Üsküdar’da Paranın Değil Kitabın Geçtiği Bakkal: Kanber Bozan

0
381
http://iyilikodulleri.com/kanber-bozan/

Üsküdar’ın ara sokaklarında bir mahalle bakkalı düşünün. Raflarında gofretlerden, çikolatalardan farklı olarak paradan çok daha kıymetli bir şeyler olsun. Çocuk kitapları gibi. Hangi bakkaldan mı bahsediyoruz? Tabii ki büyük dünyaya kapı aralayan Kanber amcanın küçük bakkalından…

Çocuklar için çok farklı bir ticari yöntem geliştiren ve bakkalının bir kısmını kütüphaneye çeviren Kanber Bozan, mahallenin çocuklarını kitap okumaya teşvik etmek amaçlı çocuklara kitap dağıtıyor ve okudukları kitabın özetini kendisine ya da oğlu Fırat’a anlatmak şartıyla onlara bakkaldan istedikleri bir şeyi ücretsiz veriyor. Şimdi bu bakkaldan ve Kanber amcadan bahsedelim. Biraz baştan alalım hikâyeyi.

Adıyaman doğumlu Kanber Bozan 51 yaşında. Henüz 7 yaşındayken ırgat olarak Adana’ya ve Mersin’e pamuk toplamaya giden Kanber amca, hayat yükünü erken omuzlayanlardan. Kendisi 14 yaşındayken Adıyaman’dan İstanbul’a gelmiş, konfeksiyon dükkanlarında çalışmış. 1995’te zorlu yılların ardından Almanya‘ya çalışmaya giden Bozan, orada pizzacılık, dönercilik, garsonluk yapıp çalışmış. Yıllarca para biriktirmiş ve İstanbul’a dönüp bu parayla bir daire satın almış. 2000 yılında Üsküdar’daki “Uysal Gıda Kanber Amca” adlı bakkal dükkânını açmış.

https://www.instagram.com/p/BqXn8K2hiqIik0UcD66m8z9fEduhUSs974gtr40/

İnsanları Sevmeyi 14 Yaşındayken Öğrendim

14 yaşındayken geldiği İstanbul’daki unutamadığı o olayı şöyle anlatıyor bizlere Kanber amca:

“Biz karanlıktan çabalayarak aydınlığa çıktık ama insan geldiği yeri, giydiği lastik ayakkabıları unutmamalı.  Hanlarda kaçak olarak kalıyordum. Bir gün çok yağmur yağmıştı, ayakkabılarım yırtıktı. Hasta olmuştum. Çalıştığım yerde beni kaldırıp masaya oturtan, üzerime battaniye örten öğretmeni unutamıyorum. O gün gördüm, o öğretmenden öğrendim insan sevgisi nedir, insanlık nedir, merhamet nedir diye…”

Paradan ziyade kitaplara, çocuklara ve en önemlisi de insani ilişkilere değer veren Kanber Bozan 2018 yılında ‘Türkiye Diyanet Vakfı 4. Uluslararası İyilik Ödülleri’ne layık görüldü. O öğretmen hayatta mıdır bilinmez fakat yaptığı küçük iyilik, Kanber Bozan’ın hâlâ hatrında ve hayatına yön verdiği ortada olan bir gerçek.

Fikir Nasıl Ortaya Çıktı?

Fikrin ortaya çıkışı aslında Kanber amcanın geçmişinde saklı diyebiliriz. Okuyamadığını ve çocukların bizlerin geleceği olduğunu, onların bol bol okuması gerektiğini söyleyen Kanber amca, fikrin oğlu Fırat tarafından 2016 yazında uygulanmaya başladığını ekliyor. Fikrin hikâyesini şöyle anlatıyor çocukların Kanber amcası:

”Çocukların kimisi bir şeyler alırken kimisi de maddi durumundan dolayı alamıyor. Oğlum Fırat maddi durumu iyi olmayan çocuğun birine bir kitap vermiş, ‘Oku gel bana anlat ne istersen alabilirsin dükkândan.‘ demiş. Artık çocukların arasında nasıl yayılmışsa bu durum bir gün bir çocuk geldi dükkâna. Çocuğu da tanımıyorum. Bana Kristof Kolomb’u anlatıyor. Nedenini sorunca ‘Bakkaldan bir şeyler veriyormuşsun.’ dedi. Bu durum zamanla çocuklar arasında böyle böyle yayılmaya başladı.”

https://www.instagram.com/p/Bneu1NmntwDBCfQYNL96cqcS3uwZe3qwsOlTqw0/

Sosyal medya sayesinde yayılan projeye birçok kişinin destek olduğunu söylüyor Kanber Amca. Ülkenin dört bir tarafından gelen kitaplar, Kanber amcanın bakkal raflarını süslüyor. Aşırı tepki gösterenlerin, batacağını söyleyenlerin olduğu da bir gerçek. Kanber amcanın samimiyetinden, güler yüzünden anlıyoruz ki aylık 300 lira zararının olduğunu çok da önemsiyor gibi görünmüyor:

“Zarar etmişim ne önemi var? Çocukların gelişimine birazcık da olsa katkım oluyorsa ne mutlu…”

Okuyarak karşılığında bir şey kazanmayı kendi mahallelerinde öğrenen çocuklar kurtaracak bu dünyayı, bakkal Kanber amca kurtaracak, oğlu Fırat Bozan kurtaracak.

İnsansak İnsanlığımızı Yapmak Zorundayız

Kanber Bozan büyük marketlerde asla kurulamayacak insani ilişkilerden ve olması gereken esnaflıktan şöyle bahsediyor:

 “Mahalle bakkalı demek aile demek… Kimi aileler bakkala geliyor, gelir durumları yok, vermeyecek miyiz istediklerini? Nerede kaldı dostluk, komşuluk? Vermezsek ne farkımız kalır diğerlerinden? Bilirim çok sonra verecek, ya da hiç vermeyecek. Olsun yine de veririm. İnsansak insanlığımızı yapmak zorundayız.”

Önceki İçerikİslamofobi ile Mücadele Edenler: İngiltere
Sonraki İçerikEn Etkili Müslümanlar Serisi: Muhammed Tâkî Osmânî

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz