Ramazan Camisi Mimarı: Jenny Molendyk Divleli

0
224
Eşsiz Bir Gezi

Bugünkü röportajımızda Jenny Molendyk Divleli ile sosyal medyaya ve özel hayatına İslam’ı nasıl yerleştirdiğini konuştuk. Müslüman bir kadın olarak aile hayatını nasıl düzenlediğini, dini bayram kutlamalarını ve çocuklarıyla oluşturduğu rutinleri bizimle paylaştı.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Elbette sizi tanıyanlar, bilenler çok ama yine de kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Kendimi ilk önce Müslüman olarak tanıtmak isterim, sonra anne, eş, evlat, öğretmen ve arkadaş… Fani dünyada bizlere farz kılınanları eda ederek Rabbini razı etmeye gayret eden bir zat diyelim.

Çocuklarla yapılabilecek faaliyetler noktasında sosyal medya hesabınızda yaptığınız paylaşımlar ve tavsiyeler sayesinde binlerce insana fikir veriyor ve örnek teşkil ediyorsunuz. Bu yolculuğunuz ne zaman başladı?

Sanat ve yaratıcılık her zaman ilgi alanım olmuştur. Eşim ve ben çocuk sahibi olduktan sonra, yaratıcılık yeteneğim daha çok onlarla faaliyetler yapmak şekline dönüştü. El sanatları evimizdeki aktivitelerin en önemli kısmını oluşturdu. İlk çocuğumuz için bir süre ev okulu tercih ettiğimizden, eğitimini eğlenceli ve interaktif hale getirmek de bu aktivitelere eklendi. Üç yıl evvel sosyal medyada daha aktif olma kararı aldım. İşte fikirlerimi ve faaliyetlerimi bu nedenle paylaşmaya başladım.

Çok sayıda insan sizi Ramazan ayında, evinizde inşa ettiğiniz Ramazan Camisi ile tanıdı. Neden böyle bir şey yaptınız, sizi bunu yapmaya iten şey ne oldu?

Uzun yıllardır evimizi her Ramazan ayında süslüyoruz. Daha doğrusu Türkiye’deki ilk Ramazan tecrübemizden beri diyeyim. En büyük çocuğumuz o zaman 3 yaşındaydı ve biz düşündük ki eğer dinimizdeki özel günlerin ve ayların heyecanını ve şevkini aşılamak istiyorsak, bu zamanları hakikaten “özel” hale getirmeliyiz. Bu şekilde evimizi süslemeye karar verdik ve çocuklarla birlikte bir gelenek başlattık. Hatırlayacakları aktiviteler yahut her yıl heyecan verecek şeyler olsun dedik. Başka dinlerin ve kültürlerin özel günlerine katılmayarak “bir şeyler kaçırdıklarını” hissetmelerini istemedik. Covid salgını nedeniyle camiler kapandığında da “camiyi evimize getirme” kararı aldık. Çünkü teravih namazlarına hep çocuklarımızla birlikte gitme alışkanlığımız vardı, daha doğrusu elimizden geldiğince namazlarda çocukları camiye götürüyorduk. Bunu devam ettirmek bizim için önemliydi. Şimdi de evde cami fikri bir aile geleneği oluverdi. Aslında bu sene camiler açıldı ama çocuklar yine de eve mescit inşa etmek için ısrar ettiler. Teravih namazlarını eda etmek için mahallemizdeki camiye gidiyoruz fakat çocuklar evdeki mescitte de vakit geçirmekten keyif alıyorlar. Evimizdeki mescit Ramazan boyunca özel bir atmosfer sağlamış oluyor.

Şimdiye kadar nice geri dönüş, nice yorum almış olmalısınız. Sizi en mutlu edeni bizimle paylaşır mısınız?

Geçenlerde bir hanım beni yolda durdurdu. Ben kendisini tanımıyordum ama o beni tanıdı. Bana teşekkür etmek istediğini ve benim için dua ettiğini söyledi. Son iki üç senedir ailemle Ramazan ayında yaptıklarımıza dair paylaşımlarımın binlerce değil milyonlarca insanı etkilediğine inandığını dile getirdi. Eğer bugün Ramazan ayını çocuklar için özel yapmaya çalışan aileler varsa, bunun sebebinin ben olduğumu söyledi. Aslında bunu söylerken utanıyorum, tabi ki dediğinin doğru olduğunu söyleyemem, teveccüh etmiş ama bu sözleri duymak benim için çok anlamlı ve duygulandırıcı oldu. Sosyal medyada aktif olmaya başladığımda, yaptıklarımızı başkalarına ilham kaynağı olmak için paylaşmak, zaten güzel olan İslam’ı çocuklarımız için aynı zamanda heyecan verici hale getirebileceğimizi göstermek istemiştim. O gün karşılaştığım hanımefendinin söylediklerinden sonra düşündüm ki “Elhamdülillah, insanlar ne yapmaya çalıştığımı idrak ediyor”. Açıkçası, ben bu tür aktiviteler yapan çok sayıda kadından biriyim sadece. Şayet ailelerin ve çocukların İslam’ı ve Allah’ı daha çok sevmelerine yardımcı olabildiysem, Rabbim bu amelleri mahşer gününde benim tartıma eklesin diye dua ediyorum.

Tekrar Ramazanı konuşursak, çocuklarınıza ibadetleri açıklarken hangi noktalara dikkat çekiyorsunuz? Sizce çocuklara namazı, orucu ve diğer ibadetleri nasıl öğretmeliyiz?

Bunların hepsi birer ibadettir ama çocuklarımız ibadeti sevmeden önce, ibadet ettikleri Yaratıcı’yı sevmeli. Çocuklarımıza Allah’ın kim olduğunu ve O’nun sıfatlarını öğretmek yine O’nun sevgisine ve merhametine odaklanmak, Allah’ı razı edecekleri şeyleri yapmak istemelerini sağlayacak yollardandır. İslam sadece belirli zamanlara has kılınan ibadetlerden ibaret kalmamalı, hayatımızın her alanına hâkim olmalı. Ve tabi, çocuklar ailelerini örnek alırlar. Bizi ne kadar çok ibadet ile hemhal görürlerse, İslam’ın hayatımızın bir parçası olduğunu da o kadar iyi idrak ederler. Namazı birlikte kılmalıyız, orucu birlikte tutmalı ve Kur’an’ı birlikte okumalıyız. Allah’ın izniyle bu anlar çocuklarımızın, tüm bu eylemlerin önemini içselleştirmesine yardımcı olacaktır.

Çocuklarınızın da okudukları kitapları paylaştıkları birer sosyal medya hesabı olduğunu biliyoruz. Onlara okuma alışkanlığını nasıl kazandırdınız? Bu ebeveynlerden sıkça duyduğumuz bir konu, çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmak istiyor ama çocuğun dikkatini okumaya çekmekte zorlanıyorlar. Anne babalara bu konuda ne gibi tavsiyeleriniz olur?

Çocuklarımızın sosyal medya hesapları var. Ancak bu hesapları babalarıyla birlikte kontrol ediyoruz. Dediğiniz gibi kitap okuyorlar ve okudukları kitaplar hakkında görüşlerini paylaşıyorlar. Bu da okuma noktasında motivasyon sağladığı gibi, sosyal medyada güvenli ve faydalı bir ortam sunmuş oluyor. Kendilerine güvenlerinin arttığını da gözlemliyoruz. Açıkçası kitaplar ve okuma alışkanlığı her zaman evimizin vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Hiçbir zaman televizyonumuz olmadı, onun yerine okuma ve masal zamanlarını günlük rutinimize kattık. Okunacak kitapları seçerken yardım etmelerine izin veriyoruz ve bu onları motive ediyor. Her türden ve konudan kitaplara yer veriyoruz. Biz ebeveynler olarak da çok okuyoruz ve bence bu da mühim bir konu. Lakin yine de çocuklara okumayı ve kitapları sevdirmenin en etkili yolu her gün vakit ayırıp, birlikte ve seslice okumak. Bunu günlük rutininizin bir parçası haline getirmenizi öneririm.

Okurlarımıza, bilhassa da çocuk yetiştirenlere Ramazan ayı hakkında neler söylemek istersiniz?

Hiçbir zaman çok geç değildir. Her gün yeni bir güne başlamak için niyetimizi, amacımızı yenileyebilir ve çocuklarımıza ne istersek öğretebiliriz, hatta kendimiz de öğrenebiliriz. Çocuklarınızı karar verme sürecine dâhil edin, bilhassa büyük çocuklarınızı. Her şeyi bir anda yapmak zorunda değilsiniz, zaten bu istikrar ve gerçekçilikten uzak olur. Unutmayın ki Allah küçük ama devamlı amelleri sever. Çocuklarınız için dua etmeyi ihmal etmeyin, anne babanın evladına ettiği dua geri çevrilmez.

  • Röportajı Gerçekleştiren: Hakan Emin Öztürk
  • İngilizce Aslından Çeviri: Sare Şanlı

Ramazan’da Çocuklar İçin Evde Yapılabilecek 9 Etkinlik

Bi’ Dünya Ramazan Kitabı Çıktı

Ramazan’da Gayrimüslimlerden Duygulandıran Hediye

Saraybosna’nın Asırlardır Devam Eden Ramazan Geleneği: Kadınlar Mukabelesi

Önceki İçerikRamazan Söyleşileri: Ürdün’de Ramazan
Sonraki İçerikRamazan Söyleşileri: Danimarka’da Ramazan

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz