum. İlk başlardaki heyecanım zaman zaman gurbet psikolojisi engeline takılsa da şimdi geriye dönüp baktığımda burada olduğum için, bu kültürü yaşadığım ve Ürdünlü Müslümanlar ile bu deneyimleri kazandığım için şükrediyorum.

Ramazan ayı yaklaşıyor. Ürdün’de Ramazan nasıl karşılanıyor? Halkın oruçla ilişkisi nasıl?

Ürdün’de Ramazan’ı beklemek, çok değer verdiğiniz çok sevdiğiniz ve yıllardır görmediğiniz bir dostu beklemek gibidir. Ben daha önce aile içinde Ramazan’a gösterdiğimiz hürmet dışında, böylesine ülkece yaşanan bir bekleme coşkusuna tanık olmamıştım. Sanırım Ürdün’de en sevdiğim şey Ramazan ayı. Bu kadar büyük bir karşılama olduğuna göre tahmin edersiniz ki halkın oruçla ilgisi de oldukça yüksek. Restoranlar iftar vaktine dek kapalıdır, insanlar oruçlu olmasa bile ortalıkta yiyip içmemeye gayret gösterirler. Ürdün’ün çok fazla göç alması, farklı kültürlerin buluşabildiği güvenli bir Ortadoğu ülkesi olması sebebiyle şimdilerde oruçlarına pek eskisi kadar kıymet vermeyen bir nesil türemiş olabilir. Ancak halkın geneli için aynı şeyi söyleyemem.

Ürdün halkı Ramazan ayında iftar ve sahur sofralarında ne yer? Ramazan’a özel bir yemek var mıdır?

Elbette, Ramazan ayına bu denli değer veren bir kültürün Ramazan’a özel sofraları olmasaydı garip olurdu. Burada sadece Ramazan’da bulabileceğiniz özel lezzetler vardır. Özel yufkasıyla hazırlanan sambusa, bizim ülkemizde “tas kadayıf” olarak bilinen katayef, sofraların olmazsa olmazı kubbeh (içli köfte) burada Ramazan’a özel olan ya da Ramazan’da talebi artan lezzetlerden bazılarıdır.

Toplu iftarlar verilir mi?

Toplu iftarlar bazı mahallerin arasına kurulmuş çadırlarda muhtaçlara, ihtiyaç sahiplerine verilen yemekler şeklinde görülür. Ancak Türkiye’den farkı o çadırlarda sadece gerçek ihtiyaç sahiplerini görürsünüz. Onun dışında evlerde veya Kur’an merkezlerinde de paylaşımların arttığı yemekler mutlaka verilir. Hayırsever insanlar yetimlere ve kimsesizlere belirli mekanlarda iftar düzenlerler. Hediyeleşme ile birlikte daha da güzelleşen bir ortam olur. Şirketler de kendi aralarında yemekler düzenler.

Ramazan Sofrası

Camiler Ramazan boyunca nasıldır? Ramazan’a özel dersler düzenlenir mi, mukabele yapılır mı?

Ramazan haricindeki günlerde de camilerde ve Kur’an merkezlerinde çok yoğun dersler, okumalar olduğu için Ürdün’de Ramazan geldiğinde herkes biraz bireyselleşir. Yani evinde daha çok şahsi ibadetlerini yapar. Çünkü Ürdün’de Kur’an ve namaz zaten hayatın bir parçasıdır. Ramazan biraz daha bireysel okumaların yapıldığı bir dönem olur.

Teravih namazları muhakkak kılınır diye düşünüyorum. Hatimler yapılır mı?

Teravih namazına kadın erkek, çoluk çocuk herkes gider. Benim buradaki gözlemim ve kendi ailemizde de uyguladığımız bir adet var ki çocuklarımız 3-4 yaşına gelince cuma namazına katılımı özellikle teşvik edilir, hatta cuma günleri kadınları da camide sık sık görebilirsiniz. Bu yüzden Ramazan’da cemaatle namaza ilgi çok daha büyük olur. Namazlar hatim ile kıldırılır, onun haricinde daha önce de değindiğim gibi Kur’an özellikle Ramazan’da iftardan önce evlerde veya camilerde çokça okunur. Bunda iftardan önceki vakte Rabbimizin verdiği kıymetin bilincinin etkisi de büyük.

Ülkedeki gayrimüslimler oruca ve Ramazan’a nasıl yaklaşıyor?

Gayrimüslim halk Ürdün nüfusunun yaklaşık 10%’unu oluşturuyor, hepsi yerli ya da Filistin asıllıdır. Burada herkes birbirine saygı duyar. Aslında yeni yıl yaklaştığında Hristiyanları evlerinin ışıklarından, süsünden tanıdığımız gibi Ürdünlü Müslümanları da Ramazan yaklaşınca evlerin ışıklanmasından tanırsınız. İftara yakın Türkiye’deki mahyalara benzer ışıkları burada her evde mutlaka görürsünüz. Bunun yanında gayrimüslimler de dışarıda yemek yemez ve yüksek saygı gösterirler. Oysa Türkiye’de artık Müslüman kimliği dışarıdan belli olan kardeşlerimizin bile açıktan yemesi ne kadar üzücü.

Ramazan ayına yönelik devlet kurumlarının ve okulların uygulamaları var mı?

Evet, Ramazan’a özel mesai saatleri oluşturulur burada. Bu bütün ülkedeki kamu ve özel kurumlarda geçerli olur. Elhamdülillah çocuklarımı böyle bir atmosferde büyütmek onlarda gerçekten İslam kimliğinin oluşabilmesi açısından çok kıymetli.

Al Hashemiya Camii’nde yatsı ve teravih namazlarında ibadet edenler

O halde çocuklar da oruç tutuyor. Toplum çocukları oruca teşvik ediyor diyebilir miyiz?

Çocuklar elbette oruç tutuyor hem de büyük bir zevkle. Hatta bu konuda birbirleriyle yarışırlar. Arada güç yetiremeyen olur ama geneli oruca saygı duyar ve ebeveynleri ile birlikte Ramazanı karşılarlar. Okullarda iftarda yemesi için küçük sürpriz kutular dağıtılır. Biz de evimizde çocuklarımızın sınıf arkadaşlarına dağıtması için böyle hediyeler hazırlıyoruz. Bahsettiğim gibi okullar Ramazan ayında ders saatlerini azaltırlar ve böylelikle çocuk yorulmadan evine varır. Çocuğun sahura kalkacağı ve namazını kılıp öyle yatacağı hesap edilerek ders başlama saati 2-3 saat ileri atılır. Az ders ve çok dinlenme ile Ramazanı yaşamak teşvik edilir. Çocuklar Ramazan gelmeden önce evleri süslerler, nasıl gayrimüslimler yeni yıl gelince süsleme heyecanı yaşıyorsa burada da bizler aynı heyecanı Ramazan’dan önce yaşıyoruz. Evlerimizi, kendimizi, işlerimizi Ramazan’a hazırlıyoruz.

Şimdi bayrama gelelim, Ramazan Bayramı nasıl karşılanır? Ürdün halkı bayramı nasıl yaşar?

Bayramlar bol ziyaretle ve heyecanla geçer, sünnete uygun olarak yeni kıyafetler imkan ölçüsünde giyilir. Önce anne baba evinde tüm kardeşler toplanır uzun bir bayramlaşma ve yeme içme faslından sonra çocuklara mutlaka harçlık verilir. Hatta kayınpederler gelinlerine ve erkek kardeşler kız kardeşlerine bayram harçlığı verirler. Bu bayramın en güzel kısımlarından biridir sanırım. Genellikle büyüklerimizi ziyaretle gecen bayramlarda kabirler de unutulmaz, ölülerimizi de ziyaret ederiz.

11 Ekim 2007’de Amman şehir merkezindeki pazar bölgesinde, Ramazan Bayramı öncesinde bir dükkandan geleneksel Arap kahvesi alıyorlar.

Bayramlarda ise ikram kısmı Türkiye’den biraz daha farklıdır. Bayramda ve hatta tüm Ürdün’de Ramazan boyunca Suud kahvesi basta olmak üzere farklı kahveler termoslara koyulur kulpsuz fincanlarla misafirlere ikram edilir. Onun ardından “mamul” dediğimiz içi hurma dolu lezzetli kurabiyeler ikram edilir. Biraz sohbetin ardından misafir kalkmaya yeltenince de bir Türk kahvesi ısrarı başlar. Burada misafire kahve ikramı, son anda yani misafir kalkma belirtisi gösterince yapılır, çünkü önce verirsen misafire “Kalk artık!” demiş gibi olursun. Çikolata en son kapıdan çıkarken verilir. Bunun yanında isteyen meşrubat ya da çay ikramı yapabilir.

Son olarak sizi biraz geçmişe götürsek ve Ürdün’de ilk Ramazanınızın ve bayramınızın nasıl geçtiğini sorsak?

Ürdün’de ilk bayramım düğün hazırlığı yaptığımız bir döneme denk gelmişti. Ramazan’ı da çok farklı boyutlarda çok özel bulmuştum. Sanki çocukluğumun Ramazanları gibiydi. En dikkat çekici özelliklerinden biri de Ürdün’de Ramazan’da hayat iftar ile sahur arasında yaşanıyordu. Herkes her şey sanki sadece bu ayı yaşamak için yeniden şekilleniyordu. Bu daha önce büyüdüğüm şehirde görmediğim bir şeydi. Bayramda da aynı güzellikler devam etti, ailemden uzak olduğumu hissettirmeyen eşim ve ailesi ile ilk bayramın tadı damağımda kalmıştı.

Allah (cc) sizi sevdiklerinizle birlikte daha nice güzel Ramazanlara ve bayramlara ulaştırsın.

Önceki İçerikRamazan Söyleşileri: Burkina Faso’da Ramazan
Sonraki İçerikRamazan Camisi Mimarı: Jenny Molendyk Divleli

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz