Mardin’de bir hayat tamircisi: Hasan Kızıl

Bu yazı 655 kez okunmuştur.

Hasan Kızıl 22 Haziran 1995’te Mardin Derik’te dünyaya geldi. Ona herkes ‘Hayat Tamircisi’ diyor. Nitekim haksız da sayılmazlar. Çünkü o, engelli canlıların umutlarını tamir ediyor, onları hayata bağlıyor. Hikayesi, arabaya sıkışıp omurgası kırılan kediyi, kendi çabaları ile yaşatmaya çalışırken kedinin, kendi elleri arasında can vermesi ile başladı. Bu ölüm Hasan’ı çok derinden etkilemişti. Ümitsizliğe düştüğü bir anda etrafında yardıma muhtaç canlıların olduğunu fark etti. Birinin, onlar için hayatını adaması gerekiyordu. İşte bunu Hasan yaptı ve harekete geçti. İlk etapta küçük çaplı da olsa etrafındaki engelli canlılara yürüteç ve protez yapmaya karar verdi. Bunun için çok sevdiği oyuncağını parçalayarak çok iyi olmasa da bir yürüteç yaptı. Sokakta bulduğu engelli bir kedide yürüteci denedi, kedi ilk olarak minik adımlar atmaya başladı ve ardından koşturmaya…


Bu mutluluk yetmişti Hasan için kocaman adımlar atmaya.Böylece birçok canlıya ulaşmaya karar verdi. Malzeme olarak oyuncakları yetmeyince hurdacılara gitmeye başladı. Bunun için dönüştürebileceği her türlü materyali toplamaya başladı. Sonra yurtdışındaki taslakları ve ürünleri inceledi. Onlarınki gibi olmasa da onlara benzer yürüteç ve protezler yaptı. Yardım projesinin ilk iki senesinde ailesinin maddi desteği ile 200’e yakın engelli hayvanın yürümesine olanak sağladı. Hiçbir zaman özel bir malzemesi olmadı. Ama yılmadı da bu uğraştan. Bir reklam firmasının 3D Yazıcı hediyesiyle plastik olarak istediği her şeyi profesyonel olarak üretebilecekti artık.

“Bu 3D yazıcıyla çocuklar için çizgi film logolu mekanik kollar tasarlamaya başladım. Bir ayda 3 kişiye mekanik kol verdim. En büyük hedefim 4 ayağını kullanamayan hayvanlar için biyosensör teknolojisini kullanarak biyonik ayaklar geliştirmek.”

İlk adımlar

“Yürüteci ilk denediğimizde ayaklarını yeniden kazandıklarını hissediyorlar. Onların ilk adımlarını izlemek çok keyifli oluyor.Türkiye’de bir sürü engelli hayvan var. Onların hepsine ulaşıp, ilk adımlarına şahit olmak istiyorum.Bir anne baba, çocuklarının ilk adımına şahit olunca nasıl mutlu oluyorsa, ben de öyle mutlu oluyorum. O ilk adımdan sonra sizin gözlerinize bakıyorlar ve parıldayan iki çift göz…”

Toprağın bu tarafında iken

2015’ten bu yana, evindeki minik atölyesinde gönüllü olarak kedi, köpek, koyun, ördek, sincap, kartal ve hatta kaplumbağa için yürüteç veya protez yaparak yaklaşık 350 engelli hayvanın yürümesine destek oldu.

Türkiye’nin birçok yerine hatta yurtdışından Azerbaycan ve Irak’a böyle böyle bir sürü protez ve yürüteç gönderdi. Bu çalışmasıyla Türkiye Diyanet Vakfı Uluslararası 4. İyilik Ödülleri’ne layık görüldü.

Törende konuşan Hasan Kızıl, iyiliğe dair farkındalık oluşturmak için insanlığa şu mesajı verdi:

“Ben bu ödülü bütün engelli dostlarım adına alıyorum. İnsanlık için, toprağın bu tarafında iken elimizden geldiğini yapalım. Toprağın diğer tarafına gittiğimizde her şey çok geç olabilir.”

Dünyayı kurtaracaksa merhamet kurtaracak

Çocukları ve hayvanları dünyanın en masum ve en zararsız iki canlısı olduğu için birbine benzetiyor Hasan Kızıl, ve ekliyor:

“Her şeyin zayıf noktaları vardır. Kötülüğün de zayıf noktası iyilik yapmaktır. Kötü karanlığı, iyiliklerin yol açtığı güzel ışıklarla aydınlatabiliriz. İyilik bir insanlık sanatıdır. O masum canlılar için birkaç demir parçasını bir araya getirişim benim için küçük, ama onlar için çok büyük bir şey. Onlar için ne yaparsam yapayım, benim için az”


 

Şairin de dediği gibi: “Bugünkü hayatımızın tamamını Efendimiz Aleyhisselam’ın çocuklara ve hayvanlara karşı davranışlarından hareketle yeniden kurgulayabiliriz. Bütün bunlarla başlayacağımız bir yolculuk bizi ‘bu kocamış ve köhnemiş dünyayı kurtaracaksa merhamet kurtaracak’ cümlesine götürür. Ve o cümlenin bizi götürdüğü yer ne güzel bir yerdir.”

Diğer güzel haberler

Kamerun’un Maroua şehrinde göbek bağı bile düşmeden çöpe atılan bir bebek. Henüz bir adı bile olmayan bir yetim.Yaşadığı onca olaydan sonra bir Türk çift tarafından sahiplenilir ve sonrasında nice duygusal anlar yaşanır. Kamerunlu Yetim Beşir’in Hikayesi

Size cemaatinin çoğu gençlerden oluşan bir cami var desek. Sabah namazında cami gençlerle dolup taşıyor desek. Hem de sabah namazı hatimle kıldırılan. Bu nasıl mı oluyor? Üsküdar’da Güzel Bir Gelenek Başlıyor

Bildiğimiz üzere camiler bir kere inşa edilip ilerleyen zamanlarda gerektiğinde restore edilirler. Ancak bu haberimizde yer verdiğimiz cami her yıl yeniden inşa ediliyor. Her Sene Yeniden İnşa Ediliyor : Cenne Camii’nin Hikayesi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz