Hidayete Giden Yol: Misyonerlikten Müslüman Bir Matematikçiye

Lisenin ilk gününde hocamızın bize yönelttiği bir soru bugün de hâlâ aklımı kurcalar durur. Cevaplayamayacağımızdan emin fakat cevap almaktan ümitli bir şekilde sormuştu soruyu: “Neden Müslümansınız?” Teoride iki kelimeden oluşan bu soru, özünde bizim için çok zordu. Her birimiz diğerinin yüzüne bakmış, cevabı birbirimizin yüzünde aramış ve yalnızca koca bir sınıf dolusu sessizlik bulmuştuk. Kendine ya da soruya olan güveni haklıydı, cevabı bilmiyorduk. Ama Müslümandık, elhamdülillah diyorduk. Sonra hocamız, kendi sorusunu kendi cevapladı. Cevap çok kolaydı: “Çünkü hepiniz Müslüman bir ailede doğdunuz.” Biz bu yüzden Müslümandık, doğruydu.

Biz İslam dairesi içinde doğsak da, bu olay dünyanın geneli için pek de geçerli değil. Evet, kimi zaman coğrafya insan için bir kaderdir. Lakin yolu seçmek, bizim elimizdedir. Bu yüzdendir ki sonradan Müslüman olan kardeşlerimizin sayısı azımsanmayacak kadar fazladır. Belki onların hikayeleri bize birer ilham ve şükür sebebi olur diyerek sizi bir hidayet hikayesine şahit kılacağız.

Mühtedi Bir Matematikçi

Garry Miller, Kanadalı bir matematikçi ve on beş yıl boyunca insanlara Hristiyanlığı öğretmiş bir misyoner. Henüz din okulunda öğrenim gören bir öğrenci olduğu zamanlarda sık sık farklı Hristiyan mezheplerinin kilise alimlerine sorular yazar ve yollar. Onlara İncil’deki aklına yatmayan bazı ayetlerin yorumlamaları hakkında sorular sorar ve onlara zorlu argümanlar sunar.

1977’lerde ilk defa Kur’an-ı Kerim ile tanışır ve bu kez ilgisini ona yöneltir. İncil’i bir süzgeçten nasıl geçirdiyse aynı şekilde bu defa Kur’an’ı da teste tabi tutmak ister. Kur’an-ı Kerim’i okuyup inceledikçe aslında kendi içinde inandığı ilkelerle uyuştuğunu görür ve onu doğru, akla yatkın bir kitap bulur. Sizin de tahmin edeceğiniz üzere, Miller aslında Kuran’ın yanlış olduğuna dair kanıt ararken kendi sorularına cevap bularak Müslüman olur.

“Aslında Miller, farkında olmaksızın yıllardır bir Müslüman olduğunun sonucuna varır. Müslüman adı olarak Abdul-Ahad Omer’i benimser. Lakin önceki adını kullanmaya devam eder.”

İlk okuduğunda kendisini en çok etkileyen ve şaşırtan ayetin şu olduğunu söyler: “Kur’an’ı inceleyip düşünmüyorlar mı? Eğer Allah’tan başka birinden gelmiş olsaydı onda birçok tutarsızlık ve çelişki bulurlardı.” (Nisa Suresi, 82. Ayet Meali)

Kanada’da kendi televizyon ve radyo programlarına ev sahipliği yaptıktan sonra, Miller dikkatini matematiğe çevirir. Girdiği bir dizi giriş sınavıyla birlikte Miller’in kişisel matematik çalışmalarının aslında bir lisans derecesine eş değer, hatta daha fazlası olduğu belirlenir ve Kanada Queen’s Üniversitesi’nden matematik alanında yüksek lisans için özel kabul alır.

Bir yıl içinde yüksek lisansını tamamlar. 1994’te doktora diplomasını aldığı New Brunswick Üniversitesi‘ndeki doktora çalışmalarını finanse etmek için Kanada’dan da burs kazanır. Miller ayrıca New Brunswick Üniversitesi’nden Yükseköğretim diplomasına da sahip olur.

Miller, Kanada ve ABD’de matematik öğrettikten sonra (Portland, Oregon’daki Pacific Northwest College of Art’ta tüm matematik bölümüydü) Suudi Arabistan’a taşınır ve burada King Fahd Üniversitesi‘nde, Dammam’daki Kadın Koleji’nde matematik dersleri verir. Şimdilerde ise Abu Dabi’deki Petrol Enstitüsü’nde matematik öğretimi yapmaktadır.

Çizgisinde ilerlediğimiz bu hikayeyi, en büyük seyir defterimizden bir ayetle bitirmek isteriz, selametle.

“Bu Kur’an, ayetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.”

(Sad Suresi, 29. Ayet Meali)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz