Kore ve İslam Kültürü Nasıl Tanıştı?

0
251
Fotoğraf: https://mvslim.com/the-history-of-islam-in-the-korean-peninsula/

Uzak Doğu’nun popüler ülkelerinden Kore ile yüzyıllardır farklı iklimlerde kalpleri kazanmış İslam kültürünün yolu nasıl kesişti? Bu iki köklü medeniyetin buluşmasına dünya nasıl şahit oldu ve geçmişten günümüze Müslümanlar Kore topraklarında nasıl yaşadılar? Bu soruların cevabını iki kilit dönemi ele alarak işleyeceğiz. Ardından Müslümanların Kore’deki güncel durumunu sizlere aktaracağız.

Müslümanlar ve Koreliler arasındaki ilişki, temelinde 9. yüzyıla hatta daha ötesine götürülebilir. Aslında birbirinden kopuk ve etkileşimi uzak görünen kadim Kore ve İslam uygarlıklarının birbirleriyle ilk teması, 7. yüzyılda Arap ve İran tüccarlarının, denizcilerinin Sillaya (Kore’nin üç eski krallığından biri) gelmesiyle gerçekleşti. Bunlar, İslam’ı yaymak amacı taşımayan ve sonradan yarımadaya yerleşerek asker ya da devlet memuru olan Müslümanlardı.

Ayrıca Silla Hanedanından Müslümanlara atıfta bulunan bir Kore kaynağı bulunmamakla birlikte, İbn Hurdadbih’in 9. yüzyılda yayınlanan “General Survey of Roads and Kingdoms” ( Yollar ve Krallıklar Araştırması) kitabında olduğu gibi bazı İslam alimleri Kore’den bahsetmiştir. Bunun yanında, Silla’nın başkenti Gyeongju’da, Perslere ait olan Kraliyet muhafızlarının kil figürleri ve taş heykelleri bulunmuştur. Ancak kesin bir kayıt bulunmadığından  Müslümanların Kore halkına hızlı bir şekilde karışmış olduğu varsayılmaktadır.

Fotoğraf: https://thecairoscene.online/ArticleImages/55a0741a-905f-4beb-b7ec-f92c816516dc.jpg

Goryeo Dönemi (918-1392)

Kore‘nin üç krallığı Silla, Hubaekje ve Huggoguryeo’nun birleşmesi ve Kral Taejo Wang’ın Goryeo Hanedanlığını kurmasından sonra Müslümanların varlığı yeni bir boyuta ulaştı. 11. yüzyılda Arap tüccarlar Çin’in tıbbi reçeteleri için gerekli olan malzemelerin ticaretini yapmak üzere Kore limanlarına yelken açtılar. Karşılığında kral onlara altın ve kumaş temin etti. Bu dönemde Araplar, Persler, Orta Asya Müslümanları, Türkler ve Uygurlara istihdam sağlandı; orduda hizmet verdiler ve idari görevler aldılar. Bu verilen talimatları denetlemekle sorumlu Moğol yetkililer Kore’ye gönderildi. Ve bu birçok Müslüman tüccarın Kore’de dükkan açmasına neden oldu.

Joseon Hanedanı (1392-1910)

Bu dönemde, Müslümanların ibadet etmeleri ve İslami kıyafetler giymeleri yasaklandı. Hanedan, yalnızca Japonya ve Çin’le düzenli bir ilişki sürdürdü. Dünyanın geri kalanından kendisini izole etti. Böylece Kore’nin bu yıllarda Müslüman dünyasıyla teması durma noktasına geldi.

Günümüz Koresi’nde Müslüman Halk

Fotoğraf: http://muslima.globalfundforwomen.org/sites/default/files/styles/slideshow/public/images/829/2dongbaekhwacamelliablossom2.jpg?itok=Bpe-llg0

1950’nin başlarında Kore’de meydana gelen iç savaş neticesinde BM, Güney Kore’ye Türk birlikleri aracılığıyla destek gönderdi. Türk askerlerinin önceliği Kore’de İslam’ı tanıtmak olmasa da onlar, Kore’de Müslüman topluluğunu oluşturan ilk Müslümanlar oldular.

İlk yıl 200 üyesi olan Müslüman toplum, 1960’lara gelindiğinde 3.000 Koreli Müslümanı içeriyordu. 1967’de Kore Müslüman Federasyonu kuruldu. Ve 1976’da Seul Itaewon’da Kore Merkez Camii açıldı. Bu, Kore halkının İslam’a olan ilgisinin ilk kıvılcımını doğurdu. Açılıştan bir yıl sonra sayı 15.000’e çıktı ve 35.000’e kadar yükseldi. 1990 yılına dek beş camiinin inşasıyla sonuçlandı.

Bugün Kore’de yaklaşık 150.000 Müslüman var. Ülkenin her yerinden birçok restoran ve markette helal seçeneklerle karşılaşabilirsiniz. Ayrıca Müslümanlar için en tercih edilen bölge; Itaewon. Bölgenin çoğu zaman Müslüman turistlerle dolup taşan bir Müslüman caddesi dahi bulunuyor. Müslüman nüfus, eğitim bakımından da eksik değil. Seul’de 2009’da ilk İslam ilkokulu Prens Sultan Bin Abdülaziz İlköğretim Okulu açıldı ve öğrencilere İslami eğitim sunulmaya başlandı.

Kısacası, tarih boyunca gelgitli bir ilişki yaşansa da Kore, günümüz şartlarında aradığımız dini özgürlük kriterlerini fazlasıyla karşılıyor, İslam’a açık bir tavır sergiliyor.

Kaynakhttps://mvslim.com/the-history-of-islam-in-the-korean-peninsula
Önceki İçerikMülteci Kamplarından Paralimpik Olimpiyatlarına: Abbas Karimi’nin Hikayesi
Sonraki İçerikJaponya Mücahidi: Nimetullah Halil İbrahim Yurt

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz