60 Ülke Gezdi Sonunda Ruh Eşini ve İslam’ı Buldu

Sanıyorum ki ilginç hikayeler çevremizde hep varlar. İlginçliğin içine güzellik girince bu hikayeler daha da tatlılaşıyor. Bu haberimiz işte o türden Bi’ Haber.

Hollanda vatandaşı ve tutkulu bir seyyah olan Michael Ruppert, 4 yılda 60 ülkeyi gezdi. Endonezya ve Malezya’daki seyahati esnasında, İslamî inanca şahitlik etme fırsatı buldu ve sonrasında da İslam ile şereflendi.

Ruppert, İslamiyet ile ilk olarak, Endonezyalı bir aile içinde Ramazan’ı idrak etme arzusu sebebiyle tanıştı.

“Ramazan ayını müslüman bir aile arasında geçirmenin güzel olacağını düşündüm.” şeklindeki açıklaması WorldofBuzz tarafından kaydedildi.

“Sosyal medyada aramalar yaparken Adin’i buldum ve ona bir mesaj yazdım. Şaşırtıcı bir şekilde hemen beni ailesiyle Endonezya Medan’da 3 gün boyunca Ramazan’ı beraber geçirmem için davet etti. İşin doğrusu, sadece 3 gün kalmadım, bu süre 3 haftaya çıktı. Her şey işte böyle başladı.”

Bu, (o zamanlar müstakbel) eşi Adin Lubis ile ilk tanışması olacaktı. Kendisi 22 yaşında Endonezyalı bir hanımefendiydi.

Bir seyyah olan Michael, otel yahut hostellerde kalmaz, bulunduğu yöre halkının evlerine misafir olmayı tercih ederdi. Gezdiği 60’tan fazla ülkede de tıpkı böyle yapmıştı.

“Beni evlerinde ağırlayan Endonezya ve Malezyalı ailelerin çoğu Müslümandı. Bu ailelerin hiçbiri benden şehadet getirmemi talep etmedi. Fakat bana kendi İslami yaşayışlarını gösterdiler. Bu durum, İslam’ı daha derinden araştırmam konusunda beni teşvik etti. Bunun üzerine, Kuala Lumpur ve Jakarta’daki camilerde İslam’a dair dersler aldım.”

“Bu derslere katılırken, Müslüman olmak pek planlamadığım bir şeydi. Hocalarım, bu duruma saygı duydu ve ısrarları sadece İslam’a dair daha fazla şey öğrenmem yönünde oldu. Birkaç haftalık istişare, Kur’an okuma ve namaz provaları sonunda Müslüman olmanın hayatıma dair en doğru şey olacağına karar verdim.”

Ruppert, İslam’ı kabul etti ve halihazırda Belçika’da çalışmakta olan Adin ile evlendi.

“Eşimle birbirimizi, kendimiz olduğumuz için seviyoruz. Etnik kökenimiz, ten rengimiz, yetiştirildiğimiz yerlerin bu durumla uzaktan yakından alakası yok. Esasen farklı kültürlerden beslenerek yetişmiş olmamız, bizler için büyük bir avantaj bile sayılır. Birbirimize öğretebileceğimiz tonla şey oluyor.” diye ekledi.

“Yakın gelecekte çocuklarımızı hem bu dünya hem de ahiret için en hayırlı şekilde yetiştirebileceğiz İnşAllah.” dedi.

Diğer Güzel Haberler

“15-16 yaşıma kadar Allah’ı hiç düşünmedim. ‘Hayatın anlamı nedir? Bana sunulan bu hayat, bu şey nedir?’ diye sormaya başladım. İlk başlarda inandığım dine Mon-ateizm ismini verdim. Kendi inancımı geliştirmiştim.” Okumak İçin Tıklayın

Rabbimize ibadetle meşgul olduğumuz mübarek bir ay geride kaldı. Sırada sevinç günleri var. Bu sevinç günleri dünya genelinde nasıl yaşanıyor diye merak ediyorsanız sizler için keyifli bir fotoğraf derlemesi yaptık. Görmek İçin Tıklayın

Sydney’deki Müslüman aileler çocuklarının bugüne kadar aşılamayan sınırları aşmalarının ve çok yüksek derecelere sahip olmalarının sevincini yaşıyorlar. Okumak İçin Tıklayın

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz