Human Movie Team

0
237
Human Movie Team

Bu haberimizde sizi Human Movie Team ile tanıştıracağız. İnsan hakları ihlalleri üzerine açıklayıcı içerikler hazırlıyor ve bunu bir harekete dönüştürmeye çalışıyorlar. Onların bu fedakar çalışmaları medyada önemli ölçekte bir farkındalığa dönüşmüş durumda. Gelin çalışmalarını ve hedeflerini onlardan dinleyelim.

Human Movie Team’in kuruluşuna vesile olan şey nedir? Nasıl bir derdin ürünü olarak başladı serüveniniz?

Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan insan hakları ihlalleri, Suriye Savaşı’nın ilk yıllarında yaşanan ayaklanmalar ve bu ayaklanmaya karşı yapılan bombardımanlar, katliamlar ve bununla birlikte özellikle İslam coğrafyalarında yaşananlar Human Movie Team’in kurulmasında etkili oldu.

Türkiye’de okuyan Doğu Türkistanlı gençle yapılan röportajın sonunda bizlere vermek istediği mesaj: “…Duyurun.”

“İzle, Düşün, Harekete Geç” sloganını biraz açıklayabilir misiniz?

Yapılan videoların sadece izlenmesini değil birilerini harekete geçirmesini de önemsiyoruz. Herkesin alacağı, çıkaracağı dersler olabilir bu videolardan izledikten sonra üzerine düşünmeli ve sonra harekete geçmeli insanlar diye bu sloganı kullanıyoruz. Sadece izlemek yetmez, harekete geçirmek de önemli.

Human Movie Team ilk etapta mültecilere olan tepkiyi azaltmak amacıyla kuruldu diye biliyoruz. Sonrasında daha geniş bir konu olan insan haklarına yönelmenizdeki dönüm noktası nedir?

Evet kamuoyundaki yanlış mülteci algısını değiştirmek için mülteci hikayeleri çekerek yola çıktık. Fakat dünyada yaşananlara şahit olunca tek sorunun mülteci sorunu olmadığına karar verdik ve konumuzu genişlettik. Mülteci meselesinin hala günümüzün en büyük sorunlarından, konularından biri olduğunu düşüyoruz. Bu, bizim vazgeçilmez ve sürekli üzerine çalıştığımız konu.

Çok etkili ve empati hissini uyandırabilen videolar hazırlıyorsunuz. Ekibin çekim konusunda eğitimi ya da tecrübesi var mıydı yoksa niyet edip yola çıkmak yeterli mi dersiniz?

Human Movie Team’in kurucusu fikir annesi yönetmen Tülay Gökçimen olduğu için bu konuda hiç sorun yaşamadık. Kendisi gruba dahil olanlara ve gayretle bu işi devam ettirenlere bu eğitimleri veriyor zaten. Video kurgu konusunda da bilenin bilmeyene öğrettiği bir sistem oluşturduk.

Gönülden çıkanlar gönülleri etkilermiş. Ürettikleriniz gönülden olmalı ki başka gönüllerde derin izler bırakıyor. Peki siz bu yola çıkarken bu kadar insana dokunabileceğinizi, bu kitleye ulaşabileceğinizi düşünüyor muydunuz? İlk yayılma neyle oldu mesela?

Human Movie Team’deki tüm arkadaşlar gönüllü olarak çalışıyor. Ekibimiz gönüllülük esasına göre kurulduğu için yine bu şekilde devam ediyor. Samimiyetle yapıldığı için pek çok insana hitap etmeyi başardı diyebiliriz. Bu yola çıkarken de bu işi samimiyetle yaparsak bunun karşıdaki insana geçeceğini düşünüyorduk tabiki, Tülay hocamız hep bu minvalde motive etti bizi. Bizim ne zaman gücümüz tükense Tülay Hoca bizi toparladı ve bu işin devam etmesini sağladı. Human Movie Team’den başından beri hiç vazgeçmeyen arkadaşlarımızın da sayesinde bu platform bugünlere kadar geldi. Kitlesel ilk yayılma ekip arkadaşlarımız Esra Hacıoğlu ve Fulden Aydın’ın Suriye kamplarında çektiği “YouTuber Hatice”nin videosu oldu. Tüm sosyal medya mecralarında 10 milyon izleyiciyi aşmıştı o video. Sonra arkadaşlarımız devamını da çektiler.

Halep’te mahsur kalan çocukların çeşitli dillerde videosunu yayımlamıştınız. Büyük yankı uyandırdı ve BM’ye kadar ulaştı. Çocukların son durumu ne oldu? Bize o süreci anlatabilir misiniz, neler olmuştu?

Bize 2016 yılında Halep Kuşatması’nda bir yeraltı yetimhanesinde mahsur kalan çocukların videosu gelmişti. Çocuklar sığınaktan kurtarılmak istiyordu ve ağlıyorlardı. Biz videoyu altı dile çevirip dünyaya yaydık ve evet dediğiniz gibi BM’nin dikkatini çektik. Çektik çekmesine ama çocukların kurtarılmasında onların bir etkisi olmadı. Bizim bildiğimiz kadarıyla çocukları bölgeden İHH İnsani Yardım Vakfı tahliye etti. Bize ulaşan Kadın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yetkililerine bu durumu bildirdik ve çocukların Türkiye’ye geçiş ve ikamet sorunlarını onlar çözmüştü.

Yaptığınız çekimlerden ya da takip ettiğiniz hikayelerden sizi en çok etkileyen hangisiydi?

Beş dil bilen Suriyeli bir geri dönüşüm işçisinin hikayesini çektik ve yayınladık. Eskiden Halep’te iş insanı olarak yaşayan bu geri dönüşüm işçisinin çekimden sonra hayatı değişmişti. Bizi çok mutlu eden ve motive olmamızda büyük etkisi olan ilk hikaye buydu.

Çin’in yıllardır Doğu Türkistan’a uyguladığı zulmü tanıklarıyla anlatan “Adı Soykırım” filminin ilk gösterim afişi

Çeşitli dillerde yayınlarınız mevcut. Bir konuya dair hangi dillerde yayın yapmanız gerektiğine nasıl karar veriyorsunuz? Videoların ulaşması gereken yerlere ulaştığını düşünüyor musunuz?

Şu an Türkçe ve İngilizce yayın çıkarmaya çalışıyoruz. Bazen Arapça dilinde de çeviri veya spot eklemeye çalışıyoruz. Yani biz daha fazla kitleye ulaşması için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz ama yine de tam olarak hedef kitlelerimize ulaşabildiğimizi söyleyemeyiz. Bu konuda daha neler yapabiliriz çokça düşünüyoruz uygun içerikler tasarlamaya çalıyoruz. Bu konuda farklı ülkelerde yaşayan insanların bize içerik, duyuru ve paylaşım konusunda destek olmasına da ihtiyacımız var.

Sunduğunuz içeriklerin çoğu bizleri ağlatmaya yetiyor. Sizler hazırlarken direkt içindesiniz, birçok acıya şahitlik ediyorsunuz. Neler hissediyorsunuz, dağıldığınızda toparlamak için bir yönteminiz var mı?

İnsanların sesini duyurmak tabi ki bizi motive eden en güçlü dinamiklerden biri. Pek çok videodan sonra geri dönüşler alıyoruz ve hem insani yardım hem de hak ihlalinin düzelmesine adına gelişmeler oldukça yaptığımız iş bizi toparlıyor. Yaptığımız işleri acılara ve yaşananlara alışmadan, onları dert ederek yapmaya devam edeceğiz inşallah. Örneğin son günlerde bir sosyal sorumluluk projesine başladık ve mülteci kamplarında çadırda yaşayan insanların durumunu anlatan pek çok video yayınladıktan sonra onlar için bir ev kampanyası düzenledik ve epey destek aldık. İnsanlar görünce neye destek olacaklarını bilince harekete geçiyor. Yüzlerce insanın hayatını sadece sosyal medyada yayınlanan içeriklerle değiştirebilmek gerçekten bizi oldukça mutlu ediyor. Bu tür projelere devam etmeyi hedefliyoruz.

Video üretim süreçlerimizde birçok dramatik görüntüyle karşılaşabiliyoruz. Bu görüntüleri izlenebilir kılmayı hedefleyerek kurguluyoruz. Sonunda ortaya çıkan çalışma, izleyicinin gönlüne dokunabiliyorsa bu bizi motive etmeye yetiyor. Çoğu zaman takipçilerimizin yorumlarını okuyarak motive olduğumuzu söyleyebiliriz.

Kısa belgesel tadında, etki uyandıran videolar sunuyorsunuz. Çekim süreciniz nasıl ilerliyor? O anda denk gelip çektiğiniz mi yoksa öncesinde kurguladığınız hikayeler mi etkili oluyor sizce?

Video içeriklerimizin bir bölümü kendi çekimlerimizden bir bölümü ise internet ve sosyal medyadan bulduğumuz görüntülerden oluşuyor. Instagram için hazırladığımız reelslar, son dönemde en çok etkileşim alan video içeriklerimizden diyebiliriz.

Dünyanın bunca derdine yakından şahit olduktan sonra hayata bakışınız elbette ki değişmiştir. Böyle olunca sanırım herkes gerçeklere uyansın, dünyanın geçiciliğini hissetsin istersiniz. Bu anlamda videolar dışında yaptığınız çalışmalar da var mı?

Sorunuza cevap olarak uyar mı bilemeyiz ama 2018 yılından bu yana geleneksel hale getirdiğimiz ‘Saçlara Örgü Yüreklere Kardeşlik’ projesini yürütüyoruz. Suriye’deki mülteci kamplarında yaşayan kız çocuklarına yönelik başlattığımız bu projede, Türkiye’den gönüllü kuaförler götürüp, kız çocuklarının saçlarına bakım yaparak renkli tokalar hediye ettik. Bu sosyal sorumluluk projemizin fotoğrafları, 2019 yılında The Times, CCTV gibi uluslararası basında da yer bulmuştu. Video içeriklerimizin dışında, direkt insani yardımdan ziyade insana dokunan, bizi heyecanlandıran projelerimizden biri buydu.

Tüm bu işlerin mutfağını biraz tanımak istesek neler söylenebilir ? Ekip kaç kişilik, hangi yaş aralığında ve ne iş yapıyorlar? Ekip maaşlı mı çalışıyor yoksa gönüllü olarak mı tüm bunları yapıyor?

Ana ekibimiz 7 kişiden oluşuyor. Bunun yanında proje ve video içerikleri ürettiğimiz 20 kişilik bir AR-GE ekibimiz var. Her birimizin alanı farklı. Öğrenci olan da var, yüksek lisans yapan da. Profesyonel iş hayatına devam edip boş vakitlerinde gönüllü olarak çalışan arkadaşlarımız da var. Ekibimiz, hukuktan mimarlığa kadar farklı eğitimler alan ama medya alanında çalışmak isteyen 18-30 yaş arası gönüllü bayan arkadaşlardan oluşuyor. 5 kişilik editör ekibimiz, hazırlanan içeriklerin kontrolünü yapıyor aynı zamanda gündemle ilgili haberleri de paylaşıma hazır hale getirerek sosyal medya hesaplarımızda paylaşıyorlar. Tamamen gönüllülük esasına dayalı çalışıyoruz bu nedenle maaş almıyoruz. Ekip arkadaşlarımızı kamera çekim, video kurgu, grafik tasarım, çeviri, editörlük gibi alanların bir veya birkaçındaki yetkinliklerine göre aramıza dahil ediyoruz. Belirli aralıklarla da ekip içi eğitimler gerçekleştiriyoruz. Bunlar, kamera çekim teknikleri, online video kurgu eğitimleri ve alanında uzman gazeteci ve akademisyenlerle söyleşiler gibi.

Bu tarz işlerde en güzel motivasyonlardan birisi de yaptığınız işin birilerine dokunduğunu bilebilmek. Bunu da geri bildirim geldikçe öğrenebiliyoruz. Ne gibi yorumlar geliyor size ve siz bu yorumlar karşılaşınca neler hissediyorsunuz? En beğendiğiniz bir olayı bizimle paylaşabilir misiniz?

Human Movie Team bahsettiğimiz üzere gönüllü bir sosyal medya platformu. “İzle, düşün, harekete geç” sloganıyla hazırladığımız içeriklerin sonucunda izleyenlerin harekete geçtiğini gördük. Örneğin; Suriyeli mültecilerin yaşadığı çadır kampını anlattığımız video içeriklerinden sonra izleyenlerin çadır kampında yaşayanlara yardım etmek istediklerini gördük. Bu gibi durumlarda takipçilerimizi güvendikleri insani yardım yapan STK’lara yönlendirmeye çalışıyoruz. Başka bir örnek ise, Yemen’de yaşanılan insani kriz sonucu çocuklarına yemek bulamayan bir annenin topladığı yaprakları kaynatarak yedirdiği bir videoyu sosyal medya hesaplarımızda paylaştık. Sonrasında sayfamıza bir mesaj geldi. Doğu Anadolu’da görev yapan bir sınıf öğretmeni bu videomuzu izledikten sonra sınıfındaki öğrencileriyle Yemen’e yardım toplayıp gönderdiklerini yazmıştı. Bu gibi örnekler bizi motive ediyor.

Ekibinize katılmak isteyenler olduğunda nasıl bir süreç takip ediyorsunuz? Çalışmalarınızda yer almak isteyen arkadaşlara ne söylemek istersiniz?

Ekibe katılmak isteyenlerden, kamera çekim, video kurgu, grafik tasarım, çeviri, editörlük gibi alanların bir veya birkaçında yetkinlerse, humanmovieteam@gmail.com adresine kendilerini tanıtan bir özgeçmiş ve çalışmalarını göreceğimiz bir portfolyo göndermelerini rica ediyoruz. Sonrasında üç kişilik bir yönetim ekibimiz var, bu ekiple birlikte online veya yüz yüze bir mülakat gerçekleştirip sonuca göre ekibe dahil ediyoruz.

Son olarak bi’dünya haber takipçilerine ve okurlarına vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Human Movie Team için bir röportajda, “Görmek istemediğimiz dünyanın habercileri” şeklinde bir tanım yapmışlardı. Bi Dünya Haber ise bizim tam tersimiz. Görmek istediğimiz dünyanın habercilerisiniz. Dünya üzerindeki Müslümanlar ne yapıyor sorusuna paylaştığınız haberlerle cevap veriyorsunuz, bu çok kıymetli. Güzel olanı görmek okumak herkes gibi bizi de motive ediyor. Gönüllü olarak bu projeyi yürüttüğünüzü biliyoruz. Bu gibi sizinle pek çok ortak noktamız var. Umarız bu projeniz uzun yıllar başarıyla ve kitlenizle birlikte artarak devam eder. Takipteyiz :)

Önceki İçerikBir Arayış Filmi: Çöl İşaretçileri
Sonraki İçerikÇocuklara Ramazan-ı Şerif Coşkusu Yaşatmak İçin 6 Madde

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz