Çocuk Gelişiminde Anne – Baba Tutumları / Aşırı Koruyucu Tutum

0
367

Bu tutumu, cam fanusun içinde büyütülen çocuklara uygulanan tutum olarak tanımlıyorum. Aileleri onları her şeyden korudukları için onlar da aynı davranışı oyuncaklarına, -varsa- arkadaşlarına gösterirler. Her çocuk anne babasının gözünde özeldir fakat bazı aileler için çocuğunun ayağına taş değmemeli, yürüdüğü yol çok korunaklı ve tehlikesiz olmalı, yediği yemek kesinlikle aşırı sıcak olmamalı, abur-cuburdan uzak durmalıdır. Çocuğun yaşam standartları yüksek olsa bile aile korumasından dolayı çizilen sınırlar en dar halkayı simgeler.

Aşırı Koruyucu Anne-Baba Tutumu Nedir?

Aşırı koruyucu tutum, ebeveynlerin çocuklarına gereğinden fazla kontrol ve özen gösterdiği tutumdur. Ailelerin aşırı koruyucu ebeveynler olmasının altında yatan birden fazla sebep olabilir. Bu tutum genellikle ilk çocuğunu kaybetmiş veya uzun süre çocukları olmamış ailelerde görülür. Kendi çocukluğundaki imkansızlığı çocuklarına yaşatmak istemeyen ailelerde de benzer davranışlar izlenebilir. Böyle bir tutumun sonucunda çocukta diğer kişilere karşı bağımlı olma, kendi kararlarını kendi verememe, özgüven eksikliği ve duygusal kırıklıklar gibi problemler görülebilir. Aşırı korumacı anne babanın çocuğu yaşamı boyunca sürebilecek bir bağımlılık duygusu yaşayabilir ve ileriki yıllarda aynı koruma duygusunu başka insanlardan karşılamak isteyebilir.

Aşırı Koruyucu Tutum Sergileyen Ailelerde Görülen Davranışlar Nelerdir?

Çocuğun yapabileceği, karşılayabileceği ihtiyaçları bile kendileri üstlenirler. Bunlardan bazıları: Okul çantasını hazırlamak, giyeceklerini seçmek ve giydirmek, çocuk kendisi yiyebilecek yaştayken, anne babası tarafından beslenmek, üşütür diye fazlaca giydirmek, düşmesine, koşmasına, hata yapmasına izin vermemek, yanlışlarını fazla ayıplamak, üstünü kirletmesine izin vermemek, fazla yedirmek, fazla hijyen odaklı olmak, sadece çocuğun yediklerini pişirmek, tüm yaşamını çocuğun etrafında, çocuk odaklı sürdürmek ve elbette aşırı kontrol etmek…

Aşırı Koruyucu Tutum Sergileyen Ailelerin Çocuklarında Görülen Davranışlar Nelerdir?

Aşırı korunan çocuklar ebeveynlerine fazlaca bağımlı olurlar ve her şeylerini ebeveynlerinin yönetmesini isterler. Kendi başına karar veremeyen, ebeveynlerine danışmadan bir şey yapmayan, girişim yeteneklerinden yoksun olurlar. El becerileri gelişmediğinden dolayı sakarlık ve dolayısıyla özgüvensizlik hissine sahiptirler. İstediklerini ağlayarak isterler, yerine getirilmezse mızmızlanma ve ağlamanın şiddetini arttırırlar. Devamında küsme ve saldırganlık da görülebilir. Kendini korumayı öğrenmediği için, savunmasız, utangaç, kişilere ve ortama kolay uyum sağlayabilen, yönetilen olmak isteyen, çekingen bir kimlik geliştirmeye yönelirler. Aşırı korunan çocukların ruhsal gelişimleri de engellenmiş olduğundan, büyüdüklerinde çocuksu, her şeyi bekleyen kişilikler geliştirebilirler.

Aşırı Koruyucu Tutumu İyileştirmek İçin Neler Yapılabilir?

Çocukların “çocuk” olduğu unutulmamalıdır. Onlardan birer yetişkin gibi davranmalarını bekleyemeyiz. Elbette bazen nerede nasıl davranacaklarını bilemeyebilirler. Ailelerin bu tutumu iyileştirebilmeleri için çocuklarına kendi benliğini gerçekleştirebilmelerini sağlayacak fırsatlar tanımaları gerekir. Kendi başına yemek yiyen bir çocuğa annesi yemek yedirmemelidir. Belki üstü kirlenir, yerlere dökülebilir fakat o yemeği kendi başına yiyebilmesi özgüvenini inşa edebilmesi için önemli bir fırsattır.

Çocukların potansiyellerinin farkında olarak onlara hareket alanları açılmalıdır. Sizin gözetiminizde güvende olduğu bir yerde koşmasına izin verilebilir. Üstünü kirletirse büyük tepkiler vermekten kaçınılmalıdır. Ona basit ama gerçekleştirebileceği görevler verilebilir. Sofrayı kurarken tabakları taşıyabilir, dışardan gelince kendi montunu asabilir, ayakkabılarını yerleştirebilir bunun gibi kendini gerçekleştirebileceği, uygulamalara izin verilebilir.

Sosyal etmenlere, çevresindeki insanlara elbette ebeveyn olarak dikkat edilmelidir, fakat sınır çizgisi çok dar tutulmamalıdır. Parka gittiğinizde çocuğunuzun üstünü kirletmesi, düşmesi, yaralanması gayet normaldir. Neticede onlar camdan bebekler değiller. Sosyalleşmesinden, arkadaş edinmesinden korkmamalıdır. Hayatındaki seçimleri yapan ebeveynler değil, seçimlerine yardımcı ebeveynler olmalıyız.

Önceki İçerikBosna Hersek’teki Osmanlı İzleri: Camiler
Sonraki İçerikHollanda’nın En İyi Öğrencisi: Lava Haji

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz